Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ABD Başkanı Biden, Macron başta olmak üzere 7 düvelin 2023’e kilitlendiğini duyurdu.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye’yi durdurmanın yolunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı durdurmaktan geçtiğini iyi bilenlerin bir araya geldiğini belirterek, “Onun için Biden’ından, Macron’una 7 düvel bir araya geldi, 2023’e kilitlendi’’ dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Gaziantep’e geldi. Bakan Bozdağ, ilk olarak Gaziantep büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Prof. Dr. Aziz Sancar Eğitim ve Sanat Merkezi açılışına katıldı.
Açılış töreninde konuşan Bakan Bozdağ, en büyük gücün maden, petrol ve gaz olmadığını en büyük gücün bilgi, bilgiyi üretme, çoğaltma, yayma ve bunu endüstriyel teknolojiye dönüştürme başarısı olduğunu kaydetti.
'BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜNE SON VERECEĞİM DİYEN PARTİLERE DAVA AÇILDI'
Adalet Bakanı Bozdağ, başörtüsü sorunun AK Parti döneminde yapılan çalışmalarla sona erdiğini belirterek, anayasa ve yasalara rağmen haksız idari kararlar ve tedbirlerle, bu kararları teyit eden haksız mahkeme kararlarıyla, zulmün adının ‘adalet’ eşitsizliğin adının ‘eşitlik’ olduğunu kaydetti. Ülkede başörtüsü zulmüne son vereceğini söyleyen partilere kapatma davaları açıldığını hatırlatan Bozdağ, şöyle konuştu:
“Türkiye’de kadın öğrenciler arasında ayrım yapıldı, sadece erkek kadın arasında değil aynı zamanda kadın öğrenciler arasında ayrım yapıldı. Başı örtülü olana, ortaöğretimde de, yüksek öğretimde de eğitim-öğretim hakkından yararlanması, Anayasa ve yasalarımıza rağmen haksız idari kararlar ve tedbirlerle, bu kararları teyit eden haksız mahkeme kararlarıyla, zulmün adı adalet oldu, eşitsizliğin adı eşitlik oldu. Haksızlığın adı hak oldu, yıllar yılı bu uygulandı. Bu ülkede ‘başörtüsü zulmüne son vereceğim’ diyen partilere kapatma davaları açıldı. Gerekçelerinde bunlara yer verildi. En son Fatma Hanım’ın, Mehmet Bey’in, Ahmet Bey’in, Mehmet Bey’in de oyları olan 2008 yılında Milliyetçi Hareket Partisi ile AK Parti birlikte mecliste değişiklik yaptık. Anayasa’nın 10’uncu maddesine bir ibare ekledik ve 42’nci maddesine de hiç kimse eğitim öğretim hakkından yoksun bırakılamaz dedik. Kötü mü demişiz? Ama ertesi gün gazeteler ‘411 el kaosa kalktı’ dedi. CHP şimdi muhafazakarlarla da helalleşmek için dolanıyor ya onlar da koşa koşa Anayasa Mahkemesi’ne gitti ve Anayasa Mahkemesi yapılan düzenlemenin hem yürürlüğünü durdurdu hem de iptal etti. Arkasından 14 Mart 2008’de AK Parti’ye bu nedenlerle gerekçe gösterilerek kapatma davası açıldı. Türkiye nereden nereye geldiğini görmek için yaşanan değişimleri, yaşanan zorlukları birlikte değerlendirmek lazım.”