YENİ DÖNEM: BİTKİ REÇETESİ UYGULAMASI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, zirai ilaç kullanımıyla ilgili yeni bir dönemin başlayacağını duyurdu. Yumaklı, “Bitki Reçetesi (B-REÇETE) uygulamasını başlatıyoruz. Üretici zirai ilacı artık istediği kadar alamayacak, her bitki için reçete yazılacak. Pestisitler, eczanelerden ilaç alınır gibi reçeteyle temin edilecek. Tarlanın ihtiyacı 10 birimse, 15 birimlik ilaç alınamayacak. Ürüne uygun ilaç, uygun dozda verilecek. Uygulamaya pilot bölgelerde başlayacağız, ardından tüm illerde hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. CNBC-e’de yer alan bilgilere göre, Bakan Yumaklı, televizyonların Ankara Temsilcileri ile bir araya gelerek bu uygulamayı aktardı.
PESTİSİTLERİN KONTROLÜ ARTACAK
Yumaklı, pestisit kullanımının azalması için de çalışmaların sürdüğünü belirtip denetimlerin devam ettiğini ifade etti. “27 AB ülkesinde yılda 100 bin denetim yapılmış. Sadece Türkiye olarak biz yılda 100 bin denetim yapıyoruz. Zirai ilaç kullanımında yeni bir modele geçiyoruz. B-REÇETE, yani Bitki Reçetesi isimli bu uygulamayla üretici, zirai ilacı gidip bayiden istediği kadar alamayacak. Ne kadar alanda hangi bitkiye uygulayacak, bunun önceden reçetesini yazacağız. Üreticimiz bayiye gidip bu reçeteye göre ilacı alacak. Tıpkı eczanelerde ilaç alımında olduğu gibi. Eğer tarlanızın ihtiyacı 10 birimse siz 15 birimlik ilaç alamayacaksınız. O ürüne uygun ilacı, uygun dozda alacaksınız. Bunu bu sene pilot bölgelerde başlayıp, önümüzdeki sene bütün illerimizde uygulayacağız. Pestisit kullanımının azaltılmasına dönük projelerimizden birisi de bu olacak.”
PESTİSİTLERİN TEHLİKESİ
Pestisitlerin tehlikeli olduğu, ABD ve Avrupa’da yapılan çok sayıda araştırmada ortaya kondu. Çocuklarda ciddi nörolojik riskler yaratan bir pestisitin Avrupa Birliği tarafından 2020 yılında yasaklanmasının ardından, Türkiye de Klorpirifos adlı böcek ilacının kullanımını durdurdu. 2021’de ise bu ilacın bir türevi olan Klorpirifos-metil’in kullanımı da yasaklandı. Ancak her iki pestisitin kalıntılarına Türkiye’nin ihraç ettiği gıda ürünlerinde hâlâ rastlanıyor ve bu sebeple ürünler sık sık geri gönderiliyor.
ARAŞTIRMALARIN BULGULARI
Greenpeace’in İstanbul’da beş zincir marketten ve farklı semt pazarlarından aldığı 14 tür sebze ve meyve örneği üzerinde yaptığı çalışmada, örneklerin yüzde 61’inde birden fazla pestisit kalıntısı, yüzde 43’ünde ise en az bir PFAS’li pestisit kalıntısı tespit edildi. Analiz edilen ürünlerin yüzde 31,6’sında hormonal sistem bozucu, nörolojik gelişim etkileyici ve kanserojen olduğu bilinen pestisitler bulundu. Tarım Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de pestisit kullanımı 2013-2022 yılları arasında yaklaşık yüzde 40 arttı. Bu artış, yalnızca böcek ilaçlarını değil, aynı zamanda mantar ilaçları, herbisitler ve mahsulleri tarlada ve depoda korumak için kullanılan diğer kimyasalları da kapsıyor.
ÇOCUKLARDA PESTİSİT ETKİLERİ
Araştırmalar, çocukların pestisitlere yetişkinlere göre daha hassas olduğunu ve gelişim süreçlerinde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabileceğini gösteriyor. Çocukların bağışıklık, sinir ve hormonal sistemlerinin gelişim aşamasında olması, pestisitlerin etkilerini daha zarar verici hale getiriyor. Bilimsel çalışmalar, kritik nörogelişimsel dönemde pestisitlere maruz kalmanın, nörogelişimsel bozukluklar dahil birçok hastalığa yatkınlığı artırdığını ortaya koyuyor.
KANSERLE İLİŞKİSİ
Pestisitlerle kanser gelişimi arasında bir ilişki olduğu tespit edilen bazı kanser türleri şunlardır: Prostat, lösemi, Burkitt lenfoma, nöroblastom, Wilms tümörü, Hodgkin dışı lenfoma, yumurtalık kanseri, akciğer, mide, kolon, mesane ve rektum kanseri.