PROJENİN BAŞLANGICI VE HEDEFLERİ
Çelikhan Kaymakamlığı ile Adıyaman Üniversitesi’nin ortaklaşa geliştirdiği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayını aldığı proje çerçevesinde, rüzgar gibi dış etkenlerle karaya oturan yüzen adaların sabitlenmesine yönelik çalışmalara iki hafta önce start verildi. Baraj gölünde bulunan yaklaşık 80 metrekarelik ada, çevre dostu özel beton karışımları, çelik halatlar, tel hasır ve zincirlerle gölün merkezine sabitlendi.
YÜZEN ADALARIN KORUNMASI HEDEFİ
Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, karaya oturan adaları geri kazandırmayı hedeflediklerini ifade ederek, “Karaya oturmuş 80 metrekarelik adayı gölün ortasına taşıyıp sabitlemeyi başardık. Toplam yaklaşık 100 dönüm büyüklüğündeki irili ufaklı diğer yüzen adaları da kurtararak, kentin turizm potansiyeline katkı sağlamayı amaçlıyoruz” dedi. Keleş, bu doğal yapıları ekosistem açısından önemine dikkat çekti ve bu yapıların biyoçeşitliliğe katkı sunduğunu, ayrıca karbon emisyonunu azaltma etkisi olduğunu da vurguladı. Projenin dünyada ilk kez uygulanıyor olması, onu hem çevresel hem de bilimsel açıdan öncü hale getiriyor.
İLK FAZIN BAŞARISI VE GÖZLEMLER
Projenin ilk aşamasının başarılı geçtiğini vurgulayan Keleş, “İki hafta önce karaya oturmuş olan adayı göl merkezine sabitledik. O günden beri yapılan gözlemler, sürecin başarıyla ilerlediğini gösteriyor. Şimdi su seviyesinin yükselmesini bekliyoruz,” şeklinde konuştu.
DOĞAL YAPILAR GELECEĞE TAŞINIYOR
Adıyaman Üniversitesi’nden Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi Avrupa Toprak Bürosu Ulusal Teknik Uzmanı Prof. Dr. Erhan Akça, projenin uzun dönemli önemine vurgu yaptı ve bu adaların bin yıldır varlığını sürdürdüğünü, bir bin yıl daha doğaya hizmet etmesini istediklerini söyledi. Sabitleme işlemlerinin çevreye zarar vermeden gerçekleştirildiğini ve üzerindeki doğal bitki örtüsünün korunduğunu belirtti. Tüm statik hesaplamaların yapıldığını duyuran Akça, bu adaların yeni bir yaşam döngüsüne adım attığını belirtti.
EKOSİSTEMİN CANLANMASI PLANI
Akça, dünyada genellikle yapay adaların üretildiğini, ancak bu projede doğal varlıkların korunmasına odaklanıldığını ifade etti: “Biz, kendi doğal adalarımızı yaşatmaya çalışıyoruz. Su seviyesi değişkenlik gösterse de bu adaların tekrar canlanacağına inanıyoruz. Üzerlerinde mevcut yeşil örtü korunmuş durumda; ancak istediğimiz bazı kamış türleri henüz gelişmedi. Bu süreçte ek tohumlama, sınırlı bitki besin desteği ve düzenli gözlem planlıyoruz. Şu an için herhangi bir olumsuzluk yaşanmıyor.”