8. Uluslararası Teoloji Konferansı’nın açılış programı için Rusya’nın başkenti Moskova’da bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Moskova Merkez Camiinde Rusya Müslümanlarına hutbe irat etti.
Geçtiğimiz Eylül ayında açılışı gerçekleştirilen Moskova Merkez Camiinde 15 binden fazla Müslümana hutbe irat eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, hutbesinin başında Rusya’da yaşayan Müslümanlara Türkiye’den selam getirdiğini ifade etti.
Rusya Müslümanlarına kazandırılan ve Moskova’nın merkezinde yer alan böyle bir ibadethane için emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Görmez, hutbesine “Rusya Federasyonunda yaşayan 25 milyondan fazla kardeşimize, Türkiye’deki kardeşlerinden gönül dolusu selamlar, muhabbetler getirdim. Sahabe efendilerimizin medfun olduğu Derbent’teki Bolgar’daki dostlarımıza, Gorno Altay’dan Astrahan’a, Grozni’den Ufa’ya, Kazan’dan Petersburg’a tüm Müslüman kardeşlerimize selam olsun. Ve Moskova’nın kalbinde Merkez Camiinde bulunan Bişkek’ten, Buhara’dan, Duşanbe’den, Bakü’den, Astana’dan gelerek Rusya’da yaşayan ve kutlu çağrı ile bir araya geldiğimiz kardeşlerimize de selam olsun. Kurban Bayramında ibadete açılan bu muhteşem camii, bu güzel mabet Moskova’da yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimize hayırlı ve mübarek olsun. Sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun” ifadeleriyle başladı.
Moskova’ya kazandırılan bu ibadethanenin ebediyen birlik ve kardeşlik merkezi olması dileğinde bulunan Başkan Görmez, “Allah’tan dua ve niyazım odur ki, Moskova şehrine büyük değer katan bu mabet, ebediyen birlik, barış ve kardeşlik merkezi olsun. İlim, hikmet ve marifet mekanı olsun. Yüzyıllık fetret döneminden sonra burada ahlak, fazilet, hidayet yayılsın. Mihrabından, minberinden, kubbesinden vicdanını kaybetmiş beşeriyete şefkat ve merhamet saçılsın” şeklinde konuştu.
Başkan Görmez, Camiyi dolduran binlerce Müslümana kardeşlik hukukunun ilkelerini ve birlik ruhunu anlattığı hutbesinde şu hususların altını çizdi;
“Birbirinizle marifet alışverişinde bulunun…”
Kuran’ı Kerim’de Allah buyuruyor ki; “Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Ve sizi farklı şubelere, ırklara, kabilelere ayırdık. Öyleyse birbirinizle marifet alışverişinde bulunun. Birbirinizi tanıyın. Birbirinizin hakkını tanıyın. Birbirinizin varlığını tanıyın. Birbirinizin dilini, dinini, ırkını tanıyın. Birbirinizin onurunu, şerefini, izzetini tanıyın. Şunu biliniz ki Allah katında en kıymetliniz, en değerli olanınız muttaki olanınızdır. Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde imanlı, ibadetli ve ahlâklı yaşayanlarınızdır.”
Efendimiz bir hadisinde şöyle buyuruyor; “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir, zira hepiniz Âdem’in çocuklarısınız; Âdem ise topraktandır. Allah katında en değerli olanınız, ona en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana, Allah’a saygı ölçüsü dışında başka bir üstünlüğü yoktur.”
Hepimiz insan olarak, beşer olarak aynı özden, aynı mayadan, aynı hamurdan, aynı çamurdan, aynı topraktan yaratıldık. Hepimiz beşer olarak aynı babadan, aynı Âdem’den, aynı anneden, aynı Havva’dan geliyoruz. Hepimiz aynı arzı, aynı zemini, aynı asumanı, aynı dünyayı, aynı âlemi, birlikte paylaşıyoruz. Hepimiz aynı güneşin ısısından, aynı ayın ışığından istifade ediyoruz.