CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, “Sansüre karşı bir kampanya başlatılabilir. 90'lı yıllarda özel radyolar için yapılmıştı bu.” sözlerine, gazeteci kökenli milletvekillerinden destek geldi.
Vekiller, seçim öncesi muhalif televizyon kanallarını sansürleyen TÜRKSAT, Digiturk ve Tivibu'ya karşı ortak bir kampanya başlatılabileceğini vurguladı.
Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, medya örgütlerinin çağrısı doğrultusunda gereken her türlü eylemi yapabileceklerini anlattı. İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Türksat'ın Bugün TV ve Kanaltürk'e karartma uygulamasını, en kısa zamanda protesto edeceklerini kaydetti. CHP'nin gazeteci kökenli vekillerinin konuyla ilgili görüşleri şöyle:
EYLEM İÇİN GAZETECİLERİN ÇAĞRISINA AÇIĞIZ
Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu: “Medya örgütlerinden, gazete ve televizyonlardan gelecek her türlü çağrıya açığız. Basın emekçileri kendi aralarında örgütlensinler. Gazeteciler Cemiyeti, bizim girişimlerimizle aylık toplantılar yapıyor. Bu tür toplantılarda meslek örgütlerinden gelecek her türlü çağrıya katılmaya devam edeceğiz. Hangi gazete kendine baskı kurulmuş hissediyorsa; hangi televizyon kapatma tehlikesiyle karşı karşıyaysa; ifade özgürlüğüne, halkın haber alma özgürlüğünün engellendiğini söylüyorsa bize bir telefon yeter.”
TÜRKSAT'IN ÖNÜNDE KARARI PROTESTO EDECEĞİZ
İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş: “Kurduğumuz ‘Medyaya Yönelik Baskıları İzleme Komisyonu' ciddi çalışmalar yapıyor. Her kim iktidarın baskısına maruz kaldıysa o gazete ve televizyonların yanında yer aldı. İlk olarak Digiturk kutularımızı attık ve üyeliklerimizi iptal ettik. Aynı tavrı yarın Türksat'a da gerçekleştirebiliriz. Türksat'ın hukuksuz sansür girişimine karşı hem Türk Telekom ve Türksat'ın ana binasının önünde protestolar gerçekleştirebiliriz hem de Türksat'ın bu hukuk dışı engellemesine yönelik örgütlerimizle demokratik duruşumuzu sergileriz. Bizim için temel kısas, düşünceyi ifade özgürlüğüdür.”
TÜM SİYASETÇİLERİN, SANSÜRÜN KARŞISINDA OLMASI GEREKİR
Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer: “Hukuk devletine ve demokrasiye asla yakışmayan, basın ve ifade özgürlüğü konusunda hepimizin kaygılanmasına neden olan hükümetin bu uygulamaları karşısında tüm siyasetçilerin kararlılıkla karşısında olması gerekir. Bu konuda gördük ki, uluslararası toplum da, yabancı meslektaşlarımız da Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına, muhalif ve eleştirel seslerin sindirilmesine karşı ayağa kalkmış durumda. Biz siyasetçiler de bu konuda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz.”
RTÜK'TE BASINI ÖZGÜRLEŞTİRECEK ÇALIŞMALAR YAPACAĞIZ
İstanbul Milletvekili Eren Erdem: “1 Kasım'da bir iktidar değişikliğine ihtiyacımız var. Ayakları yere sağlam basan bir hükümet gerekiyor. Kanun teklifleriyle, Parlamento'da uzlaşmacı çalışmalar yaparak, uzlaşmacı bir dille RTÜK'te basını özgürleştirebilecek bir zeminde çalışmalar yapacağız. Kimse Türkiye'yi bu şekilde vesayet rejimine sürükleyemeyecek. Her platformda bu işe öncülük edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Görüşü ne olursa olsun hiçbir medya organı iktidar tarafından kontrol edilmeyecek ve baskı altına alınmayacak.”