MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında AB'ye sert sözlerle yüklendi.
MHP lideri Bahçeli'nin konuşmasının satırbaşları şöyle:
"Ülkemiz farklı boyut ve ölçülerle sorunlarla boğuşmaktadır. Türkiye'nin önünü kesmek isteyenler her fırsatı değerlendirme çabasındadır. Ülkemizin etrafı husumet çemberine alınmıştır. Art niyetli kimlik siyasetleri milli bekaamıza zarar vermektedir. Belirsizliklerin yayıldığı bir zaman diliminden geçtiğimiz açıktır. Hassas ve zorlu coğrafyada yaşadığımızı kimse inkar edemeyecektir.
Bizim başkent Ankara vizyonu ile söylemek istediğimiz budur. Neyi istiyor, neyi hedefliyorsak ecdadımıza nankörlük yapmadan başarabilmeliyiz. Ulusllararası ilişkilerde kalıcı dostluk, düşmanlıktan bahsetmek gerçeklere sırt dönmektir. Her ülkenin kendi çıkarlarını düşünmesi normaldir.
Hükümet 14 yıldır havanda su dövmüştür. Keşke Türkiye bölgesinde süper güce ulaşmış olsaydı. Bizim de hedeflerimizden birisi de budur. Yerimizde saymak, kısır çekişmelerle zaman kaybetmek gelecek nesillere haksızlıktır. Demokrasi, insan hakları ve adalet için sürdürülen zorbalık döneminin bitmesini herkes isteyecek ve çalışacaktır. AKP hükümetleri dış politikayı bitirmiş, iç politikaya malzeme yapmıştır.
3 tarafımız denizlerle, 4 tarafımız düşmanlarla çevrilidir. Sayın Binali Yıldırım Başbakan olduktan sonra görmüş olacak ki 'Dostlarımızı artıracağız' demiştir. Mısır, Suriye ve İsrail için 'Daimi düşmanlık olmaz, zaman zaman gerginlik olacaktır' demiştir. Bu sözler olumludur. Ancak Cumhurbaşkanı'nın 'Kendimizden başka dostumuz yok' sözleri Başbakan'ı açığa düşürmektedir. AKP'nin Suriye politikası başta olmak üzere komşu ülkelerle ilişkiler değişecek demektir. Bu isabettir, zira başka çare de yoktur. 'Pardon yalnış oldu' demekle bundan kurtulmak mümkün müdür? Sayın Başbakan bu sorular üzerine de kafa yoruyor olsa gerektir.
24 Kasım 2015'ten bugüne Türkiye ile Rusya arasında soğuk savaş yıllarını aratmayacak gerginlikler yaşanmıştır. Haklı olarak düşürülen Rus uçağı gerginliklere yol açmıştır. Turizm sektörü vahim bir darbe yemiştir. Rus uçakları adeta Akdeniz sahillerine düşmüştür. Turizmcilerin şikayetçileri haddinden fazladır. Çıkan fatura ülke ekonomisi ve girişimcilere zarar vermiştir. Antalya'ya gelen turist sayısı yüzde 40 düşmüştür. Cumhurbaşkanı'nın Putin'e yazdığı mektup, Rusya'ya büyükelçi atanması, Milli Güne katılma gibi hamleler iyimserdir. AKP hükümeti milli hak ve konulardan taviz vermeden, girdiği yanlış ve karanlık yoldan dönmelidir. İçi boş diklenmelerin zararını çeken Türkiye'dir. Turizm sektörüne destek verilmelidir. Lafla peynir gemisi yürütme dönemi geride kalmıştır.
Türkiye'nin giderek çetrefilleşen bir mülteci sorunu vardır. Milyonlarca Suriyeli ve Iraklıya kapımızı ve gönlümüzü açtık. Komşu komşunun külüne muhtaçtır dedik, tahammül gösterdik. Davutoğlu'nun 'Kayseri pazarlığı yaptık' sözleriyle Geri Kabul Anlaşması imzalandı. Ne var ki AB'nin mülteci seçme işini, kalifiye, vasıflı kişiler dışında alım yapılmayacağına değinen olmadı. 1 Haziran'dan itibaren vize muafiyeti olacaktı. Türkiye AB'nin sınır bekçisi olarak görülmüş, hükümet de buna razı olmuştu. AB Komisyonu'nun ikinci raporunda anlaşmanın hedefine ulaştığı belirtilmiştir. AB açısından herhangi bir mesele yoktur. İstediğini almış, verdiği sözleri de mizaçlarına uygun olarak çiğnemiştir. Terörle mücadeleyi kösteklemeye çalışmıştır.
Başbakan Yıldırım son derece yerinde ifadeyle, AB'nin terörle mücadeleyi durdurma hareketine haddini bildirmiştir. Sayın Erdoğan'ın AP'ye cevabı bizleri memnun etmiştir. AB Konseyi binası önünde PKK'nın çadır kurmasına izin verilmesini hangi dostluğa sığdıralım. AB'nin PKK-YPG tutkusunun kaynağı nedir? Gelişmiş olmak demek insan olmak anlamına gelmez. Robot da gelişmiştir ama vicdanı yoktur. Avrupa'ya akın akın giden mültecileri vaftiz ettiren anlayışın demokrasiye bağlılığı vardır.