Venezuela’yı iki hafta önce vuran yıkıcı depremler herhangi bir hükümet için büyük bir sınav olurdu. Ancak bu felaket, sertlik yanlısı lider Nicolás Maduro’nun altı ay önce yakalanmasının ardından hala toparlanma sürecinde olan bir ülkeyi vurarak doğal afeti Başkan Vekili Delcy Rodríguez için siyasi bir teste dönüştürdü ve halkın devletin tepkisine duyduğu öfkeyi su yüzüne çıkardı. 24 Haziran’da kısa aralıklarla Venezuela’yı vuran iki büyük depremde 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti; uzmanlar bu sayının gerçek ölü sayısının oldukça altında olduğunu belirtiyor. Ülke içinde ve dışında birçok vatandaş, yetkililerin çok yavaş hareket ettiğine ve felakete yeterince müdahale edemediğine inanıyor; Rodríguez ise bu eleştirileri kesin bir dille reddediyor.
DELCY RODRİGUEZ'İN LİDERLİK SINAVI
Analistlere göre depremler, geçici hükümet için tanımlayıcı bir sınav haline gelerek siyasi kırılganlığını ve devletin afete müdahale gücünün sınırlarını ortaya çıkardı. Uzmanlar, bu sınavın sonucunun oldukça belirsiz olduğunu ve Washington’un ülke üzerindeki denetleyici rolü nedeniyle ABD’nin atacağı adımların belirleyici olacağını savunuyor. Florida Uluslararası Üniversitesi’nden akademisyen İmdat Öner, “Delcy Rodríguez şu anda liderliğinin en büyük sınavıyla karşı karşıya” dedi. Öner, “Aynı zamanda, kötü yönetim ve yavaş müdahale nedeniyle halkın öfkesi artıyor. Ancak otoriter rejimlerde bu tür krizler genellikle iktidardakileri güçlendirir” değerlendirmesinde bulundu. Öner, Rodríguez’in “istikrar ve yeniden inşa adına yetkilerini merkezileştirmek, güvenliği sıkılaştırmak ve siyasi reformları ertelemek için olağanüstü hal yetkilerini kullanabileceğini” öne sürdü.
DEVLETİN ZAYIFLIĞI VE EKONOMİK YIKIM
Depremin Rodríguez’e sunabileceği siyasi fırsatların ötesinde, hükümet son derece zayıf durumda ve deprem sonrası toparlanma görevi oldukça zorlu. Uluslararası Kriz Grubu’ndan analist Phil Gunson, “Acil durumun kendisi büyük bir zorluk, ancak ekonomik toparlanma ve yıkılan bölgenin yeniden inşası da öyle. Bu, hükümetin sahip olmadığı çok büyük miktarda parayı gerektirecek” dedi. 24 Haziran depremleri Venezuela tarihinin en ölümcül doğal afetleri arasında yer alıyor. Ülke yetkililerine göre, bildirilen 3 bin 685 ölümün yanı sıra 16 binden fazla kişi yaralandı ve 17 binden fazla kişi yerinden edildi. Yüzlerce bina hasar gördü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) göre ekonomik etkinin ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yaklaşık yüzde 6’sı olduğu tahmin ediliyor.
HÜKÜMETİN MÜDAHALE KAPASİTESİ TARTIŞMASI
Analistler, bu büyüklükteki bir felaketin her hükümeti zorlayacağını ancak Venezuela’nın durumunun, kurumların eski Başkan Hugo Chávez’in 25 yıllık yönetimi altında zayıflamış olması nedeniyle özellikle ağır olduğunu belirtiyor. Gunson, “Devletin müdahale kapasitesi yok. Bütçesi, personeli, planlaması, liderliği, ekipmanı veya ağır makineleri yok” ifadelerini kullandı. Sahadan gelen çok sayıda tanık ifadesi, hükümetin müdahalesinin yetersiz olduğunu ve birçok kişinin hala enkaz altında olduğunu veya kayıp olduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında bu eleştirilere yanıt veren Rodríguez, yetkililerin yavaş hareket ettiği suçlamasını reddetti. İlk 24 saat içinde 4 bin personelin görevlendirildiğini, bu sayının hızla 19 bine çıktığını ve uluslararası kurtarma ekiplerinin de destek verdiğini söyledi.
MUHALEFETİN VE ULUSLARARASI TOPLUMUN TEPKİSİ
Bu arka plana karşı muhalefet grupları Venezuela hükümetine yönelik eleştirilerini yoğunlaştırdı. Depremlerden önce bazı muhalefet figürleri, özellikle üst düzey hükümet yetkililerinin 2015’te seçilen ve uluslararası toplum tarafından tanınan son Venezuela yasama organı olan Ulusal Meclis’in eski başkanı Dinorah Figuera ile bir araya gelmesinden sonra iyimserdi. Ancak Venezualı akademisyen Carlos Torrealba, depremlerin devam eden herhangi bir süreci kesintiye uğrattığını söyledi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, Nobel Barış Ödülü sahibi muhalif lider María Corina Machado’nun Venezuela’ya dönme girişimleriyle ilgili olarak, “Trump yönetimi tamamen Venezuela’daki yıkıcı depremlere müdahale çabalarına odaklanmış durumda. Şu anda hassas siyasi konuları gündeme getirmek, bu felakete müdahale çabalarımıza ters düşer” açıklamasında bulundu.
ABD'NİN MEVCUT POLİTİKASINA DESTEK
Uzmanlara göre bu tür açıklamalar, Washington’un Machado’nun hareketini Venezuela’yı yönetmek için uygun bir alternatif olarak görmediğini gösteriyor. Akademisyen İmdat Öner, birçok Venezuelalının Rodríguez’in depremlere zayıf tepkisinin Washington’u kendisine olan desteğini yeniden gözden geçirmeye iteceğine inandığını ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi. Öner, “Delcy, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen her talebe yanıt vererek hükümetini Washington’a nasıl faydalı kılacağını biliyor. Bu da Beyaz Saray’ın yakın zamanda seçimler veya tam bir demokratik geçiş için ciddi bir baskı yapmadan, sınırlı reformlar ve iş birliğini teşvik ederek onu desteklemeye devam etme olasılığını artırıyor. Şimdilik, siyasi bir geçiş ufukta görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu.