Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilere yönelik yürütülen soruşturma, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili dosyanın yeniden açılmasına yol açtı. Soruşturmada son olarak doktor Nurettin Demirkol, “yalan tanıklık” suçlamasıyla tutuklandı. Demirkol, verdiği son ifadesinde hatırlamadığı ayrıntılarla dikkat çekti.
DEĞİŞKEN İFADELER VE ÇELİŞKİLER
Demirkol, Denizolgun’un ölümünü 155’i arayarak ihbar ettiğini belirtti. Bu görüşmede “Ailenin doktoruyum” dedi. Ancak daha sonra, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli görmediğini iddia etti. Savcılığın sorduğu çelişkilere karşı Demirkol, “Olay günü ben mi aradım, hatırlamıyorum” şeklinde yanıt verdi. Olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtiğini vurguladı.
OLAY YERİ İNCELEMELERİ VE İFADELER
Soruşturma dosyasında Hilmi Tuna Kuriş’in de olay yerinde bulunduğu kaydedildi. Demirkol, çiftliğe gittiğinde yalnızca Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu ileri sürdü. Ancak yapılan HTS incelemesi, Kuriş’in olay günü orada olduğunu tespit etti. Savcılık, Demirkol ile Kuriş arasında aynı geceye ait arama kayıtları buldu.
OLAYIN DETAYLARI VE GÖZLEMLER
Demirkol, Denizolgun’u ilk bulduğu anla ilgili olarak, ağzında bir sıvı bulunduğunu söyledi. Ancak bu sıvının kan mı yoksa başka bir şey mi olduğunu ayırt edemediğini ifade etti. Olayın ardından yapılan ihbara dair detaylar, ilk telefon görüşmesinin saat 00.29’da gerçekleştiğini gösteriyor. Demirkol, ihbarda bulunduğu sırada kendisini “Doktor Nurettin Demirkol” olarak tanıttı.
ŞÜPHELİ ÖLÜM VE OTOPSİ BULGULARI
2016 yılında Denizolgun’un ölümüne dair yapılan otopsi işlemleri şüpheli bulundu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsinin doğruluğuna dair şikayetler olduğunu bildirdi. Hazırlanan bilirkişi raporunda Denizolgun’un ölümü “şüpheli” olarak nitelendirildi. Rapor, Denizolgun’un vücudundaki morlukların ölümden önce meydana geldiğini ortaya koydu.
OLASILIKLAR VE DEĞERLENDİRMELER
Raporda, Denizolgun’un yastıkla boğulmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruldu. Mevcut bulgular, kasten öldürülme ihtimalinin dışlanamayacağını gösteriyor. Bu durum, soruşturmanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.