Asya genelinde, işletmelerin ulusal sınırları aşarak tedarik zincirlerini ve operasyonlarını bağlama fırsatları artıyor. SCG International’ın bölgesel lojistik ağı, işletmelerin ölçeklenirken bireysel pazarlara nasıl yanıt verebileceğini gösteriyor. Tayland, Vietnam ve Endonezya’daki düşük karbonlu ürünler ve ortaklıklar, daha yeşil bir sanayi geleceğini desteklemek için rekabet ve bağlantıyı kullanıyor.
BÖLGESEL ENTEGRASYON FIRSATLARI
Güneydoğu Asya’daki keşfedilmemiş pazarlar giderek azaldıkça, şirketler mevcut pazar ilişkilerini daha iyi hale getirmek için yeni yollar bulmak zorunda. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) içinde, daha entegre tedarik zincirleri ve artan yatırımlar, ekonomileri daha yakın hale getirirken, yeni dijital teknolojiler farklı pazarlardaki müşterilere ulaşmayı kolaylaştırıyor. Ancak entegrasyon çabaları, işletmelerin her pazarın benzersiz özelliklerini göz ardı etmeden nasıl daha yakın bölgesel bağlantılardan yararlanabileceği sorusunu gündeme getiriyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE İNOVASYON
SCG International, ASEAN pazarlarında bir asırdan fazla birikimle doğru dengeyi bulmanın üç öncelik alanına odaklanmak anlamına geldiğini belirtiyor: bölgesel entegrasyon, düşük karbon inovasyonu ve işbirliği. Bölgesel düzeyde faaliyet göstermek, şirketlerin üretim ve taşımayı daha verimli koordine etmelerine yardımcı olabilir, ancak ASEAN homojen bir pazar değil. Dünya Bankası’na göre, 2024 yılında Singapur’un kişi başı GSYİH’sı, Kamboçya’nınkinden yaklaşık 36 kat daha fazla. Müşteri ihtiyaçları ve işletme koşulları önemli ölçüde değiştiğinden, bölgesel koordinasyon yerel karar alma süreçleriyle paralel ilerlemelidir.
LOJİSTİKTE YENİ YAKLAŞIMLAR
SCG, malzeme, kimyasallar ve ambalaj alanlarında faaliyet gösterirken, lojistik girişimi SCGJWD aracılığıyla bu paralel düşünmeyi uyguluyor. SCG CEO’su Thammasak Sethaudom, “ASEAN daha bağlantılı hale geliyor ve fırsat, bölge genelindeki yetenekleri optimize ederken yerel pazarlara derinlemesine bağlı kalmaktır,” diyor. SCGJWD, bölgesel taşımacılık ağlarını ve paylaşılan lojistik altyapısını kullanarak hizmetlerini yerel ihtiyaçlara uyarlıyor.
ÇEVRESEL SORUMLULUK VE PAZAR DİNAMİKLERİ
ASEAN pazarları düşük karbonlu bir ekonomiye geçerken, üretimin çevresel etkisi, ürünlerin nerede ve kime satılacağını giderek daha fazla etkiliyor. Avrupa Birliği’nin 2026 yılında tam olarak yürürlüğe girecek Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM), çimento, gübre, çelik, hidrojen, demir ve alüminyum gibi ithalatlar için karbon gereklilikleri getirdi. Bu durum, ihracatçılar için üretim yöntemlerini ve enerji kullanımını yeniden düşünmeleri gereken ek bir ticari zorunluluk oluşturuyor.
İŞBİRLİĞİ VE YEREL ÇÖZÜMLER
Sethaudom, “Sürdürülebilirlik giderek rekabetçilik kaynağı haline geliyor,” diyor. SCG, düşük karbonlu ürünler geliştirmeye ve bu ürünleri üreten süreçleri değiştirmeye yanıt veriyor. Örneğin, Vietnam’daki SCG Décor’un PRIME GROUP yan kuruluşu, Pho Yen seramik fabrikasında bir biyokütle gazlaştırıcı kurarak, daha önce kullanılan kömürün bir kısmını biyokütle ile değiştiriyor.
Bu süreçlerin nasıl etkileneceği, enerji arzı, atık yönetimi veya malzemelerin yeniden kullanımı gibi kararların fabrikaların kapılarının çok ötesinde alınmasına bağlı. Sethaudom, “Geçiş işbirliği gerektiriyor,” diyor. “İşletmeleri, hükümetleri, toplulukları ve teknoloji ortaklarını bir araya getirerek, etki yaratacak pratik çözümler geliştirebiliriz.”
LOJİSTİKTE YEREL PROJELER
SCG, Tayland’ın Saraburi Sandbox projesi gibi yerel dekarbonizasyon zorluklarını ele almak amacıyla hükümet ve sanayiyi bir araya getiriyor. Bu model, endüstriyel uzmanlığı kamu politikası ile birleştirerek değişim sağlıyor. Endonezya’nın Sukabumi kentinde de SCG, işlenmiş belediye atıklarının çimento üretiminde geleneksel yakıt yerine kullanılmasını araştıran bir proje üzerinde yerel otoritelerle işbirliği yapıyor.
Her iki proje de Asya’nın geneli için hazır bir şablon değil, ancak yerel ve bölgesel işbirliğinin çağımızın üretim zorluklarını nasıl ele alabileceğini gösteriyor. ASEAN ekonomileri daha fazla entegre oldukça, işletmelerin sahip oldukları yetenekleri ve ilişkileri daha iyi kullanma fırsatı doğuyor. Bölgesel ölçek ile yerel bilgiyi birleştirebilen ve sürdürülebilirliği operasyonlarına entegre edenler, bölgenin bir sonraki büyüme aşamasını şekillendirme konusunda en iyi konumda olabilirler.