Carol Gillott, 16 yaşındayken Paris’i ilk kez gördüğünde, Philadelphia’dan gelen bir genç kızdı ve daha önce şehri ziyaret eden ablasının izinden gidiyordu. Şimdi, o kısa bir turist ziyareti için geldiği Paris’te 70 yıl sonra ev sahibi olarak yaşamını sürdürüyor. Ancak hayatının çoğunu burada geçirmedi; 72 yaşında Paris’e kalıcı olarak taşınma kararı aldı. İlk gençlik ziyaretinin ardından uzun yıllar boyunca şehire olan aşkını uzaktan sürdürdü ve Fransız yaşam tarzına hayran kaldı.
PARİS'E KALICI TAŞINMA KARARI
Gillott, kariyerine ABD’de illüstratör olarak başladı ve genellikle New York’ta çalıştı. Yılda birkaç kez Fransa’yı ziyaret eden Gillott, zaman zaman resim atölyelerine katılıyor, İtalya’da ayakkabılar tasarlıyor ve Avrupa’daki antika pazarları hakkında bir illüstrasyon kitabı yazıyordu. Moda endüstrisinde çalışırken Hong Kong, Tayvan ve Hindistan’a gönderildi, ancak Paris her zaman aklının bir köşesinde kalmaya devam etti. 2006 yılında, Paris sevgisini anlatan bir blog açarak, su renkleri ile şehrin simgelerinden olan tatlıları sergilemeye başladı. “Herkes, ‘Neden Paris’e taşınmıyorsun?’ diyordu,” diyor Gillott.
YENİ BİR HAYATIN KAPILARINI AÇTI
Blogu sayesinde geniş bir kitleye ulaşan Gillott, sanat eserlerini Etsy üzerinden satmaya başladı. Blogundaki renkli ve eğlenceli çalışmalar, Fransız stiline olan yoğun ilgiyi yansıttı. Başarılı blog ve sanat kariyerinin ardından New York’u geride bırakarak Paris’e yerleşti. Artık 86 yaşında olan Gillott, küçük bir dairede yaşıyor ancak sanatı ve kaliteli yaşamı sayesinde Paris’te yalnız hissetmiyor. “Babam, ‘Kedilerle dolu bir çatı katında kalacaksın,’ derdi,” diye hatırlatıyor. “Evet, çatı katım var.”
KÜLTÜREL DENEYİMLERİ VE İLİŞKİLERİ
Gillott, genç yaşta Paris’te yaptığı ziyaretin ardından Pennsylvania Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim aldı ve Pennsylvania Üniversitesi’nden Güzel Sanatlar diploması aldı. Serbest illüstratörlük yaparken, New York’taki moda endüstrisinde de çalıştı. En önemli işlerinden biri, ilaç sektöründe illüstratörlük yapmaktı; çizimleri Advil ve Prozac reklamlarında yer aldı. Ayrıca James Beard Vakfı için fotoğrafçı olarak gönüllü çalıştı ve burada ünlü Fransız şeflerle tanışma fırsatı buldu. Bu bağlantılar, Paris ile olan bağını güçlendirdi.
PARİS'TE YENİDEN YER EDİŞİ
Gillott, 2012 yılında New York’taki dairesini kiralayarak Paris’te deneme ziyaretine geldi ve o günden bu yana neredeyse sürekli Paris’te yaşıyor. Şimdi, Île Saint-Louis’deki dairesinden Seine Nehri’ni görebiliyor. Paris’teki yaşamı köy yaşamını andırıyor. Emeklilik yaşını geçmiş olmasına rağmen, blog yazarlığı gibi tam zamanlı bir işte aktif olarak çalışmaya devam ediyor. Blogunda, Paris’te çektiği fotoğraflarla birlikte kendi sanat eserlerini sergiliyor. Özellikle Fransız tatlılarına olan ilgisi, blogunun adıyla özdeşleşti.
FRANSIZ KÜLTÜRÜNE DERİN BAĞLAR
Gillott’un su renkleri, Paris kültürü ve Fransız mutfağının güzelliklerini yansıtıyor. “Burada her ay bir şey kutlanıyor ve bu büyük bir olay,” diyor. Özellikle mevsimsel yiyeceklerin kutlandığını vurguluyor. Gillott, Paris’te birçok etkinliğe katılıyor, şarap tadımından çikolata festivallerine kadar geniş bir yelpazede deneyimler yaşıyor. Blog yazarı olarak bu etkinliklere katılma fırsatına sahip.
PARİS'TE YAŞAMANIN AVANTAJLARI
Paris’te yaşamın maliyetinin daha uygun olduğunu belirten Gillott, sosyal güvenlik geliri ve Etsy’den elde ettiği gelirle geçiniyor. Araç sahibi değil ve ulaşımını yürüyerek, metro ve otobüsle sağlıyor. Ayrıca, yaşlı indirimleri sayesinde yüzme havuzları gibi birçok yerde maliyetlerini düşürüyor. Taze gıda için açık hava pazarlarından alışveriş yaparak tasarruf ediyor. “Burada yaşam çok ucuz,” diyor.
GELECEK PLANI VE İLHAM KAYNAĞI
Gillott, Paris’teki yaşamının güzel olduğunu vurgularken, mimariden ve tarihsel dokudan da büyük keyif alıyor. Philadelphia’daki kız kardeşini özlüyor olsa da, New York’taki hayatını geride bıraktı ve artık geri dönme planı yok. “Paris harika bir şehir, hava gri ve yağmurlu olsa bile,” diyor. Seine Nehri manzarası karşısında bolca ilham alıyor.