İSTANBUL VE ANKARA BARAJLARINDA DOLULUK ORANLARI
İstanbul’daki barajların doluluk oranı, 11 Mart itibarıyla yüzde 78 seviyesinde iken, Ankara’daki oran ise yüzde 27’ye düştü. Son yıllarda barajlardaki su seviyeleri kritik seviyelere inince, özellikle büyükşehirlerde kaygılar arttı. Bu dönemde beklenen yağışlar ise yeterli seviyede gerçekleşmedi. Peki, barajlar için yağmur mu yoksa kar mı daha önemli? İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, “yağmurun da karın da barajlar için önemli olduğunu” belirtiyor. Ancak, betonarme yapılar içindeki suyun kanalizasyona karıştığını da ekliyor.
BARAJLAR NASIL DOLAR?
Prof. Dr. Hüseyin Toros, kar yağışının barajların doluluğu üzerindeki uzun vadeli etkisini vurguluyor. Her barajın su kaynağını besleyen yeraltı ve yüzeysel suların toplandığı havzalar var. Havzaya düşen yağışların (yağmur veya kar) akışa geçmesi, yer altına emilmesi veya buharlaşma gibi durumlar söz konusu oluyor. Yağışlar, doğrudan baraja geçebilir veya akarsular, dereler ve yer altı suları ile baraja taşınabilir. Yağmur, hemen akışa geçerken, kar eridikçe yaz aylarına kadar barajlara ulaşabiliyor. İstanbul barajlarında yağmur etkisi genellikle 1-2 gün sürerken, kar etkisi ise havadaki sıcaklık ve kar miktarına bağlı olarak 5-6 gün hatta bazen haftalarca sürdürülebiliyor. Türkiye’deki barajlar için hem yağmur hem de kar önemli su kaynakları olarak öne çıkıyor. Mevsimlere ve bölgelerin özelliklerine bağlı olarak etkileri değişkenlik gösterebiliyor.
YAĞMUR MU, KAR MI?
Yağmur suyu, yağış anında barajlara hızlı bir şekilde ulaşırken, kar suyu daha yavaş bir sürede barajlar için su kaynağı oluşturuyor. Barajlar için yağmur genellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında etkili olurken, kar suyu, ilkbahar ve yaz başında eriyerek barajların doluluk oranını artırıyor. Kar, bir çeşit doğal su deposu işlevi görüyor. Kurak dönemlerde ise kar eridikçe su barajlara ulaşabiliyor.
BÖLGESİNE GÖRE DEĞİŞEN YAĞIŞ ŞEKİLLERİ
Türkiye’deki bölgesel yağış farklılıkları, barajlarının dolum süreçlerini etkiliyor. Doğu’da karlar yazın eridiğinde, Batı’da ise yağmur yağışları ile barajlar doluyor. Kar suyu, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz’in yüksek kesimlerinde etkili oluyor. Fırat ve Dicle havzalarında büyük barajların birçoğu, Doğu Anadolu’da eriyen kar sularıyla besleniyor. Bu bağlamda kar suyu, uzun vadede sürdürülebilir su kaynağı sağlıyor. Öte yandan, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde yağmur suyu daha etkili bir kaynak olarak kabul ediliyor.
BETONARME YAPILARIN ETKİSİ
Kentlerdeki betonarme yapılar, yağmur suyunun toprağa süzülmesini engelliyor. Kentleşme ile birlikte artan asfalt ve beton, yağmur suyu akışını değiştirdiği gibi suyun emilmesini de zorlaştırıyor. Prof. Dr. Toros, “Yağmur suyu doğrudan kanalizasyona gider ve bu durum sel ile taşkın riskini artırabiliyor” diyor.
YAĞMUR SUYU KULLANIMI
Kentlerde yağmur suyunun daha verimli kullanımı için yağmur hasadı farkındalığının artırılması gerekiyor. Yeşil alanlar ve geçirgen yüzeyler oluşturarak, suyun toprak tarafından emilmesini sağlamak mümkün. Örneğin, cadde ve sokaklardaki ağaçların yanı sıra parklardaki su ihtiyaçları yerinde karşılanarak suyun sürdürülebilirliği sağlanabilir.
ANI YAĞMURLARIN ETKİSİ
Ani ve şiddetli yağmurlar, barajlara olumlu ya da olumsuz etki edebiliyor. Barajın konumu, hacmi ve zemin yapısı, ani yağışların etkisini belirliyor. Kontrollü yönetim sağlanırsa bu yağışlar barajlara fayda sağlıyor. Ancak düzensiz yağışlar su kaybına yol açabiliyor ve taşkın riskini artırıyor. Barajların etkin bir su yönetimi ile azami verim alabilmesi mümkün.
İSTANBUL VE ANKARA’DA BARAJLARIN DURUMU
Ankara’nın içme suyu ihtiyaçlarını karşılayan barajlardaki su seviyesi, son bir yıl içinde önemli ölçüde azaldı. 11 Mart 2024 tarihi itibarıyla barajlardaki toplam su miktarı 746 milyon 533 bin metreküp iken, 11 Mart 2025 itibarıyla bu rakam 431 milyon 840 bin metreküpe düştü.
İstanbul’daki baraj durumu ise şöyle:
– Alibey Barajı: yüzde 63,95
– Büyükçekmece Barajı: yüzde 72,71
– Darlık Barajı: yüzde 73,37
– Elmalı Barajı: yüzde 92,62
– Istrancalar: yüzde 95,29
– Kazandere Barajı: yüzde 81,98
– Pabuçdere Barajı: yüzde 81,2
– Sazlıdere Barajı: yüzde 56,2
– Terkos Barajı: yüzde 78,24
– Ömerli Barajı: yüzde 83,02
Melen ve Yeşilçay’daki su oranı ise 160 milyon 74 bin metreküp olarak kaydedildi.