New York’ta, Brooklyn’ın sanayi geçmişine ait bir yapıda, Naomi Mishkin radikal bir moda deneyine imza atıyor. Pamuk ve yün kullanarak yaptığı gömlekler, New York’ta üretiliyor. Kaliteli kumaşlar kullanması nedeniyle gömlekleri ucuz değil ve indirim de yok. Bu, 1.9 trilyon dolarlık küresel moda endüstrisinde bir başkaldırı olarak değerlendiriliyor. Son otuz yıl içinde üretim maliyetlerini en aza indiren bu sektör, şimdi kaliteli ürün talebiyle karşı karşıya.
FİYAT ARTIŞI VE DEĞİŞİM
Büyük markalar satışlarda büyük düşüşler yaşamıyor, ancak Neil Saunders’a göre tüketiciler artık “daha az, ama doğru ürün satın almaya” daha çok ilgi gösteriyor. Tüketiciler yüksek enflasyon karşısında daha dikkatli davranıyor, ancak ucuz markalara yönelmiyor. “Tüketiciler, ürünlerin ne kadar dayanacağını ve ne kadar kullanılabilir olacağını daha yakından değerlendiriyor,” diyor Saunders. Naomi Nomi’yi 2018’de kuran Mishkin, ortalama müşterisinin bir gömlekle başlayıp altı ay içinde üç tane daha aldığını belirtiyor.
ÖZEL DÜKKAN DENEYİMİ
Mishkin’in stüdyosu, güneş ışığıyla dolu bir ortamda, iş masasının üzerinde iplikler, makaslar ve güç aletleri asılı. Üç raf dolusu gömlek ve bir aynanın bulunduğu bu alanda tipik bir perakende deneyimi yok. Mağaza yok, indirim reyonları ya da kalabalıklar yok. Denemeler randevu ile yapılıyor ve bir gömlek satın alırsanız aynı gün içinde almanız mümkün değil. Gömlekler sipariş üzerine yapılıyor; bu nedenle para onaylanmadan kumaş kesilmiyor. Naomi Nomi’nin imza ürünü olan beyaz pamuklu Oxford gömlek, vergiler hariç 268 dolara mal oluyor.
TÜKETİCİ TERCİHLERİ DEĞİŞİYOR
Mishkin’in gömlekleri, geçmişteki dayanıklı kıyafetleri hatırlatıyor. Genç tüketiciler, bir tane iyi gömlek almak yerine beş tane ucuz gömlek almak istemiyor ve ikinci el alışverişe yöneliyorlar. Mishkin, “Planlı obsolesansından bıktılar… Benim kıyafetlerimdeki en büyük satışı noktam bu,” diyor. Tüketiciler, fiyatların artmasından şikayet ederken, kaliteden de ödün vermek istemiyor.
TEKSTİL ÜRETİMİNİN DÜŞÜŞÜ
Fast fashion’ın yükselişi ve sosyal medyanın etkisi, sorunların bir kaynağı olarak öne çıkıyor. 1980’lerde Avrupa moda evlerini dönüştüren LVMH CEO’su Bernard Arnault, tasarımcıları daha fazla koleksiyon üretmeye zorladı. 1980’de ortalama bir Amerikalı yılda 12-14 kıyafet alırken, 2018’de bu sayı 68’e yükseldi. Ancak, giyim fiyatlarının 1980’den bu yana büyük ölçüde sabit kaldığı belirtiliyor. Tüketicilere ucuz giyimin normal olduğu öğretilmiş durumda, ancak bu durum sürdürülebilir değil.
PLASTİK KULLANIMI VE SORUNLAR
Giyimde kullanılan plastik oranı giderek artıyor; yeni giysilerin yaklaşık %60’ı polyester gibi sentetik maddeler içeriyor. Maddelerin ucuz olması, daha fazla talep yaratıyor ve bu döngü sürdürülemez hale geliyor. Tüketiciler, yeni trendleri takip ederken, giysiler hızla kullanılmaz hale geliyor. “Kısa vadede kâr elde etmek için kaliteden ödün veriliyor,” diyor Thomas. Ancak, bu durum eninde sonunda fark ediliyor.
NAOMI NOMİ'NİN FARKI
Mishkin, daha uygun fiyatlı malzemeler kullanmıyor ve tasarımlarını ucuz iş gücü için yurtdışında üretmiyor. “Dikişçilerim müşterilerimin yaşadığı şehirde yaşıyor,” diyor. Bu yaklaşım, hem ürünlerin kalitesini hem de çalışanların yaşam standardını korumayı amaçlıyor.