Avustralya’nın Sydney kentindeki Bondi Plajı’nda geçen yıl düzenlenen bir Hanuka kutlaması sırasında 15 kişiyi öldüren IŞİD destekçisi iki saldırgan, Ortodoks haham Eli Schlanger’ı da hedef aldı. Saldırıdan iki hafta önce kendisiyle röportaj yapan gazeteci Nikki Goldstein, Schlanger’ın “Tamamen mutluyum. Karımı ve çocuklarımı seviyorum, tam olarak yapmam gerekeni yapıyorum. Kendi yolumu buldum” dediğini aktardı. Goldstein, saldırı haberini aldığında yıkıldığını ve “Benim hahamım olabilir” diyerek dehşete kapıldığını anlattı. Bu trajedi, dünyanın en eski nefret virüsü olarak tanımlanan antisemitizmin sadece Avustralya’da değil, ABD’de de yeniden yükseldiğini gözler önüne serdi.
ANTİSEMİTİZM ABD'DE DE YENİDEN YÜKSELİYOR
Amerikalı Yahudilerin büyük bir kısmı artık kamusal alanlarda kendini güvende hissetmiyor. Anti-Defamation League (ADL) verilerine göre, geçen yıl ABD’de Yahudilere yönelik saldırılar 46 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Sinagoglar, Yahudi toplum merkezleri ve okullarının çevresinde düzenli olarak silahlı güvenlik görevlileri devriye geziyor. Yahudilerin yüzde 73’ü çevrimiçi ortamda antisemitizme maruz kaldığını belirtirken, birçoğu Davut Yıldızı kolyelerini ve diğer Yahudi sembollerini gizlemeye başladı. Geçen yıl Washington’da iki İsrail Büyükelçiliği çalışanı, Colorado’da ise bir siyasi gösteri sırasında yaşlı bir Yahudi kadın silahlı saldırılarda hayatını kaybetti.
YAHUDİLERE YÖNELİK NEFRETİN KÖKLERİ VE YENİ KİTAP
Gazeteci Nikki Goldstein ve Haham Eli Schlanger, “Hahamımla Sohbetler: Kırık Bir Dünya İçin Zamansız Öğretiler” adlı yeni kitaplarında, antisemitizmin neden bu kadar derin köklere sahip olduğu sorusuna yanıt arıyor. Kitap, Goldstein’ın zatürre nedeniyle komaya girdikten sonra Schlanger’ın şofar üfleyerek mucizevi bir şekilde iyileşmesine yardımcı olmasıyla başlayan sıra dışı dostluklarını konu alıyor. Aynı zamanda, tüm inançlardan insanlar için tasarlanmış Yahudi etik öğretileri olan Nuh Kanunları’nı inceliyor. Schlanger’ın kitapta vurguladığı gibi, amaç “nefret ettiğimiz kişiye dönüşmemek, başkaları insanlıktan çıktığında bile insan kalabilmek.”
HAHAM SCHLANGER'IN TRAJİK SONU VE MİRASI
Goldstein, saldırı günü etkinliğe katılmayı planladığını ancak öğle yemeğinin uzaması nedeniyle gitmekten vazgeçtiğini anlattı. Schlanger, saldırganlara “Başka bir yol olmalı” dedikten sonra vurularak öldürüldü. 41 yaşındaki haham, kitabın son bölümünü tamamlamak üzereyken hayatını kaybetti. Saldırıdan iki ay önce beşinci çocuğu dünyaya gelmişti. Goldstein, Schlanger’ın ölümünün tüm “ahlaki ekosistem” için bir kayıp olduğunu belirterek, “Ondan asla vazgeçmeyeceğim. Yirmi yaş büyüğüm, ruhum bedenimi terk ederken o benim başucumda Şema’yı okusun diye planlamıştım. Tanrı’nın başka planları varmış” ifadelerini kullandı.
GOLDSTEIN'IN YENİ MÜCADELESİ: KÖPRÜLER KURMAK
Saldırının ardından Goldstein, Schlanger’ın mirasını yaşatmak için antisemitizme karşı mücadeleye girişti. Sinagoglarda, televizyon programlarında ve makalelerinde bu konuyu gündeme getiriyor. Sosyal medya hesaplarına antisemitik yorumlar yağmasına rağmen mücadelesini sürdürüyor. “İnsanlar arasında köprüler kurarak onun savaşını devam ettireceğim” diyen Goldstein, kitabı bir gün Schlanger’ın hiç tanıyamayacağı oğluna ve diğer çocuklarına babalarının nasıl bir insan olduğunu göstermek için sunacağını söylüyor. Goldstein artık boynunda bir Davut Yıldızı kolyesi taşıdığını ve Schlanger’ın kendisine her zaman söylediği sözleri hatırladığını belirtiyor: “Biz kaçmayız, sinmeziz, daha da Yahudi oluruz.”