DEPREFM HABERİ VE GÜVENLİK RİSKLERİ
17 Şubat – Saat 13.20’de Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 3.5 büyüklüğünde bir deprem oluştu. Kandilli Rasathanesi ve AFAD’ın verilerine göre, bu sarsıntı Ankara’nın merkezinde de hissedildi. Uzmanlar, depremin boyutuna rağmen Ankara’nın deprem riski açısından göründüğü kadar güvenli olmadığını ifade ediyor. Gazi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Bülent Özmen ve Sakarya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Utkucu, başkentin deprem tehlikesi hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
ANKARA’NIN DEPREM TEHLİKESİ
Ankara, Kuzey Anadolu Fayı’na sadece 100 kilometre mesafede bulunuyor. Tarihsel süreçte büyük depremlerden etkilenmiş bir şehir. Kent merkezinde diri faylar yoksa da, çevresindeki fayların ciddi risk taşıdığı belirtiliyor. Doç. Dr. Bülent Özmen’in aktardığına göre, son 125 yıl içinde Ankara’da hasara yol açan 12 büyük deprem gerçekleşti. Bunlar arasında en öne çıkanlar; 1902 Çankırı Depremi, 1938 Kırşehir-Keskin Depremi, 1943 Ladik Depremi, 1944 Bolu-Gerede Depremi, 1951 Kurşunlu Depremi, 1983 Köşker Depremi, 2000 Dodurga Depremi ile 2005 ve 2007 yıllarında yaşanan Bala depremleri ve son olarak 2020 Akyurt ve 2021 Kalecik depremleri yer alıyor. Bu durum, Ankara’nın büyük fay hareketlerinden etkilenebildiğini gösteriyor.
FAY HATLARININ POTAANSİYELİ
Ankara, büyük depremler üretebilecek fay hatlarıyla çevrili. Doç. Dr. Özmen, bu fayların 6.5’ten büyük depremlere yol açabileceğini belirtiyor. Aktif fay hatları arasında Kuzey Anadolu Fayı (KAF), Tuz Gölü Fay Zonu, Kırıkkale-Erbaa Fayı, Seyfe ve Salanda Fayları ile Eskişehir Fay Zonu bulunuyor. Bu fayların Ankara’ya olan uzaklıkları 60-80 kilometre aralığında değişiyor. Doç. Dr. Özmen, Ankara’nın içinde de bazı diri fay hatlarının bulunduğunu aktarıyor. Bu faylar arasında Eldivan-Elmadağ tektonik kaması, Dodurga, Çeltikçi, Sarıoba-Ayaş, Kazan ve Bala fayları yer alıyor. Fayların kayma hızının düşük olması nedeniyle büyük bir deprem meydana gelmesi için zaman gerekiyor, ancak Ankara’nın tamamen riskiz olmadığı vurgulanıyor.
YAPI GÜVENLİĞİ VE DENETİM
Ankara, geçmişte düşük riskli bölge olarak kabul edilip inşa edilmiştir. 2019 Deprem Haritası’nda risk düzeyinin artırıldığı ifade ediliyor. Zemin yapısının %50’sinin zayıf olması, depremin etkilerini artırıyor. Kaçak yapılar ve eski binaların yarattığı tehdit de göz önünde bulunduruluyor. Uzmanlar, Ankara’daki inşaat teknikleri ve yapı denetimlerinin daha titiz bir şekilde kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Murat Utkucu, 1999 Gölcük ve Düzce depremlerinin Ankara’da sismik aktiviteyi artırdığını söylüyor. Ayrıca, 2005 ve 2007 yıllarında Bala ilçesinde meydana gelen 5.5 ve 5.7 büyüklüğündeki depremlerin, 1999 depremlerinin tetikleyici etkisinin sonucu olduğu yönünde bilimsel çalışmalar mevcut.