ABD Yüksek Mahkemesi, Pazartesi günü, Başkan Donald Trump’ın seçimle ilgili mail oylamasını kısıtlamayı amaçlayan yürütme emrinin bazı bölümlerini uygulamaya geçirebileceğini bildirdi. Ancak, ek yasal zorlukların, Kasım ayındaki ara seçimlerden önce bu planın uygulanmasını engelleyebileceği belirtiliyor. Mahkemenin emri, Trump’ın Mart ayında imzaladığı ve ABD Posta Servisi ile İç Güvenlik Bakanlığı’na seçimlerin yönetiminde benzeri görülmemiş roller tanıyan politikaları uygulama olasılığını yeniden gündeme getirdi.
SEÇİM KURALLARINDA BELİRSİZLİK
Mahkemenin aldığı 10 sayfalık kararda, Trump yönetiminin İç Güvenlik Bakanlığı’na, dava açan Demokratik eyaletlerde oy kullanma hakkına sahip olduğunu düşündüğü kişilerin listelerini derleme yetkisi verildi. Trump’ın yürütme emrinin bir diğer bölümü, Posta Servisi’ni, oy pusulalarının gönderileceği eyaletlerin kendi seçmen listelerini sunmalarını istemeye ve bu pusulaların izlenebilmesi için zarflarda bilgi sağlamaya zorlayarak yeni gereklilikler getirmeye yönlendiriyor. Mahkeme, bu bölümün uygulanmasına onay vermiş olsa da, daha düşük bir mahkeme bu çabayı ülke genelinde durdurmuş durumda.
YENİ YASAL DİNAMİKLER
Mahkeme, bu kararın, Trump’ın yürütme emrinin son sözü olmayacağını, ayrıca, Posta Servisi’nin, kendi kullanıcı listeleri ile ilgili yeni düzenlemeleri uygulamadan önce daha fazla mahkeme eylemi gerektirebileceğini belirtti. Yüksek Mahkeme, Trump’ın yürütme emrinin yasal olup olmadığını netleştirmedi, sadece zamanlamasını ele aldı. Trump, yıllardır mail oylamasıyla ilgili asılsız iddialarda bulunarak bu yöntemi hedef alıyordu. Mahkeme, “Posta Servisi’nin son kuralı eyaletlere zarar verirse, bu kurala itiraz edebilirler” dedi.
DEMOKRATİK EYALTLERİN TEPKİSİ
Demokratik eyaletler, bu kararın bir kayıp olduğunu ve bu yılki seçimler için hazırlıklara harcanan zaman ve kaynakları yönlendirmek zorunda kalacaklarını belirtti. Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden analist Steve Vladeck, “Bu karar, Trump için bir kazanç, ancak mail oylamasını sınırlama çabası için tam bir yol açmıyor,” dedi. Beyaz Saray, bu kararı büyük bir zafer olarak nitelendirdi ve bu gelişmenin Amerikan seçimlerinin güvenliği için önemli olduğunu vurguladı.
YÜKSEK MAHKEME’NİN YAKLAŞIMI
Bu yıl seçim davaları, Yüksek Mahkeme’de oldukça tartışmalı hale geldi. Mahkemenin 6-3 çoğunluğu, Louisiana’nın kongre bölgeleriyle ilgili önemli bir kararda Seçim Hakları Yasası’nı etkisiz hale getirdi. Liberal yargıçlar, bu kararı eleştirerek, eyaletlerin seçim yönetimine müdahale etme yetkisinin olup olmadığını sorguladı. Yargıç Sonia Sotomayor, eyaletlerin seçim yönetiminde Trump’ın müdahalelerinin yasal olup olmadığını sorgularken, bunun değerlendirilmesinin ertelendiğini ifade etti.
YÜRÜTME EMRİNİN SONUÇLARI
Trump, Mart ayında imzaladığı yürütme emriyle, Posta Servisi ve İç Güvenlik Bakanlığı’na seçmen listelerini denetleme ve eyaletlerin mail oylama programlarını düzenleme yetkisi vermişti. Ancak, bu çaba, birçok Demokratik eyaletin federal hükümetin seçimler üzerindeki kontrolünü tehdit ettiğini ileri sürerek dava açmasına yol açtı. Anayasa gereği, seçim prosedürlerini belirleme yetkisi eyaletlere ve Kongre’ye aittir.
Bu gelişmeler, Yüksek Mahkeme’nin seçimle ilgili meselelerdeki tutumunu ve yargı sürecinin karmaşıklığını gözler önüne seriyor.