Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Abdullah Gül’ün AKP’ye dönmesiyle ilgili kararı, Anayasa’ya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vereceğini söyledi.
Partisinin Kayseri teşkilatının ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ nedeniyle düzenlediği toplantıya katılan Yıldız, konuya ilişkin bir soru üzerine, “11’inci Cumhurbaşkanımızın (Abdullah Gül) düşüncelerine saygı duymalıyız. Onun kurumsal kimliği ve toplumsal hafızası aşikâr. Son kararı iki Cumhurbaşkanımız (Erdoğan ve Gül) ve Genel Başkanımız, Başbakanımız verecek. Bu karara da nezaket göstermek gerekir.” ifadelerini kullandı.
Anayasa’nın ‘Cumhurbaşkanının tarafsızlığını’ düzenleyen 101. maddesinde, “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.” deniliyor. Ayrıca 103. maddedeki Cumhurbaşkanlığı yemininde ise “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, (…) Anayasa’ya (…) bağlı kalacağıma, (…) aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için…” cümleleri yer alıyor. Bütün bunlardan sonra soralım: Abdullah Gül’ün adaylığına, Anayasa’ya göre partisiyle ilişiği kesilen ve tarafsız olması gereken Erdoğan nasıl karar verecek? Erdoğan, hangi sıfatla Gül ya da bir başkasının AKP’den vekil adayı olup olmamasında karar verici olarak yer alıyor?
Belki kendisi farkında değil ama Taner Yıldız’ın bu açıklaması, ‘Cumhurbaşkanı’ sıfatı taşıdığı halde bir partinin aday belirleme sürecinde aktif rol alan Erdoğan’ın ‘anayasal suç’ işlediğinin de itirafıdır. Erdoğan, ‘Cumhurbaşkanı’ sıfatıyla neredeyse her gün miting meydanlarında, üzerine yemin ettiği Anayasa’yı ihlal ediyor. Siyaset yapıyor, muhalefet partisi liderlerini hedef alıyor, AKP’ye açıktan oy (400 vekil) istiyor.
AKP’nin İçişleri Bakanı Efkan Ala da, geçtiğimiz hafta Meclis kürsüsünde, “Anayasayı tanımıyorum.” demişti. Anayasa denilen ‘şey’, bir devletin yönetim biçimini gösterir. Adından da anlaşılacağı üzere devletin temel kanunu, yasaların anasıdır… Bugün önüne gelen iktidar temsilcisinin ayaklar altına aldığı Anayasa’da, kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınmıştır. Hukukun iktidar eliyle her gün katledildiği günleri yaşıyoruz. Anayasa’yı yok sayanlardan, yasaları/hukuku uygulamasını beklemek saflık olur sanırım!