TÜRKİYE’DE E-İMZA ARAŞTIRMASINA YENİ İDDİALAR EKLENDİ
Elektronik imza (e-imza) kullanılarak para karşılığı sahte üniversite diplomaları ve sürücü belgeleri edinildiğinin tespit edilmesinin ardından yeni bir iddia gündeme geldi. Ülke genelinde BTK’daki tüm e-imza kullanıcılarının şifrelerinin saklandığı veri havuzunun hacklendiği belirtildi. BTK, e-imza ile ilgili asılsız veri sızıntısı iddialarını yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti. Açıklamada, elektronik imza veri havuzunun hacklenmesine dair iddiaların tamamen asılsız olduğu ve Türkiye’de bulunan tüm e-imzalara ait bilgilerin toplu halde herhangi bir veri havuzunda yer almadığı vurgulandı.
VERİ SIZINTISI İDDİALARI YALANLANDI
BTK’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “E-imza sisteminde, e-imza sahiplerinin pin kodları veya herhangi bir kişisel verisi dahil, hiçbir verisi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde tutulmamaktadır. Elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları yalnızca sertifikayı kullanan kişinin, başvuru esnasında sunduğu kişisel verilere sahiptir. Bu nedenle, sertifika ya da pin kodu bilgilerinin herhangi bir veri havuzundan çalınması veya bu tip bir veri sızıntısının yaşanması söz konusu değildir.”
YASAL SÜREÇLER BAŞLATILDI
E-imza kullanıcılarını hedef gösteren ve kamuoyunu yanıltıcı gerçek dışı veri sızıntısı iddialarını yayan kaynaklar hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve yasal süreç başlatıldı. Bu durum, 2 milyon 500 binin üzerinde e-imza kullanıcısını asılsız haber ve paylaşımlar ile endişeye sevk etti.
SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
Sahte belgelerle e-imza üreterek kamu sistemlerine sızan sahte diploma çetesi hakkında devam eden soruşturmada şu ana kadar 37 şüpheli tutuklandı. Dosya kapsamında ise 150 şüpheli hakkında adli kontrol kararı alındı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, çetenin bugüne kadar 57 sahte diploma, 108 sahte sürücü belgesi ve dört sahte lise diploması düzenlediğini bildirdi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), soruşturmaya ilişkin bir açıklama yaparak, “Yüzlerce sahte diploma düzenlendi.” iddiasını yalanladı. Merkezden yapılan açıklamada, “Sahte e-imzalar ile yüksek güvenlik gerektiren işlemler yapılamaz.” denildi.
YETKİSİZ ERİŞİM YOLUYLA SUÇ İŞLENDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kamu kurumlarındaki yöneticilerin e-imzasını kopyalayarak ve çeşitli belgelerden sahte e-imza üreterek sistemlere yetkisiz erişim sağlanıp, yasa dışı belgeler düzenlendiği bildirildi. İddianamede Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı, başkan yardımcıları, YÖK Eğitim Öğretim Daire Başkanı ile birlikte 14 üniversitenin öğrenci işleri daire başkanı ve personelinin elektronik imzalarının kopyalandığı ifade edildi.
Bu yöntemle, hukukçulardan psikologlara, öğretmenlerden eczacılara ve yaklaşık 400 akademisyenin usulsüz işlemlerle doçentlik ya da profesörlük unvanı elde ettiğine dair bilgiler yer aldı. Soruşturmada, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid’in dördüncü kuşak torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu’nun da bulunduğu tespit edildi. Osmanoğlu adına yasa dışı mezuniyet kayıtlarının oluşturulduğu ortaya çıktı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Osmanoğlu, “Kişisel verilerimi kullanarak adımı taşıyan sahte belgeler üreten ve bu organizasyonun içinde yer alan herkes hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.” dedi.
YASA DIŞI KAYITLAR VE CEZA İSTEMİ
İddianamede sanıkların, bazı elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarının ofisleri aracılığıyla sahte sürücü belgeleri ile T.C. kimlik kartları kullanarak, kamu kurumlarında görevli yöneticiler adına elektronik imza başvuru ve üretiminde bulunduğu belirtildi. Bu e-imzalar ile kamu kurumlarına ait sistemlere yetkisiz erişim sağlayarak yasa dışı işlemler gerçekleştirdikleri ve çeşitli elektronik sınav sonuçlarını değiştirdikleri ifade edildi. Sanıkların, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden vefat eden avukatların listelerine ulaşıp, onların üniversite kayıtlarını silerek, başka kişileri yerlerine kayıt ettikleri kaydedildi.
Soruşturmada toplam 65 kişi hakkında dava açıldı ve sanıklar hakkında, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme” gibi suçlamalarla 5 yıldan 50 yıla hapis cezası istendi. İddianame, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.