Erdoğan: Trump kararını gözden geçirecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kudüs konusundaki tutumundan dolayı Amerika Birleşik Devletleri Donald Trump ile ilgili sert açıklamalarda bulundu.

Afrika turu öncesi AllAfrica internet sitesine konuşan Erdoğan, ABD lideri Trump'ın Kudüs kararında tuzağa düştüğünü söyledi. BM'nin 1980 sayılı kararını hatırlatan Cumhurbaşkanı, uluslararası örgütteki tarihi oylamayı şu sözlerle değerlendirdi: "35 ülke çekimser kaldı.  Aslında o çekimser kalanlar da çok ciddi baskılar altında çekimser kaldı. İnanıyorum ki rahat olsalar onlar da yine aynen 128'in yanında yer alacak ülkeler, çünkü şu anda Sayın Trump'ın yanında yer alan ülkelere baktığımız zaman hacimleri ortada."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararına ilişkin, "Sayın Trump’ın olayı böyle getirip Kudüs'e  hapsetmesini çok yanlış olarak gördüm ve bu oyuna, bu tuzağa gelmemeliydi. Niye?  Çünkü 1980'de biliyorsunuz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 478 sayılı  kararı var ve bu kararın altında Amerika'nın da o zaman imzası var. Böyle bir  imzaya rağmen Amerika'nın kalkıp bu alınan kararı ayaklar altına alması çok  yanlış bir adımdı." dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24-27 Aralık'ta Sudan, Çad ve Tunus'a yapacağı  resmi ziyaret öncesi AllAfrica internet sitesine mülakat verdi.

Türkiye'nin 2005'i "Afrika Yılı" ilan ettiğini hatırlatan Erdoğan, "O  zamanlar Afrika’da bizim 12 büyükelçiliğimiz vardı ve dedik ki, biz Afrika’nın  tamamında büyükelçiliklerimizi de açacağız ve şu anda bizim 39 büyükelçiliğimiz  var. Fakat temennimiz o ki, Afrika’nın tamamında her ülkede büyükelçiliğimiz  olsun, ama bunu da başaracağız, çünkü kararlıyız. 2008 yılında da Türkiye-Afrika  iş birliği zirvesini gerçekleştirdik çünkü bu ilişkileri artırmaya devam  ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Afrika ziyaretinin ilk ayağı Sudan'da 2 gün kalmayı planladığını  söyleyen Erdoğan, daha sonra Çad ve a Tunus’a geçerek, ikili görüşmeler ve  kendisine eşlik edecek iş adamları heyetiyle de karşılıklı iş adamları zirvesi  gerçekleştireceklerini anlattı.

Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilerin daha hızlı geliştirilmesinde  en önemli ayağın Türk Hava Yolları (THY) olduğunu söyleyen Erdoğan, "THY de şu  anda 33 ülkede 55 destinasyona hizmet veriyor. Bu da halkımızın oraları gitmesi,  oralardaki halkların ülkemize gelmesi veya bir eskalasyon merkezi olarak buralar  tabii önemli görev ifade ediyor, yani uçaklar oralardan da gelse burada bir eskal  yapıyor öyle devam ediyor, böyle bir özelliği de var ve bundan dolayı tabii  Türkiye şu anda, yani 15-16 yıl öncesinin Türkiyesi değil, çok farklı bir  yerdeyiz." dedi.

Erdoğan, Sudan ziyaretinin öncelikli anlamı olduğuna işaret ederek, şu  değerlendirmelerde bulundu:

"Sayın Devlet Başkanı, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi sebebiyle  zaten ülkemizdeydi ve biz daha önce de planladığımız bu ziyareti de şimdi onun  bir iadeyi ziyareti değil, daha önce planladığımız bir ziyaret olarak  gerçekleştiriyoruz. Tabii Sudan büyük bir ülke ve gerek kültür, gerek inanç,  medeniyet olarak ortak yanlarımızın çok olduğu bir ülke ve oradaki yapacağımız bu  ziyaretle de iş adamlarımızın karşılıklı olarak yapacakları görüşmeler, ondan  sonra liderler olarak bizim iş adamlarına hitabımız çok büyük önem arz ediyor ve  bütün bunlarla beraber de tabii Çad'a gidişimiz, Çad'da inanıyorum ki ses  getirecektir, Tunus hakeza öyle. Tabii bu arada Amerika Birleşik Devletleri'nin  Sudan'a yönelik ambargoyu kaldırması, bu da tabii memnuniyet verici bir gelişme.  Temenni ederiz ki, bu gelişmeler de olumlu istikamette artarak devam eder."

ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıması ve Birleşmiş  Milletler (BM) Genel Kurulu'nda bunu eleştiren Kudüs tasarısının 9'a karşı 128  oyla kabul edilmesinin ardından ortaya çıkan yeni duruma ilişkin  değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, öncelikle İslam dünyası için  Kudüs'ün çok önemli olduğunu ve Mescid-i Aksa'nın Müslümanların ilk kıblesi  olması nedeniyle büyük önem taşıdığını kaydetti.

Kudüs'ün, Hristiyanlar için de oldukça önem arz ettiğini vurgulayan  Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Tabii ben İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dönem Başkanı olarak birçok  İslam ülkelerini ararken, bu arada örneğin Hristiyan dünyasının lideri konumunda  olan Patrik Fransuva'yı da aradım, onunla da bu süreci paylaştım ve kendileri de  sağ olsun bu konuda baktım ki bizlerle aynı düşünüyorlar. Yine bunun yanında  Almanya Cumhurbaşkanı (Frank-Walter Steinmeier), Şansölye'yi (Angela Merkel)  onları da aradım, Fransa Başkanı (Emmanuel) Macron'u aradım, Rusya Devlet Başkanı  Sayın (Vladimir) Putin’i aradım, onlarla da bunları paylaştım, onlarla da bunları  görüştüm. Yani olayı sadece İslam dünyası çerçevesinden değil, İslam dünyasının  dışında da birçok ülke liderlerini aradım, çünkü bu sorun sadece Müslümanların  sorunu değildi, bu sorun aslında tüm insanlığın sorunuydu.

Yani burada Sayın (Donald) Trump’ın, olayı böyle getirip Kudüs'e  hapsetmesini çok yanlış olarak gördüm ve bu oyuna, bu tuzağa gelmemeliydi. Niye?  Çünkü 1980'de biliyorsunuz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 478 sayılı  kararı var ve bu kararın altında Amerika’nın da o zaman imzası var. Böyle bir  imzaya rağmen Amerika'nın kalkıp bu alınan kararı ayaklar altına alması çok  yanlış bir adımdı. Asıl atılması gereken adım neydi? 1967'ye gidiyoruz ve 67’de  tabii ne var? Burada, yani iki devletli bir çözüm yolu var. Şimdi orada Doğu  Kudüs'ün Filistin’in başkenti olarak da kabul edilmesi söz konusu ve iki devletli  bir çözüme eğer yaklaşılmış olsa hiç buralara gelinmeyecek."

BM Genel Kurulu'nda Kudüs tasarısının ele alındığı günün çok önemli  bir gün olduğunu ve tasarının 9'a karşı 128 oyla kabul edildiğini hatırlatan  Erdoğan, sadece 9 ülkenin Trump'ın yanında yer aldığına dikkati çekti. Erdoğan,  "Bunun yanında bakıyorsunuz 35 ülke de çekimser kaldı. Aslında o çekimser  kalanlar da çok ciddi baskılar altında çekimser kaldı. İnanıyorum ki rahat  olsalar onlar da yine aynen 128’in yanında yer alacak ülkeler. Çünkü şu anda  Sayın Trump’ın yanında yer alan ülkelere baktığımız zaman hacimleri ortada. Şimdi  bu durum karşısında ben inanıyorum ki Sayın Trump durumu bir daha gözden  geçirecektir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra atılması gereken adıma ilişkin,  şunları kaydetti:

