Ak Parti'nin Ankara Milletvekili adayı Ali Babacan, pazar günü açıklanan seçim beyannamesini "Ekip olarak birlikte hazırladık. Son gün son gece redaksiyon ekibinde ben de vardım." dedi.
AK Parti'nin Ankara Milletvekili adayı Ali Babacan, Başbakan Davutoğlu'nun kendisini milletvekili adayı olması için aradığını belirterek, "Buna karşın son saatlere kadar ara vermeyi düşünüyordum. Adaylık için de başvurmadım. Fakat son gün, cuma namazı sonrası Sayın Başbakanımız aradı. Kalmanı istiyoruz" dedi.
Habertürk TV yayınında konuşan Ali Bacacan'ın yaptığı açıklamadan satırbaşları şöyle:
7 Haziran'da tek başımıza iktidara gelmemizi bekliyorduk. 3 dönem kuralı vardı. Kurum çok önemlidir. AK Parti'nin de kurumsallaşması için 3 dönem kuralı önemliydi. Kişilere bağımlılığın azalması ve ilkeler ile değerlerin öne çıkması gerekiyor. Bu kuralı çok benimsedik. Bir süre siyasete bu nedenle ara vermek istedim. Ama seçim sonuçları farklı şekilde ortaya çıktı. Bu karşın son saatlere kadar ara vermeyi düşünüyordum. Adaylık için de başvurmadım. Fakat son gün, cuma namazı sonrası Sayın Başbakanımız aradı. Kalmanı istiyoruz" dedi. Nihayetinde vatana millete hizmet için böyle bir çağrı gelince reddedemedim. Şu anda sadece Ak Parti'nin Ankara milletvekili adayım. Geleceği dönüş konuşmak doğru olmaz.
Önemli olan kurumsal politikalar nedir. Seçim beyannamesinde pek çok ilkeler prensipler var. Sürekliliğin bu beyannameye konduğunu görüyoruz. Merkez Bankamızın rolü burada var. Bütün ilke ve prensipleriyle var. Çok geniş bir belge bu.
Bizim bundan sonraki dönemde seçime kadar anlatacağımız AK Parti’nin taahhütleri bunlar. Son derece önemlidir bu. Kim olursa olsun görevlendirme nasıl olursa olsun bu bizim sözümüzdür namusumuzdur diye taahhütlere sahip çıkmak için çalışmalı. Bu beyanname 2001 ruhunu yansıtan bir beyannamedir. 13 yıllık bir hizmet tecrübesinden sonra kazanacağımız. Diğer siyasi partilerde bizim reform gündemini sahiplenmiş durumda. Nokta atış politikalarda değişiklik olabilir ama… Türkiye için ortak bir perspetkifi sağlayacağız gibi gözüküyor. Bu beyannameyi geniş bir heyet olarak hazırladık. Son gün son gece redaksiyon ekibinde ben de vardım. Hep beraberdik arkadaşlarımızla. Noktasına virgülüne kadar beraber çalıştık.
ASGARİ ÜCRETİ İŞVEREN ÖDÜYOR
Bütçeye ne kadar yük getireceği hesaplandı. Bazı partilerin vaatleri net olmadığı için bütçesi de hesaplanamıyor. Asgari ücret artışının kamuya bir maliyeti yok. Bu devletin bütçesinden ödenmiyor. İlk seçimde bu işçi ile işveren arasında konuşarak ortaya çıkması gereken bir rakamdır demiştik. Ancak muhalefetin önerileri sonrası işverenlerden bir tepki gelmedi. Bu verilemez denmedi. Bunun üzerine biz de araştırdık. Kendi içimizde yaptığımız değerlendirmelerle böyle bir asgari ücretin etkisinin sınırlı olacağını, yönetilebilir olabileceğini gördük.
KAYNAK PROBLEMİ OLMAZ
CHP'nin vaatlerinin bütçeye yükü 150 milyar liraya çıkabilir. Bizim açıklamalarımızın ardında ince hesaplar var. Milli gelire oranı yük açısından yüzde 1'e denk gelir. Bütçe disiplininde vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor.
Böyle bir paketin kaynak problemi olmaz. Ama CHP'ye 150 milyar liralık yük getiren vaatlere karşı ‘kaynak nereden bulacaksınız?’ diye sorulur.
Aldığımız her kararın cari açığı dikkate alması lazım. Tasarruf artışını dikkat almak lazım.
ÇİN’İN YAVAŞLAMASI ORTAMI BOZDU
Çin yavaşlaması ortamı bozdu. Dünya ekonomisinin yavaşlayacağı, gelişmekte olan ülkelerde sorun mu var algısı ortaya çıktı. Rusya daralıyor. Uluslararası hukuku tanımayan bir görünüm sergiliyor. Ukrayna iki yıldır üst üste daralıyor. Yunanistan'a durum malum.
Gelişmekte olan ülkelere yönelik nereden bakarsak bakalım sorun var. Bize yönelik fon akışlarında da yavaşlama da var. Cari açığımız var ama hala döviz girişi var ve finanse edebiliyoruz.
Paramız değer kaybediyor. Ancak en çok kaybeden değil. Yine de ortalamanın üzerinde değer kaybetti. Bunda güvenlik sorunu ve tek parti iktidarının çıkmaması da etkili oldu. Siyasi belirsizlik ortadan kalkarsa piyasalarda hızlı toparlanma olur.
Tek parti iktidarlarında ekonomi daha iyi performans gösteriyor. Bu istatistiksel bir gerçek
Ne zamanki Merkez Bankası güveni zedelendi sallandık. Ne zamanki Merkez Bankası'na güven sağlandı toparlandık.