Avustralya’da bir Hanuka kutlaması sırasında terör saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden haham Eli Schlanger’ın hikâyesi, kaleme aldığı kitap aracılığıyla yeniden gündeme geldi. Saldırıdan yedi ay önce başlayan dostluk, seküler bir Yahudi kadın ile Ortodoks bir haham arasında gelişen sıra dışı bir bağı ve antisemitizmin küresel yükselişini gözler önüne seriyor. Schlanger’ın öldürülmesinden sonra kitabı tamamlayan Nikki Goldstein, hem kaybıyla başa çıkmaya çalışıyor hem de hahamın öğretilerini dünyaya yaymayı sürdürüyor.
BONDİ PLAJI’NDAKİ HANUKA KATLİAMI
Geçtiğimiz yıl Aralık ayında, Sidney’in ünlü Bondi Plajı’nda düzenlenen Hanuka kutlaması sırasında IŞİD destekçisi olduğu belirtilen iki silahlı saldırgan, kalabalığa ateş açtı. Saldırıda aralarında haham Eli Schlanger’ın da bulunduğu 15 kişi hayatını kaybetti, 10 yaşındaki bir kız çocuğu ile 87 yaşındaki bir Holokost kurtulanı da ölenler arasında yer aldı. Görgü tanıkları, saldırı anında Schlanger’ın kaçmak yerine silahlı kişilere doğru döndüğünü ve “Başka bir yol olmalı” dediğini aktardı. Saldırganlardan biri polis tarafından öldürülürken diğeri yaralı olarak yakalandı.
YOĞUN BAKIMDA BAŞLAYAN DOSTLUK
Goldstein ve Schlanger’ın yolları ilk kez bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde kesişti. Zatürre nedeniyle komaya giren Goldstein’a doktorlar ailesine veda etmelerini söylerken, Schlanger şofar adı verilen koç boynuzunu hastanın üzerinde üfleyerek dua etti. Bu olayı mucize olarak nitelendiren Goldstein, uyandıktan sonra hahamla derin bir dostluk geliştirdi ve onunla birlikte “Kırık Bir Dünya İçin Zamanız Öğretiler” adlı kitabı yazmaya başladı.
ANTİSEMİTİZMİN KÜRESEL YÜKSELİŞİ
Bondi Plajı saldırısı, dünya genelinde artan antisemitizmin sadece bir yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD’de geçtiğimiz yıl Yahudilere yönelik saldırılar 46 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, sinagoglar ve Yahudi okulları silahlı korumalar eşliğinde faaliyet gösteriyor. Yahudilerin yüzde 73’ü çevrim içi ortamda antisemitizme maruz kaldığını belirtiyor. Florida Temsilcisi Jared Moskowitz, “Amerika’da antisemitizm konusunda Rubicon’u tamamen geçtik” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekiyor.
KİTAP: YAHUDİ ÖĞRETİLERİNİN EVRENSEL MESAJI
Goldstein ve Schlanger’ın birlikte yazdığı kitap, yalnızca kişisel bir dostluk hikâyesi değil aynı zamanda Nuh Kanunları olarak bilinen Yahudi etik öğretilerinin evrensel bir yorumu. Kitap; dedikodunun zararları, ruhsal envanter çıkarma, hayvanların ruhu olup olmadığı gibi konuları ele alırken, her inançtan insana hitap eden bir yaşam felsefesi sunuyor. Goldstein, “Radikal bir umut sunmak istedik: Merhametli, güçlü ve anlamlı bir Yahudi düşüncesine pencere açmak” ifadelerini kullanıyor.
KARANLIĞA KARŞI IŞIK: SCHLANGER’IN MİRASI
Goldstein, Schlanger’ın ölümüne rağmen inancını kaybetmediğini, aksine derinleştirdiğini söylüyor. Ona göre hahamın mesajı, nefret karşısında saklanmak değil aksine daha görünür olmaktı. Schlanger bir konuşmasında, “Zorluk, savaştığımız şeye dönüşmemek. İnsan kalmak, kutsal kalmak, başkaları olmasa bile” demişti. Bugün Goldstein, boynuna taktığı Davut Yıldızı kolyesiyle Schlanger’ın mirasını yaşatmaya ve antisemitizme karşı köprüler kurmaya devam ediyor.