EGE DENİZİ’NDE SİSMİK HAREKETLİLİK DEVAM EDİYOR
Ege Denizi’nde 26 Ocak’ta başlayan sismik hareketlilik hala sürüyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) resmi internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 23.16’da Ege Denizi merkezli 5,2 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Depremin 7 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.
İZMİR VE ÇEVRE İLLERDE HİSSEDİLDİ
5,2 büyüklüğündeki deprem, İzmir ve çevresindeki illerde hafif bir şekilde hissedildi. Depremi hisseden sosyal medya kullanıcıları, depreme ilişkin paylaşımlar yaptılar.
EGE’DE SİSMİK AKTİVİTEYİ İZLEMEK
Santorini’nin ıssız bir ada haline gelmesi nedeniyle Yunanistan hükümeti, bu bölgedeki sismik hareketlilikle ilgili kriz senaryoları üzerinde çalışmaya başladı. Yunan hükümeti, deprem bölgesindeki denizaltı hareketliliğine yakından bakmayı planlıyor. Volkanik alanlarda meydana gelen deniz tabanındaki hareketliliğin incelenmesi sonucunda sarsıntılar için bilimsel açıklamalar yapılacak. Yunan haber kanalı Mega’nın aktardığına göre, Yunan bilim insanlarından oluşan bir ekip, Caldera deniz bölgesinde veri kaydeden sismografları kurtarma ve iki yeni su altı sismografı yerleştirme amacıyla bir operasyona başlayacak.
Evi Nomikou, “Hava şartlarının uygun olması halinde bilimsel ekip, bölgenin mikrosismisitesini gösterebilecek olan Kaldera’daki su altı sismograflarını alacak” dedi. Uzmanların denizaltından topladığı veriler, kara sismograflarından elde edilen bilgilerle birleştirilecek. Nomikou, “Sismograf verilerini daha iyi analiz edeceğiz, böylece oluşum mekanizmalarının fenomenini daha iyi anlayabileceğiz” diyerek Santorini’nin kuzeydoğusundaki sismik aktivitenin herhangi bir volkanik patlama ile ilişkili olmadığını ifade etti.
SANTORİNİ’DE İMAR TARTIŞMASI YÜKSELİYOR
Deprem sonrası Santorini’de imar tartışmaları gündeme geldi. Yunan basını, 12 bine yakın depremle sarsılan adada risk teşkil eden binaları gündeme taşıdı. To Vima’da yer alan bir habere göre, ada “aşırı yapılaşma, verimsiz toprakları mağara gibi saraylar ve denize bakan odalara açılan yer altı tünelleri ile dolu” olarak tanımlandı. Haberde, bu yapıların adayı çirkinleştirdiği ve aynı zamanda deprem açısından hassas hale getirdiği vurgulandı.
Haberde, adadaki bir iş adamının daha ucuz bölgeden arazi alarak, yer altı tüneleriyle daha değerli bir yamaca bağladığı ifade edildi. “Oia yolunda, biri Nio’ya bakan taraftaki bir arsayı, Caldera’ya bakan taraftakinden daha uygun bir fiyata, otel inşa etmek için satın aldı. 1990 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu bölgede turistik konaklama tesislerinin inşası yasaklanmış, fakat kullanımın serbest olduğu belirtildi. Ancak en önemlisi, bu manzaraya sahip olmak için yeraltı tüneli kazdırıp, Caldera’nın üzerine, yani kamuya ait araziye odalar inşa ettirdi” denildi. Aynı durum Pyrgos ile Fira arasındaki ana yol üzerindeki başka bir otelci için de geçerli olduğu aktarıldı; “Onun arsası Caldera tarafında değil, yolun karşısındaydı. Bir tünel kazdı ve bir manzara buldu.”