Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'da Göç ve Uyum Sempozyumu'nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Başbakan İTT'nin Kudüs kararına değindi ve İslam dünyasının İsrail'e meydan okuduğunu belirtti.
Dünya nüfusunun yüzde 3'ü kendi ülkeleri dışında yaşadığına işaret eden Başbakan, "Göçmenlerin sayısı 60 milyonu aşmış. Dünyada ülkelerin nüfuslarına göre sıralarsak dünyanın 21. büyük ülkesi, göçmenler ülkesi" ifadesini kullandı.
Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'da Göç ve Uyum Sempozyumu'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Yıldırım, "İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İTT) Doğu Kudüs'ü Filistin'in başkenti olarak tanıma kararına değindi. Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkanlar:
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın İstanbul'da gerçekleştirdiği tarihi zirveye değinmek istiyorum. Geçen hafta Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak ilan etti, büyükelçiliğini de buraya taşıyacağını ilan etti. Bu karar uluslararası hukuka, tarihi gerçeklere, bütün BM kararlarına aykırı bir karardır. Sürekli alan genişleten, Filistin'de, Kudüs'te fiili durum yapan İsrail ödüllendirilmiştir. Mazlum Filistin halkı ise bir kez daha cezalandırılmıştır.
KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZ
Biz Kudüs'ün bizim için kırmızı çizgi olduğunu açık bir şekilde dünyaya ilan ettik. Bu karar bizim için yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımız İİT'yi olağanüstü toplantı için davet etti. Bu konu değerlendirildi ve tarihi kararlar alındı. Bundan böyle Doğu Kudüs, İslam ülkeleri tarafından Filistin'in başkenti olarak ilan edildi. Bütün ülkelere de desteklemesi için çağrı yapıldı. Bu karar tarihi bir karardır. Hiç kimsenin bölge üzerinde tek taraflı bir takım keyfi kararlar almaya hakkı da yoktur, haddi de yoktur. Bu zirvede İslam dünyası en açık şekilde bunu ilan etmiştir.
MÜLTECİ SORUNU İNSANLIĞIN SORUNUDUR
Mülteci sorunu ülkemizin olduğu kadar insanlığın da karşı karşıya kaldığı bir sorundur. BM verilerine göre, 3 milyona yakın insan, dünya nüfusunun yüzde 3'ü kendi ülkeleri dışında yaşıyor. Göçmenlerin sayısı 60 milyonu aşmış. Dünyada ülkelerin nüfuslarına göre sıralarsak dünyanın 21. büyük ülkesi, göçmenler ülkesi. 196 ülke arasında 21. sırada göçmenler geliyor. Eğer bir devlet olarak tanımlarsak böyle bir boyuta erişmiş. Tehlike büyüktür ve mutlaka tedbir alınmalıdır. Tedbir de sadece ülkelerin tek başına alması ile olmaz.
AMERİKA VE AVRUPA KITASI GÖÇLERLE ŞEKİLLENMİŞTİR
Göçün sebeplerini ortaya çıkarmamız lazım. Bunlar nelerdir? Küresel terördür, otorite boşluğudur, adil olmayan yönetimlerdir, zulümdür, baskıdır. Sonuçları ile değil, sebepleri ile de bu göç olgusunun ele alınması lazım. Küresel anlamda değerlendirilmesi lazım. En üst düzeyde değerlendirilmesi lazım. BM dediğimiz örgütler, küresel örgütlerin bundan daha önemli görevi olabilir mi?
Göç Avrupa'da insanlık meselesi ile değil, güvenlik meselesi ile ele alınıyor. Unutmayalım, Amerika ve Avrupa kıtası göçlerle şekillenmiştir. Birçok devlet göçlerle kurulmuş göçmenlerle kalkınmıştır. Mazlum ve sığınmacılara kapımız hep açık oldu. Önemli göç dalgalarına ev sahipliği yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.
MÜLTECİLERLE İLGİLİ YETKİYİ GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE DEVREDİYORUZ
Bundan böyle göçmen, mülteci konularının daha iyi koordinasyonu için bütün mültecilerle ilgili yetkiyi Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne devrediyoruz. AFAD ilk anda karşılayacak, hemen sonra bütün yetkiler İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne devredilecek ve oradan devam edecek.
GÖÇÜN KÜRESEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ LAZIM
Göçün sebeplerini ortaya çıkarmamız lazım. Bunlar nelerdir? Küresel terördür, otorite boşluğudur, adil olmayan yönetimlerdir, zulümdür, baskıdır. Sonuçları ile değil, sebepleri ile de bu göç olgusunun ele alınması lazım. Küresel anlamda değerlendirilmesi lazım. En üst düzeyde değerlendirilmesi lazım. BM dediğimiz örgütler, küresel örgütlerin bundan daha önemli görevi olabilir mi?