Büyük şirketlerin kabına sığmayıp taşmalarını hep gıpta ile izlemişimdir.
Bana ilham oluyorlar. haberaktuel.com'un kuruluşuna bu şirketlerin bana verdiği heyecan sebep oldu diyebilirim.
Öner Hekim isimli işadamının kurduğu Hekim Holdingi izleyip de heyecan almamak mümkün değil. Tam bir başarı öyküsü Öner Beyin yaptığı. Geçim sıkıntısının Giresun'dan İstanbul'a sürüklediği Hekim ailesinin 1958 doğumlu çocuğu Öner Hekim, 1981 yılında çelik konstrüksiyon, prefabrik, konteyner ve kabin işleri yapan bir kuruluşta işe başlamasıyla başlayan hayat deneyimini holdingleşmeye kadar taşımış.
Öner Bey; hayata atılan ya da atılmaya cesaret edemeyen gençlere çok iyi örnek ve rol model. Tabiri caizse “tıkır tıkır işleyen” bir sistemin başında. Bu işleyiş 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in gözünden de kaçmamış; Öner Hekim'i takdirname ile ödüllendirmiş. Her şey onun kontrolü altında. Haber Aktüel'e verdiği desteğin âliliği de yadsınamaz. Allah yolunu açık etsin.
***
Türkiye'deki hava yolları trafiğine sihirli bir el değmeli. Yoksa uçuşlardaki keşmekeş artarak devam edecek. Geciken tarifeli uçaklar, gidilemeyen fuarlar, yetişilemeyen toplantılar, iptal edilen programlar… Son zamanlarda bunların nerdeyse tamamına yakını hava yolları şirketlerinin zamanında uçamamasından, hatta bazen hiç uçamamasından kaynaklanıyor. Devletin elini cebine atıp genişletmediği ve koşullarını düzeltmediği havaalanlarının yetersizliği uçuşları baltalıyor. Uçuşlara yetmeyen havaalanları kalkış için hazırlanan uçakları sahada dakikalarca bekletiyor.
Havaalanı terminallerinin de dar olması yolcuların kontuar ve uçuş kapısına giriş çıkışlarını eziyet haline getiriyor. Adana Şakirpaşa Havaalanını örnek verebilir, yolcuların aynı kapıdan giriş çıkışını bir “rezalet” olarak addedebilirim. Girişler, çıkış kapısıyla aynı kapıdan yapılınca yolcular kapıdan evine girer gibi giriyor. Buna personellerin oturdukları yerden talimat vermesi de eklenince trajikomik bir durum ortaya çıkıyor. Kapıdaki yığılma, düşen poşetler, savrulan çantalar, bir X-ray'dan iki kişinin geçmeye çalışması buna birkaç örnek sadece! Yolcular gecikince uçuşlar da aksıyor tabi.
Hırsızın hiç mi suçu yok diye düşünmeden de geçemiyor insan. Havayolu şirketlerinin keyfi tutumu da gözlerden kaçmıyor elbet. “Bir önceki uçuşun gecikmesinden kaynaklanan…” gibi bayatlamış bahaneler geçerliliğini yitirdi. Demode bunlar. Geciken uçağın yerine “müşteri memnuniyetine” dayalı bir duruşla pekâlâ başka bir uçak temin edilebilir. “Uçak kiralamak” gibi geçerli ve hızlı bir çözümü daha önce birkaç kez gördüm. Ama kârdan düşmek istemeyen şirketler 1-2 saat gecikmeyi vatandaşa reva görüyor olmalı…
***
Mecliste vekillerin yaka paça birbirine girmesini, yargının katsayı kararına karşı çıkmasını, siyasi liderlerin birbirine hakaret etmesini, Bülent Arınç ile Gürdal Mumcu arasında yaşananları, kazıları, kazılarda çıkan kemikleri görmezden geldim. Abdullah Gül'ün medyaya yaptığı “yazmayın” uyarısından ötürü değil tabi ki. Ben ülkede huzur ve sağduyu isteyenlerdenim. Israrla kaos ortamı yaratıp vatandaşı germeye ve bundan primlenmeye çalışanlara fırsat vermeye niyetim yok. Siz de deneyin; bir şeylerin değiştiğini göreceksiniz. İç huzur gibi…