Kayseri’de sıradan gibi görünen bir trafik olayı, eski erkek arkadaşı Enes Satılmış’ın, eski kız arkadaşı Şeyda Kocaoğlu’nun ölümüne kasten neden olmaktan müebbet hapis cezasına çarptırılmasıyla karanlık bir hal alır. Bir trafik kazasından şok edici bir kazaya dönüşen bir davanın tüyler ürpertici ayrıntılarını ortaya çıkarın
Geçen yıl 13 Eylül’de Kayseri’nin Melikgazi ilçesindeki Kocasinan Caddesi’nde bir trajedi yaşandı. Olaya yol açan olaylar, Şeyda Kocaoğlu (19) ile Enes Satılmış’ın (19) üç yıllık ilişkisinin sona ermesiyle başladı. Ayrılığın ardından Enes Satılmış tehdit mesajlarına başvurdu. Şeyda’nın arabasını kasıtlı olarak trafiğe sıkıştırıp karşıdan gelen bir minibüsle çarpışmasıyla olay büyüdü. Çarpışma ölümcül oldu ve Şeyda’nın hayatına mal oldu.
Trafik kazası olarak nitelendirilen Enes Satılmış, ehliyeti olmamasına rağmen bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten 8 yıl 9 ay hapis cezası aldı. Ancak Şeyda’nın ailesi, bunun sıradan bir trafik kazası değil, kasıtlı bir şiddet eylemi olduğunu iddia ederek karara itiraz etti. Bölge Adliye Mahkemesi, davayı inceledikten sonra kararı bozarak yeniden yargılamaya yol açtı.
Yeniden yargılamada mahkeme, durumun ciddiyetini kabul ederek bakış açısını değiştirdi. Kasten öldürme suçlamasıyla yargılanan Enes Satılmış, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, ‘iyi hal’e dayalı bir indirim yapmayı reddederek herhangi bir hoşgörü uygulamaktan kaçındı. Bu dönüm noktası niteliğindeki karar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet içeren davalar için bir emsal oluşturabilir ve bu tür olayların yorumlanmasında bir değişikliği vurgulayabilir.
Ailenin avukatı Bengü Bilgin, bu kararın toplumsal cinsiyete dayalı suçlar bağlamındaki potansiyel önemini vurguladı. Çağdaş davaların genellikle farklı şiddet yöntemlerini içerdiğini ve bu kararı farklı bir toplumsal cinsiyete dayalı suç kategorisi için potansiyel bir emsal haline getirdiğini vurguladı. Şeyda’nın babası Serkan Kocaoğlu, kararın kızını geri getirmeyeceğini ancak sonunda adaletin yerini bulduğunu ifade etti.
Bu davanın bir trafik kazasından cinayet mahkumiyetine dönüşmesi, toplumsal ve yasal bakış açılarında bir değişime işaret ediyor. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakaları su yüzüne çıkmaya devam ederken, bu karar nüanslı yorumların ve adalet arayışının önemini hatırlatıyor.