Barkodlar Gıda Güvenliğini Güçlendirebilir

Süpermarket kasalarında barkodla yapılan ilk işlem 26 Haziran 1974’te Ohio’nun Troy kentinde gerçekleşti ve alışverişin seyrini kökten değiştirdi. Marsh süpermarketinde bir kasiyer, Wrigley’s Juicy Fruit sakızı paketini okutarak mağazaları bilgisayar çağına taşıdı. Teknoloji son 52 yılda büyük ilerleme kaydetti ancak kasadaki işlem süreci bugün hâlâ aynı: Bir boyutlu barkodlarla mağazadan alınan hemen her ürünü kaydediyoruz.

İKİ BOYUTLU BARKOD NE SUNUYOR?

Perakende ve paketli gıda sektörleri, güvenilir ancak eskimiş barkodu güncelleme kararı aldı. Önümüzdeki yıl yeni nesil barkodlar kullanılmaya başlanacak. Bugünkü bir boyutlu UPC etiketlerinin yerine iki boyutlu, QR koda benzeyen alternatifler geçecek. Bu değişim mağazalar, üreticiler ve tüketiciler için ciddi avantajlar sağlayabilir. Bunların arasında son aylarda yaşanan ölümcül gıda kaynaklı hastalık salgınlarının önlenmesine yardımcı olmak da var.

Eski FDA gıda politikası ve müdahale daire başkan yardımcısı Frank Yiannas, “Bu avantajları abarttıklarını düşünmüyorum” dedi. Bugünkü bir boyutlu, 10 haneli barkodlar tek bir şeyde gerçekten iyi: Hangi ürünün tarandığını bilgisayara söylemek. Bunun dışında ürün satıldıktan sonra barkodlar fiilen işe yaramaz hale geliyor.

İki boyutlu barkodlar 3 bin rakam ve karaktere kadar veri taşıyabiliyor; bu da onları 52 yıllık akrabalarından çok daha yetenekli kılıyor. Kasiyerler, aynı bir boyutlu barkodlar gibi bunları da kasadan okutabiliyor. Ancak müşteriler de akıllı telefonlarıyla bu barkodları tarayıp daha fazla bilgi içeren bir web sitesine ulaşabiliyor. Daha da önemlisi, iki boyutlu barkodlar ürünün nerede ve ne zaman paketlendiğine dair bilgi aktarabiliyor.

GIDA GÜVENLİĞİNDE YENİ DÖNEM

İki boyutlu barkod tarandığında kullanım kılavuzuna, gıda alerjen bilgilerine, kuponlara ulaşılabiliyor; ürünün hangi çiftlikten geldiği ve ambalajın geri dönüştürülebilir olup olmadığı görülebiliyor. Marketler bu kodları son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri raflardan çekmek ve bozulmuş ürünlerin kasadan geçişini engellemek için kullanabilir. Yeni barkodların en cazip özelliği ise Amerika’nın gıda güvenliği anlayışını kökten değiştirme potansiyeli. New Jersey merkezli, dünyadaki barkodları denetleyen ve lisanslayan standart kuruluşu GS1 da bu yüzden perakende sektörü, üreticiler ve tüketicilerin barkod yükseltmesinden fayda sağlayacağına inanıyor; ancak bu, mağazalar ve paketli gıda şirketlerine çaba gerektirecek.

Parti ve lot numaraları, soruşturmacıların, üreticilerin, mağazaların ve müşterilerin bir sorunu belirli bir ürün grubuna kadar izlemesini sağlayan kritik tanımlayıcılardır. Bugün bu kimlik kodları barkoddan ayrı olarak ürünün ambalajına basılıyor ve genellikle 1990’ların nokta vuruşlu yazıcısıyla damgalanmış gibi duran, çözülemez harf ve rakam dizilerinden oluşuyor. Bir ürün geri çağrıldığında müfettiş, mağaza görevlisi veya müşteri gibi bir insanın, ürünün güvenli olup olmadığını belirlemek için parti ve lot numarasını çözümlemesi gerekiyor. Büyük mağazalarda satışta 50 bin farklı ürün ve her birinden raflarda düzinelerce bulunduğu düşünülürse, insanların takip etmesi gereken çok fazla numara var.

Yiannas, “İnsan sistemleri hatasız değil. Bu artık bir tahmin olmaktan çıkacak. Hassas geri çağırmalar şirketlere ve müşteriye ciddi değer katacak” dedi. Yiannas’a göre mevcut sistemde çok miktarda güvenli gıda raflardan toplanıp çöpe gidiyor; bu da büyük perakendecilere her yıl yüz milyonlarca, bazı olağanüstü durumlarda milyarlarca dolara mal oluyor. Bu atık elbette en iyi senaryoyu temsil ediyor. En kötü senaryoda ise bu yaz yaşanan siklosporiaz salgınında olduğu gibi insanlar hayatını kaybedebiliyor.

GÜNCEL SİSTEMİN ZORLUKLARI

İki boyutlu barkodlar bu tabloyu değiştirme kapasitesine sahip: Paketli gıda şirketleri, geri çağrılan ürünleri izlemek ve mağazalar ile müşterileri uyarmak için parti ve lot numaralarını doğrudan barkodun içine işleyebilir. İdeal olarak bu teknoloji, potansiyel olarak tehlikeli ürünlerin raflara çıkmasını en baştan engelleyebilir. Ürünler raflara ulaşırsa üreticiler ve mağazalar geri çağrılan ürünlerin kasadan geçişini durdurabilir. Ürün bir müşterinin evine ulaştıysa da tüketiciler kodu tarayarak satın aldıkları ürünün güvenli olup olmadığını öğrenebilir.

