Federal temyiz mahkemesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da inşa ettiği devasa balo salonunun hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Columbia Bölgesi Temyiz Mahkemesi, 2’ye 1 oyla aldığı kararla projeye dava açan tarihi koruma kuruluşunun lehine hüküm kurdu. Mahkeme, Kongre’nin Beyaz Saray’ı yeniden tasarlama yetkisini Başkan’a devretmediğini belirterek, balo salonunun inşasına karar verme yetkisinin yalnızca Kongre’ye ait olduğunu vurguladı.
KARAR İKİ HAFTA ASKIYA ALINDI
Temyiz mahkemesi, kararın uygulanmasını Trump’ın Yüksek Mahkeme’ye başvurabilmesi için iki hafta süreyle askıya aldı. Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada kararı “berbat, siyasi güdümlü ve hukuka aykırı” olarak nitelendirerek, Yüksek Mahkeme’ye derhal başvuracağını duyurdu. Başkan, ülkenin en yüksek mahkemesinden kararın tamamen bozulmasını isteyeceğini ifade etti.
HAKİMLERİN GÖRÜŞLERİ VE MUHALEFET ŞERHİ
Trump aleyhine oy kullanan hakimler Patricia Millett ve Brad Garcia, sırasıyla Barack Obama ve Joe Biden dönemlerinde atanmış isimler oldu. Trump’ın atadığı Hakim Neomi Rao ise karara muhalefet şerhi düştü. Rao, Ulusal Tarihi Koruma Vakfı’nın davayı açma hukuki yetkisinin bulunmadığını savunarak, alt mahkemenin projeye ilişkin “estetik hoşnutsuzluğu” ulusal güvenlik gerekçelerinin önüne geçirdiğini ileri sürdü. Çoğunluk görüşü ise 100 sayfayı aşan bir kararla, Başkan’ın Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı’nı yıkarak balo salonu inşa etme kararına yönelik en sert yargısal eleştirilerden birini ortaya koydu.
DİĞER YASAL SÜREÇLER SÜRÜYOR
Balo salonu davası, Trump’ın başkent çevresindeki çeşitli projelerine karşı açılan davalardan yalnızca biri. Reflecting Pool’un yenilenmesi, Paris’teki Arc de Triomphe’nin Amerikan versiyonunun inşası ve halka açık bir golf sahasının özel lüks tesise dönüştürülmesi projelerine ilişkin davalar da devam ediyor. Bu yılın nisan ayında Columbia Bölgesi’ndeki bir federal yargıç, Kongre onayı verilene kadar balo salonunun tüm yer üstü inşaatının durdurulmasına hükmetmişti. Temyiz mahkemesi, davayı değerlendirdiği süre boyunca projenin devamına izin vermiş ancak cuma günkü kararla tüm projenin Kongre onayı gerektirdiğini netleştirdi.
İNŞAATTA ÖNEMLİ İLERLEME KAYDEDİLDİ
Balo salonunun yer üstü inşaatı ilkbaharda başladı ve önemli ölçüde ilerleme kaydetti. Trump’ın bu hafta paylaştığı görüntülerde, inşaat alanında çok sayıda beton destek kolonu, metal donatı ve kule vincin yer aldığı görülüyor. Başkanın kat planlarından mermer seçimine kadar projenin detaylarıyla bizzat ilgilendiği belirtiliyor. Baş mimar Shalom Baranes’e göre proje yaklaşık 89 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Beyaz Saray’ın ana binası olan Yönetim Konağı yalnızca 55 bin metrekare büyüklüğe sahip.
TRUMP'IN GÜVENLİK GEREKÇESİ
Trump, projenin hiçbir denetime tabi olmadığını ve ciddi inceleme olmaksızın devam etmesi gerektiğini savunuyor. Balo salonunun görevden ayrılmasından aylar önce, 2028 yazında tamamlanacağını açıklayan Trump, cuma günkü kararı ulusal güvenlik tehdidi olarak nitelendirdi. Balo salonunun, modernize edilmeye çalışılan gizli bir yeraltı sığınağı kompleksinin üzerine inşa edildiği, bu tesisin “bombalara karşı sığınaklar, son teknoloji hastane ve tıbbi tesisler, koruyucu bölmeler, gizli askeri tesisler, füze dirençli çelik, insansız hava aracı geçirmez tavanlar ve askeri sınıf havalandırma sistemleri” içerdiği belirtildi. Trump, balo salonunu “Başkan Trump ve ABD’nin büyük vatanseverlerinin hediyesi” olarak tanımlasa da, yönetimi proje için Kongre’den yüz milyonlarca dolarlık fon talep etti.
YÜRÜTME YETKİSİ TARTIŞMASI
Temyiz mahkemesi, tıpkı alt mahkemenin kararında olduğu gibi, yer üstü balo salonunun inşaatı durdurulsa bile yer altı sığınağı çalışmalarının devam edebileceğini belirtti. Hakimler Millett ve Garcia, Başkan’ın yer altı inşaatını korumak için örneğin inşaat alanının üzerini tamamen koruyucu bir örtüyle kapatabileceğini vurguladı. Haziran ayında Adalet Bakanlığı avukatı Yaakov Roth, temyiz mahkemesinde yaptığı savunmada, inşaatın hukuka aykırı olduğu tespit edilse bile hiçbir mahkemenin inşaatı durdurma yetkisine sahip olmadığını öne sürmüştü. Hakim Millett’in “Hükümet tamamen kanunsuz davransa bile durdurulamaz mı?” sorusuna Roth, “Bu teorilere göre, doğru” yanıtını vermişti. Mahkeme cuma günkü kararında bu görüşün “tamamen yanlış” olduğunu belirterek, yürütme organının ulusal hazineleri yok edip bireylerin çıkarlarına zarar verirken hiçbir mahkemenin durduramayacağı iddiasının anayasal düzene aykırı olduğunu ifade etti.