ORTA DOĞU’DA SÜREN ÇATIŞMALAR ALTIN FİYATLARINI REKORA TAŞIDI
Orta Doğu’daki İsrail saldırıları ve artan çatışmalar, dünya genelindeki merkez bankalarının güvercin adımlarından destek bularak altının ons fiyatının 2 bin 722 dolara ulaşmasına neden oldu ve bu rakam rekor seviyeyi gösteriyor. Seneye 2 bin 65 dolardan giriş yapan ons altın, yıl başından itibaren yaklaşık yüzde 31,8 değer kazanarak 1979’dan bu yana en iyi yıllık artışını kaydediyor. Dolar/TL kuru üzerinden hesaplanan gram altın fiyatları ise 2 bin 996 liraya ulaşarak yeni bir zirveye imza attı. Hamas lideri Yahya Sinwar’ın öldürülmesiyle artan jeopolitik riskler, güvenli liman taleplerini de büyük oranda artırdı. Ayrıca, ABD’de gelecek ay gerçekleşecek başkanlık seçimleri de piyasalarda dikkatle izleniyor. Fed’in faiz oranlarını gevşetme olasılığı ise fiyatlamalar üzerinde etkili olabiliyor. Tüm bu gelişmeler sonucunda ons altın rekor seviyelerini yeniden belirlemeye devam ediyor.
YATIRIMCILAR GÜVENLİ LİMAN OLARAK ALTINA YÖNELİYOR
Artan jeopolitik gerginlikler, yatırımcıları riskten kaçınma ve küresel piyasa istikrarsızlığı endişeleri nedeniyle altın gibi güvenli liman varlıklarına yöneltiyor. Almanya’da kıymetli metaller tüccarı olan Alexander Zumpfe, “Çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte, özellikle Hizbullah’ın İsrail ile savaşı tırmandırma duyurusunun ardından, yatırımcılar geleneksel bir güvenli liman varlığı olan altına akın ediyor” diyor. Zumpfe, “İvmenin artmasına katkıda bulunan bir diğer etken ise ABD başkanlık seçimlerine dair endişeler ve daha gevşek para politikaları beklentisi” ifadelerini kullanıyor.
BANK OF AMERICA’DAN UZUN VADELİ BEKLENTİLER
Bank of America’nın emtia analisti Michael Widmer, artan endişelerle birlikte ABD mali politikaları ve bunların Hazine tahvil getirileri üzerindeki potansiyel etkilerinin altının günümüzün “en önemli güvenli liman varlığı” olmaya devam ettiğini belirtiyor. Widmer, bu artışın temel itici gücünün, Fed’in politika değişiklikleriyle yükselen enflasyon beklentileri olduğunu ifade ediyor. BofA’nın olumlu duruşunu destekleyen en önemli faktörlerin başında ABD’nin mali gidişatı geliyor. Yükselen faiz oranları, federal hükümetin borç maliyetlerini oldukça artırarak mali sürdürülebilirlik konusunda endişelere sebep oluyor. Widmer, “2024 başkanlık seçimlerini kim kazanırsa kazansın, göreve geldiğinde benzeri görülmemiş bir mali durumla karşılaşacak. Ne Kamala Harris ne de Donald Trump mali konsolidasyonu önceliklendiriyor gibi görünüyor” diyor. Ayrıca, merkez bankalarının para rezervi çeşitlendirmesi kapsamında altın varlıklarını artırmaları bekleniyor. Küresel merkez bankası rezervlerinin altında tutulan payın on yıl önce sadece yüzde 3 iken, bu dönemde yüzde 10’a çıktığını vurgulayan Widmer, BofA’nın ons altının 2025’in ilk yarısında 3 bin dolara ulaşacağı öngörüsünde bulunduğunu açıklıyor. BofA’ya göre; makroekonomik belirsizlik, artan borç seviyeleri ve merkez bankalarının alımları altını “ayakta kalan son güvenli liman varlığı” haline getiriyor.