Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayram namazını kıldıktan sonra kendisini karşılayan gazeteciler aracılığıyla bir mesaj gönderdi.
Erdoğan, tüm İslam Alemi'nin bayramını kutlayarak bölgedeki gelişmelere dikkat çekti. Erdoğan, "bölgemizdeki sıkıntılar bayram seyran demeden devam ediyor. Şuan Suriye'de yoğun bir şekilde devam eden ateşler, uçaklarla bombardımanlar eğer sözlerde durulursa bugün itibariyle 48 saat duracak. Eğer bunda başarılı olunabilirse bunu 1 hafta daha devam ettirme, bunda da başarılı olunursa devamı yönünde bir çalışma olacaktır. Bunu gerek Putin'le, gerek Obama'yla görüşerek istedi. Cenevre'de gerekli görüşmelerle bu karara varıldı. Bu akşam gün batımından sonra gıda ve yiyecek, oyuncak yardımları ulaştırılacak." dedi.
Erdoğan, operasyonlara yönelik olarak da konuştu. Cumhurbaşkanı, "emniyet güçlerimiz operasyonlara aynı kararlılıkla devam ediyorlar. Hedefimiz 1. derecede huzurun temini noktasında devletin koyduğu kurallara herkesin uymasıdır. Bazı yazılı ve görsel medyada "taraflar" diye bazı ifadeler kullanıyor. Devlet hiç bir zaman terör örgütleri ile taraf olmaz. Devlet, devlettir. Bunun özellikle bilinmesini isterim. Şuanda hükümetimiz bu anlayış içerisinde." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı operasyonu ile ilgili, "enlem boylam noktası konusunda 90-95 km ile 40-45 km gibi yüzölçümünde bir planımız var. Bu plan sadece Türkiye'ye has bir plan değil. Bunu Putin ve Obama ile de görüştük. Ben burada uçuşa yasak bölge ilan edilmesini istedim. Bu bölge aynı zamanda bizim sınırlarımızı tehdit unsurlarından arındırma alanıdır. Bu talepden daha doğal ne olabilir. Bu sınır sürekli tehdit altında. Benim milletim niçin bu tehdit altında yaşasın" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "biz hep sabrettik. Gaziantep'de kına gecesinde ölenler gençler ve çocuklardı. 14 yaşında bir canlı bombayla bunu yaptılar. Biz hala buna sessiz mi kalalım? Biz de kara harekatıyla ılımlı muhaliflere destek verdik. Türkiye tehdit altında olmaktan çıkması lazım. Türkiye burada bir sınır ülkesidir. Burada bir terör koridoru oluşturmaya gayret eden, oraya sızan terör örgütlerine karşı bir mücadelemiz var. Burayı bir barış koridoru haline getirmek zorundayız." dedi.
Erdoğan, belediyelere kayyum atanması ile ilgili de," bu geç atılmış bir adımdır. Daha önce atılması gerekirdi. Bu benim bir temennimdi. Belediye Başkanı seçilmek demek, sizin her türlü tasarrufu yapmanız anlamına gelmez. Siz terör örgütlerine destek veremezsiniz. Böyle bir yetkiniz yok. Altyapıüst yapı orada yaşayan insanlara her türlü hizmeti vermekle mükellefisiniz. Hendek açamazsınız. Hendek doğalgaz için açılır. Bunlar devletin imkanlarını bu iş için kullandılar. Kendilerine gelen devlet desteğini dağa gönderdiler. Bunların hepsi görüntülü olarak tespit edildi. Bunlar TNT taşıyorlar, variller taşıyorlar, tüpler taşıyorlar. Bölgede sürekli tehdit unsuru taşıyorlar. Belediye bunun bedelini ödemek durumundadır. Hükümetimiz bu kararı aldı. Yargı da suç duyurularına karşı tavrını ortaya koymuştur. Zaten bunlardan bazıları tutukluydu. Buralara atamalar yapıldı. Çoğunda da valilerin üst koordinesinde ya vali yardımcısı, ya da kaymakamlarla burada hizmet başlamış durumda. Halka verilmemiş olan hizmet bundan sonra çok farklı bir şekilde verilmiş olacak" dedi.