Angola’nın kamuoyunda PROPRIV olarak bilinen özelleştirme programı, ülke ekonomisini çeşitlendirme ve genç nüfusa yeni fırsatlar yaratma hedefiyle hızla ilerliyor. 2027 yılına kadar sürecek olan ulusal özelleştirme programı kapsamında Angola, kilit sektörlerini özel yatırıma açarken, bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyar dolar gelir elde etti. Hükümet, petrol dışı sektörlerde büyümeyi tetiklemeyi amaçlayan bu girişimle verimliliği artırmayı, istihdam yaratmayı ve ekonomik rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyor.
EKONOMİNİN PETROL BAĞIMLILIĞI VE ÇEŞİTLENME İHTİYACI
Uzun kıyı şeridi, geniş verimli platoları ve zengin doğal kaynaklarıyla dikkat çeken Angola’da ekonomi halen büyük ölçüde petrole dayanıyor. Petrol, gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 20’sini, devlet vergi gelirlerinin yüzde 60’ını ve ihracatın yüzde 95’ini oluşturuyor. Ancak küresel piyasalardaki belirsizlikler ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar bu bağımlılığı kırılgan hale getiriyor. Stratejik konumuyla Güney Afrika’ya açılan kapı olarak görülen ülke, genç ve büyüyen nüfusu ile farklı sektörlerdeki yatırım açılımı sayesinde ekonomisini çeşitlendirmeye odaklanmış durumda.
PROPRIV PROGRAMININ KAPSAMI VE HEDEFLERİ
Hükümetin makroekonomik istikrarı güçlendirmek için hayata geçirdiği en önemli adımlardan biri, kamu şirketlerinin tam ve kısmi özelleştirilmesini öngören PROPRIV programı oldu. 2019 yılında başlatılan program, çeşitli aşamalarda yaklaşık 700 milyar Kwanza (yaklaşık 1,5 milyar dolar) gelir sağladı ve hükümet girişimi 2027 yılına kadar uzattı. Angola Maliye ve Hazine Bakanı Ottoniel dos Santos, PROPRIV’in devletin ekonomideki rolünü yeniden düzenlemek, varlıkların üretim kapasitesini yeniden yapılandırmak ve reel ekonomiyi güçlendirmek için bir araç olduğunu vurguluyor. Programın 130 varlıkla başladığını belirten dos Santos, amacın devletin ekonomideki payını azaltarak özel sektörü ekonominin lokomotifi haline getirmek olduğunu ifade ediyor.
ÖNCELİKLİ SEKTÖRLER VE ÖZELLEŞTİRME SÜRECİ
2002 yılında iç savaşın sona ermesinin ardından devlet, ülkenin altyapı ve hizmet ihtiyaçlarının büyük bir kısmını üstlenmişti. Ancak bir buçuk on yıl sonra ülke istikrara kavuşup GSYH büyüdükçe hükümetin öncelikleri de değişti ve daha önce devlet kontrolünde olan birçok işletme özel yatırıma açıldı. Finans, telekomünikasyon, madencilik, havacılık, tarım ve medya öncelikli sektörler arasında yer alıyor. Dos Santos, devletin stratejik altyapı, sağlık ve eğitim gibi alanlara odaklanması gerektiğini düşündüklerini, bu nedenle birçok varlık ve hissenin üretimi artırmak ve daha fazla istihdam yaratmak amacıyla özel sektöre devredildiğini söylüyor. Geçtiğimiz yıl bu dönüşümün etkileri özellikle tarım, ormancılık ile ticaret ve araç onarım sektörlerinde belirgin şekilde hissedildi. Bu sektörler, Angola’nın yıllık GSYH’sine sırasıyla yüzde 23 ve yüzde 19’un üzerinde katkı sağladı.
DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLARDA PETROL DIŞI SEKTÖRLER ÖNE ÇIKIYOR
Programın temel önceliklerinden biri, yaklaşık 37 milyonluk nüfusun yarısının 18 yaşın altında olduğu ve yüzde 20’sinin işsiz olduğu Angola halkına fırsatlar yaratmak. Dos Santos, PROPRIV’in sadece gelire odaklanmadığını, üretim, iş yaratma ve fırsatlara odaklandığını belirtiyor. Angola, doğrudan yabancı yatırımların çeşitlenmesinde şimdiden olumlu sinyaller almaya başladı. Ülke, 2025 yılının ikinci çeyreğinde 1,52 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekti. Petrolle ilgili yatırımlarda bir önceki yıla göre düşüş yaşanırken, petrol dışı sektörlerdeki yatırımlar yüzde 120 artışla 98,6 milyon dolara ulaştı. Dünya Bankası’nın 2025 raporuna göre, doğrudan yabancı yatırımların artması, Angola’nın reel GSYH büyümesini 2050 yılına kadar 1 puan artırabilir. Verimlilik, beşeri sermaye ve kamu-özel yatırımlarındaki artışın birleşik etkileriyle uzun vadeli büyümenin 2050 yılına kadar 3 puan yükselmesi bekleniyor.
GELECEĞE YÖNELİK EKONOMİK REFORMLAR
Dos Santos, devletin siyasi şeffaflığa ve Angola’da yatırım yapmak isteyen herkesin bildiği kurallar oluşturmaya odaklanarak fırsatlar yarattığını, özel sektörün gelişmesine zemin hazırladığını ifade ediyor. PROPRIV, sürdürülebilir yatırım fırsatlarını destekleyerek ülkenin halkı için parlak bir gelecek inşa etme misyonunda önemli bir yapı taşı olarak görülüyor. Dos Santos, PROPRIV’in Angola’yı ekonomik dalgalanmalardan uzaklaştırarak ülkenin gelecekte ihtiyaç duyduğu yapıya kavuşturduğunu sözlerine ekliyor.