Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, Florida’da idam cezasına çarptırılan bir mahkum lehine karar verdi. Mahkum, alt mahkemenin kilit bir tanığın yalan söylediğini kabul etmesine rağmen cezasına itiraz edemiyordu. Bu, muhafazakâr ağırlıklı yüksek mahkemenin son haftalarda idam mahkumu lehine verdiği üçüncü karar oldu.
DNA DELİLİ KULLANIMI MAHKEMEYİ HATAYA DÜŞÜRDÜ
Mahkeme imzasız görüşünde federal temyiz mahkemesinin kararını bozdu. Temyiz mahkemesi eyalet lehine karar vermişti. Mahkeme, yargıçların duruşmada sunulmayan DNA delillerini dikkate aldığını belirtti. İki muhafazakâr yargıcın muhalefetine rağmen alınan karar, dosyanın yeniden incelenmesini gerektirecek.
IRKÇILIK VE ZİHİNSEL ENGELLİ İDDİALARI ÖNE ÇIKTI
Geçen hafta mahkeme Mississippi’deki bir siyahi mahkum lehine karar verdi. Savcının siyahi jüri üyelerini eleyerek ırkçılık yaptığı belirtilmişti. Bir hafta önce de Alabama’nın zihinsel engelli olduğu tespit edilen bir mahkumu infaz etmesi engellenmişti.
FLORİDA’DAKİ CİNAYET DAVASI 30 YILI AŞTI
Gary Richard Whitton, 1992 yılında arkadaşı James Maulden’ı öldürmekten mahkum oldu. Cinayet 1990 yılında bir motelde işlenmişti. Whitton suçsuz olduğunu savunuyor ve mahkumiyetin bozulmasını istiyor. Dava 30 yılı aşkın süredir beş farklı mahkemede görüldü. Maulden’ın kafatası kırılmış ve vücudu defalarca bıçaklanmıştı.
TANIK YALANINA RAĞMEN KARAR DEĞİŞMEDİ
Temyiz mahkemesi, savcılığın tanık Jake Ozio’nun geçmişteki suç kaydını gizlediğini kabul etmişti. Ozio duruşmada kaydı olmadığını söylemişti. Ancak mahkeme, aleyhteki diğer kanıtların “çok güçlü” olduğu gerekçesiyle kararı değiştirmedi. Mahkeme, 2002’de yapılan DNA testini de bu kanıtlara dahil etti. Oysa bu test duruşmada sunulmamıştı.
YÜKSEK MAHKEME KARARINI GEREKÇELENDİRDİ
Yüksek Mahkeme, temyiz mahkemesinin jürinin hiç görmediği delilleri kullandığını belirtti. Söz konusu delil, Whitton’ın botlarındaki kan lekeleriyle ilgiliydi. Duruşmada jüri, botlardaki kanın kurbanla eşleşmediğini duymuştu. İki hücre arkadaşı da Whitton’ın cinayeti itiraf ettiğini söylemişti. Ancak bu tanıklar daha sonra ifadelerini geri çekti.
THOMAS’TAN SERT ELEŞTİRİ GELDİ
Yargıç Clarence Thomas karara şiddetle karşı çıktı. Thomas, çoğunluğun DNA testine gereğinden fazla anlam yüklediğini savundu. Thomas, mahkemenin diğer davalarda benzer hassasiyeti göstermediğini söyledi. Thomas, kararın “bir buçuk cümlelik” bir gerekçeye dayandığını ifade etti. Yargıç Samuel Alito da muhalefete kısmen katıldı.
BOSTON VE INDIANA ÖRNEKLERİYLE KARŞILAŞTIRMA YAPILDI
Thomas, muhalefet yazısının sonunda diğer davalara da değindi. Mahkemenin Boston’daki okul kayıt politikası davasına bakmayı reddettiğini hatırlattı. Ayrıca Indiana Üniversitesi’ndeki ifade özgürlüğü davasını da gündeme getirdi. Thomas, mahkemenin bu davalarda müdahale etmediğini ancak bir katil için devreye girdiğini eleştirdi.