TATİLİN AHLAKİ SINIRLARI
Diyanet, tatil döneminde hutbe aracılığıyla tatil ve tatilciler üzerine önemli mesajlar aktarıyor. “Sıla-i rahimle bereketlenen tatil” başlığıyla kaleme alınan hutbede, İslam dininin çalışmak kadar dinlenmeye de önem verdiği ifade ediliyor. Hutbede, müslümanların da tatil ihtiyacı olduğu vurgulanıyor. Bu tatilin ahlaki ve helal sınırlar içinde olması gerekliliğine dikkat çekilerek, “Dinimize göre çalışmak ne kadar önemli ise istirahat etmek de aynı ölçüde önemlidir. Dolayısıyla Müslümanın; dinlenmeye, zihnen ve bedenen toparlanmaya, ruhen arınmaya, ailesiyle birlikte nitelikli zaman geçirmeye de ihtiyacı vardır. Ancak unutmayalım ki; Müslümanın çalışması da, dinlenmesi de, tatili de, eğlenmesi de meşru, ahlaki ve helal sınırlar içerisinde olmalıdır.” deniliyor.
LÜKS VE İSRAF TATİLLERİ
Hutbede, bazı tatil organizasyonlarının ahlaki ve helal çizgiden uzaklaştığına dikkat çekiliyor. “Ne yazık ki günümüzde bazı tatil organizasyonları, Allah’ın hükümlerini hiçe sayan, helal haram hassasiyetinden uzak, lüks ve israfın zirveye ulaştığı, nefsani arzu ve isteklerin sınır tanımadığı bir hâl almıştır. Böyle bir tatil anlayışının dinimizde asla yeri yoktur.” açıklamaları yapılıyor.
TATİLLERDE GÜNAHLARDAN KAÇINMA
Hutbede, Müslümanların tatillerde günaha girmemesi gerektiği ifade ediliyor. “Tatiller, çocuklarımızın dinî, sosyal ve kültürel gelişimlerine; sıla-i rahim bağlarının güçlenmesine imkân tanıyan zaman dilimleridir. Allah Resûlü (s.a.s): ‘Rızkının bol, ömrünün bereketli olmasını arzu eden, akrabalık bağını devam ettirsin.’ buyurmaktadır. O halde, tatillerde anne babamızı ve akrabalarımızı da ziyaret edelim. Dinî, ahlaki ve sosyal sorumluluklarımızı göz ardı etmeyelim. Tatillerimizi, kulluğumuzu unuttuğumuz, günahlara kapı araladığımız zamanlara dönüştürmeyelim.” şeklinde uyarılar yapılıyor.