Ancak daha o noktaya gelinmedi; hatta yakın bile değil. Parti ve lot numaralarının iki boyutlu barkoda işlenmesi için ürün üzerinde benzersiz bir etiketin yerinde basılması veya bu tanımlayıcılara sahip paketlerin önceden basılıp belirli yerlere gönderilmesi gerekebilir. Bugün çoğu paket tek tip olarak dolduruluyor ve parti ile lot numaraları sonradan ekleniyor; bu durumdan çok farklı. Bu, değişimin sağlanması için gerekli ancak kolayca aşılamayacak bir paketleme süreci karmaşası yaratıyor.

Bazıları bunun gerçekçi bir seçenek olduğu konusunda şüpheli. Thomas Gremillion, “Barkodlar, gıda şirketlerinin lot kodlarını takip etmesine yardımcı olacak son derece değerli bir araç olabilir. Ancak yürürlükte herhangi bir düzenleme olmadığı için bu teknolojiye yatırım yapmak için fazla teşvik yok” dedi. Yiannas ise aynı fikirde değil: Yeni iki boyutlu barkod ve paketleme teknolojisine yatırım için gereken para önemli; ancak şirketlerin işler ters gittiğinde karşılaştıkları kayıplarla kıyaslanamaz. Yiannas, “Soda kutusu gibi bir şeye basmak teknolojik olarak şu an mümkün olmayabilir ancak bir galon süt için mümkün olmalı. Biraz donanım değişikliği gerekebilir ama değer önerisi çok büyük. Walmart’ta geri çağırmalardan kaynaklanan kayıplar felaket boyutunda olabiliyor” ifadelerini kullandı.

SUNRİSE 2027 HEDEFİ

Endüstri bu umut verici yeteneği benimsemeye karar verse bile uygulama hızlı olmayacak. GS1, 2017’de yeni bir iki boyutlu barkod varyantı üzerinde çalışmaya başladı ve bunu 2023’te kullanıma sunmayı hedefledi. 1973’te GS1’in kuruluşuna yardımcı olan perakende ve paketli gıda sektörleri, kâr amacı gütmeyen kuruluşa daha fazla zamana ihtiyaçları olduğunu söyledi. Bunun üzerine GS1 daha yavaş bir yaklaşım benimsedi ve sektörü, “Sunrise 2027” girişimi kapsamında önümüzdeki yıl bir boyutlu UPC’lerin yanında yeni iki boyutlu barkodları kullanıma sokmaya yönlendirdi.

GS1 müşteri başarısı kıdemli başkan yardımcısı Melanie Nuce-Hilton, “Bütün bir endüstriyi hareket ettirmek uzun zaman alıyor. Şu an odak noktamız kasadaki işleyişin aksamamasını sağlamak. Barkodun ötmesi gerekiyor. Bu bir perakendeci için çok önemli” dedi. Benzin istasyonları ve marketleri destekleyen sektör teknoloji grubu Conexxus’un icra direktörü Linda Toth’a göre bu yetenek hemen her perakendecide, en küçüklerinde bile mevcut. Bazıları geçiş konusunda tedirgin ancak Toth, gruplarının mağazaları yalnızca küçük ve ucuz yükseltmelerin yeterli olacağı konusunda bilgilendirmek için çalıştığını söyledi. Toth, “Birçok perakendeci buna hazır; sadece farkında değil. Gerçekten beklediğimiz şey üzerinde iki boyutlu barkod olan ürünler” dedi.

ERKEN BENİMSEYENLER VE BEKLENTİLER

İki boyutlu barkodlu ürünler görünmeye başladı bile: Topo Chico sodaları ve Procter & Gamble ürünleri, bir boyutlu kodların yanında iki boyutlu barkodları da göstermeye başlayan ilk kullanıcılar arasında. Paketli gıda ticaret grubu Consumer Brands Association, tüketicilerin iki boyutlu barkodları tarayıp birden fazla markada aynı formatta ürün bilgisine ulaşabilmesi için “SmartLabel” aracını başlattı.

Ancak her şey bir gecede gerçekleşmeyecek. SmartLabel’ın kıdemli direktörü Rishi Banarjee, orijinal barkodun piyasaya çıktıktan sonra endüstri tarafından tamamen benimsenmesinin yaklaşık 10 yıl sürdüğünü hatırlattı. Banarjee, “Bunun 10 yıllık bir geçiş olacağını düşünmüyorum. Daha fazla perakendecinin devreye girmesiyle hızlanmasını bekliyoruz” dedi.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Çerçeve Yasa Resmi Gazete’de, Kurul 24 Ağustos’ta Toplanacak

Türkiye'de kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen ve terörün sona erdirilmesi sürecinde önemli adımlar öngören Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk Tutuklandı

İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sosyal medya hesabında paylaşılan video içeriklerindeki ifadeler nedeniyle emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında resen soruşturma başlattı. Eski Deniz Harp Okulu Komutanı Ertürk, "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alındı.

Çamlıhemşin Tünelli Geçişi Trafiğe Açıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde tünelli geçişi hizmete açtı. Bakan, projenin 10 kilometrelik bölümünün tamamlandığını duyurdu.

Menderes Belediye Başkanvekili Asuman Şen Seçildi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında 7 Ağustos'ta tutuklanan CHP'li Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, İçişleri Bakanlığı kararıyla geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırılmıştı. Menderes Belediye Meclisi bugün hizmet binasındaki meclis salonunda olağanüstü toplandı.

Alihan Kuriş’in İfadesi Ortaya Çıktı

Kamuoyunda Süleymancılar cemaati lideri olarak tanınan Alihan Kuriş, yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarıyla geçtiğimiz gün tutuklandı ve ifadesi dosyaya yansıdı. Kuriş, aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu öne sürdü.