Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un fethinin 562. yıl dönümü kutlamalarının düzenlendiği Yenikapı’da vatandaşlara seslendi.
Erdoğan, ABD'deki bir gazeteye de çok sert çıkıştı!
İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:
İstanbul, ey aziz İstanbul, seni yürükten selamlıyorum İstanbul. Seni muhabbetle selamlıyorum eyyy şehirlerin adresi İstanbul. Seni bütün semtlerinle sokakların selamlıyorum. İstanbullu tüm kardeşlerimi selamlıyorum. Fethin 562. Yıldönümü mübarek olsun. Değerli kardeşlerim bugün fethin yıldönümünü farklı kutluyoruz.
İstedik ki farklı bir kutlama olsun. Bu şehri ezanla namazla buluşan Fatih Sultan Mehmet Han’dır. Bu şehri Müslümanlıkla buluşturan Fatih’in ordusudur. Biz Fatih Sultan Han’dan razıyız yarabbi. O aziz şehitlerden sen de razı ol yarabbi. O güzel ordudan sen de razı ol Allah’ım. Köhne bir devri medeniyetle buluşturan Sultan Fatih’ten sen de razı ol yarabbi. İstanbul’un her karışı sadece şehit kanları ile değil bedenleri ile doludur. Rumeli Hisarın’dan Akhisar’a kadar tüm yollar şehir bedenlerini misafir ediyor. Koca Mustafa Paşa, Davut Paşa, Kuzguncuk, Bebek ve pek çok semt ismi fethin kahramanlarının ismidir.
Fatih’in ve sancağımız yere düşmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bu yolda yürümeye devam edeceğiz Zulüm 1453’te başladı diyen hainlere göz yummayacağız. İstanbul’u kutsal emanetler başında kesintisiz Kuran okunan bir şehir olmaktan çıkarmaya çalışanlara imkan tanımayacağız. Fetih ışığını söndürmek isteyenlere meydanı bırakmayacağız.
Buradaki kardeşler topluluğu fethin ne olduğunu iyi bilir.
Fetih 1994’tür. Fatih’in mirasına hizmet etmektir. Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmaktır. Fetih 7 Haziran’dır. Yeni Türkiye yolunda bu dönüm noktasını başarı ile geçmektir. Fetih yeniden diriliş için bir olmaktır, diri olmaktır ve hep birlikte Türkiye olmaktır. Değerli kardeşlerim, fethin ruhunu anlamak için bu zaferin nasıl kazanıldığını iyi bilmek gerekiyor. Fatih Sultan Mehmet son hazırlıklarını yaptıktan sonra komutanlarını karargâhında toplamıştır÷ Nihai hücumun yapılacağı müjdesini veren Fatih şöyle sesleniyordu: Adı bütün cihanda ün salmış İstanbul gibi bir şehri zabdedeceksiniz. Bu şehri fethettikten sonra emin yaşayabileceğiz, kapımız açık yaşayabileceğiz.
Gün ağrımadan ilk hücum emri verildi. Bu manzaradan çıkarılacak çok ders var. Ecdadımız güçlü olan yaşar anlayışı değil, güçlü olan yaşatır anlayışıyla fethe sahip çıkmıştır. Biz de bundan sonra yaşatmak için güce talip olmayı sürdüreceğiz.
Darbecilerle, cuntacılarla bunun için mücadele ettik. Yasakların Türkiye’sinden özgürlüklerin Türkiye’sine bu anlayışla geçtik.
Şunu unutmayın fetih nasıl bitmeyen bir süreç ise buna karşı mücadele de bitmeyen bir süreçtir. Zafer korkakların işi değildir. Türkiye güçlü olmak zorunda. Biz güçlü olacağız ki tüm dünyaya el uzatacağız. Veren elin alan elden üstün olduğu inancı ile tüm kardeşlerimizin yanında olacağız.
'AMERİKA'DA NEW YORK TIMES DİYE BİR PAÇAVRA VAR'
Amerika’da bir New York Times diye paçavra var. Bu gazete daha önce yaptığı gibi bizimle ilgili yazı yayınladı. Neymiş. Türkiye’nin üzerinde kara bulutlar varmış. Her türlü fitnenin başını çeken iki yayın organı üzerinden bizi eleştirmişler. Bu gazete Sultan Abdülhamit için mutlak monark diyordu. Bu gazete o gün Osmanlı devletine kustuğu kini Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onu temsil eden şahsıma yönetiyor. Gazetenin sahipleri hep aynı aile. Ermeni lobisine yakınlığı ile bilenen bu gazete son zamanlarda Pensilvanya ile işbirliği içinde. 90’lı yıllarda kaçtı Amerika’ya gitti. Sen Hoca Efendi değil miydin ya. Mekke’ye gitsene. Ne işin var Amerika’da