Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, NTV canlı yayınında darbe girişimi, TSK’daki ihraçlar ve YAŞ kararlarıyla ilgili açıklamalar yaptı. Bakan Işık, darbe girişimi konusunda çözümün kilit isimlerinden birinin eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk olduğunu söyledi. ”Kuvvet komutanlarının görevlerine devam edip etmemesi YAŞ’ın konusu değil” diyen Işık, ”Dere geçilirken at değiştirilmez” ifadesini kullandı.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla 16 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi, 99 albay general ve amiralliğe terfi ettirildi.
YAŞ toplantısından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile kuvvet komutanları için göreve devam kararı çıktı.
Tek değişiklik, Jandarma Genel Komutanlığı’nda oldu. Görev süresi sona eren, Orgeneral Galip Mendi’nin yerine, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler atandı.
Bu ihraçlarda ve elbette yargı süreçlerinde kurunun yanında yaşta yanarsa şeklinde endişeler var. Bunlarla ilgili ne söyleyeceksiniz?
Biz de bu konuda azami özen gösteriyoruz bir tek insanın sebepsiz yere mağdur olmaması için. Bir kere bu darbeye karıştıysa hiç tahammülümüz olmaz. Kendi halkına kurşun sıkan, emir veren, o emri uygulayana biz asker demiyoruz. İhraç ettiklerimizin de biliyorsunuz rütbeleri söküldü, Recep Tayyip Erdoğan: rütbesindeler, bütün hakları ellerinden alındı sadece emekli maaşları var o da hak ettiyse. Onun dışında hiçbir hakkı yok. Çok dikkat ediyoruz ama buna rağmen mağduriyetler oluşursa önümüzdeki süreçte giderilmesi için gereken çalışmaları yaparız.
Siz örneğin Orgeneral Akın Öztürk’ün gözaltı görüntülerini izlediğinizde ne düşündünüz?
Doğrusu Akın Öztürk’le ilgili benim ulaştığım bilgilerle gözaltı görüntüleri arasında bir çelişki gördüm ben. Ama buna yargı karar verecek ne oldu nasıl oldu diye. Ben hep şüpheyle yaklaştım o görüntülere de, Akın Öztürk’ün ifadelerine, Akın Öztürk’le ilgili ifadelere de. Zaten bu işin çözümünde kilit isimlerden birinin Akın Öztürk olduğunu düşünüyorum. Yargının en kısa zamanda bu konuyu bütün yönleriyle açıklığa çıkaracağına inanıyorum. OHAL var ve bu devlete yönelik bir OHAL. Demokrasiden, insan haklarından ödün vermeden bu işi yürütmek durumuzdayız.
Görüntülere temkinli yaklaşıyorum derken ne demek istiyorsunuz?
Nerede ve ne zaman o darbeleri aldığını bilmiyorum. Bundan sonrasını savcılarımız ve hakimlerimiz ortaya çıkaracaktır.
Siz şu anda 15 Temmuz gecesi ne olduğuna tam olarak hakim misiniz? Taşlar kafanızda tam oturdu mu?
Henüz tam oturdu dersem haksızlık olur. Kimin ne kadar dahli var konusu hepimizin kafasında soru işareti olarak kalmaya devam edecek. Ama tüm ifadeler alındıktan sonra, herkes kendi cephesinden her şeyi anlattıktan sonra o adeta bir resmin bütün parçaları birleştirilince bir fotoğraf ortaya çıkacak. Çok erken bir yargı bizi yanıltabilir. Ama büyük oranda kafamda bu olayın nasıl olduğu konusunda bir fikri var ama resmin tüm parçaları henüz oturmadı.
İki orgeneral görüyoruz tutuklular ve ihraç edilenler arasında. Acaba bütün komuta kademesini ikna edebilir diye mi yola çıktılar yoksa elimizdekiler bize yeter mi dediler?
Bir kere akıllı bir adamın yapacağı iş değil. Ama güç insanı yoldan çıkarır derler ya bunlar kendilerini çok güçlü gördüler. Türkiye cumhuriyetinin ve halkın gücünü hesap etmediler. Dolayısıyla biz yaparız gelen gelir gelmeyenin de icabına bakarız anlayışı var. Ama asıl halk bunların karşısına çıkınca sayın cumhurbaşkanı kendi canını düşünmek yerine milletini düşünüp İstanbul’a gelince ve çağrısıyla birlikte halk sokağa çıkınca bunların bütün hesapları şaştı. Millet iradesine sahip çıktı 15 Temmuz’un özeti budur. Bu olayın birinci kahramanı millettir. İkinci kahraman onun seçtiği ve en zor dönemlerde liderliğini yaptığı cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve üçüncü kahraman da sayın başbakanımız ve hükümettir. Dolayısıyla bu üç unsur birleşince bu darbe baştan başarısız oldu. Tabi çok ağır da bir bedel ödendi. Ama sonuçta Türkiye 50 yılını kurtardı. Onun için bu şehitlerimizin bizim nezdimizde kıymeti çok fazla. Onun için Çanakkale ile Kurtuluş Savaşı’yla karşılaştırılıyor.