"Eğer biz barıştan yanaysak, o zaman iki devletli çözüme evet  diyeceğiz. Yok, barıştan yana değiliz, biz Ortadoğu’nun karışmasını istiyoruz,  böyle bir durumdan yanaysak o zaman tabii ki insanlık bunun faturasını nereye  kesecektir? Sayın Trump'a kesecektir, İsrail'e kesecektir. Ama artık insanlık  savaş istemiyor, barış istiyor, insanlık artık savaşlardan çok yoruldu, hele hele  Ortadoğu çok çok yoruldu. Irak'ta olanlar ortada, Suriye'de olanlar ortada,  milyonlar ölüyor, çocuklar, kadınlar ölüyor. İşte son Filistin'de düşünebiliyor  musunuz Down sendromlu bir çocuğu İsrail askerleri duvara yapıştırıp ne hallere  soktular, 15 yaşında Cuneydi'yi 20 tane İsrail askeri alıp ne hale getirdiler,  ufacık kızlara neler yaptılar. Onun için, şu anda İsrail bir işgal devletidir ve  terör estirdiği için de ben diyorum ki, devlet terörü var, İsrail bunu yapıyor.  Nerede yapıyor? Kudüs'te yapıyor. Bu gerçekleri görmeye mecburuz ve bunun için de  birlik olmaya mecburuz, beraber olmaya mecburuz, çünkü ben bu olayı sadece  Müslümanların meselesi olarak kesinlikle görüyorum, bu olay tüm insanlığın  meselesidir. Onun için de (BM'deki) oylama bu tüm insanlığın meselesidir mesajını  verdik. Bundan dolayı da özellikle 128 ülkeye bu adaletli duruşu sergilemeleri  sebebiyle hepsine şahsım, milletim adına kalbi şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum."

Trump'ın kararından geri adım atıp atmayacağı ve geri adım atmazsa  sonraki adımın ne olacağının sorusuna ilişkin Erdoğan, Filistin ve Filistin'in  yanında duran 128 ülke ve çekimser kalan ülkelerle birlikte bir çalışmanın içine  gireceklerini ve bu çalışmanın, Filistin'in artık tüm bu ülkeler tarafından  bağımsız bir devlet olarak tanınmasını sağlaması gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, "Bu zaten sağlandıktan sonra da artık Amerika Birleşik  Devletleri de buradaki gelişmeleri kendisi ister istemez doğru okumalıdır.  Herhalde yanlışın üzerinde bu kadar ısrar edilmez, en sonunda onlar da doğruya  gelecektir. Sadece İsrail’i yanına alıp yürümek, herhalde koskoca Amerika’ya da yakışmaz" şeklinde konuştu.

"Ziyaret edeceğiniz ülkelerle ilgili olarak, özellikle Çad ve Tunus'la  ilgili belli endişeler gündeme geliyor, bu endişeler terörizmle ve militanlarla  ilgili sorunlar ve Türkiye'nin terörden çok mustarip olmuş bir ülke olduğu da  ortada. DEAŞ'ın bertaraf edilmesinden sonra 6 bin genç Afrikalının Afrika  kıtasına geri döneceği ve büyük bir tehdit oluşturacağı öngörülüyor. Bununla  ilgili görüşünüz nedir? Türkiye bu bağlamda Afrika ile nasıl çalışabilir ve bu  konuyu çözme konusunda nasıl yardımcı olabilir?" sorusu üzerine Erdoğan,  özellikle Çad'ın terör örgütü Boko Haram'a karşı vermiş olduğu mücadelenin yanı  sıra Sudan ve Tunus'un da teröre karşı mücadele verdiğini belirterek Türkiye'nin  de yaklaşık 35-40 yıllık terörle mücadele tecrübesinin olduğunu, çok bedel  ödediğini fakat artık bu bedeli ödemek istemediğinin altını çizdi.

Bu nedenle, Türkiye'nin son yıllarda terörle mücadelesinin çok daha  şiddetli bir şekilde sürdüğünü ve başarı elde ettiğini dile getiren Erdoğan,  şunları söyledi:

"Fakat biz tabii içeride bu terörle mücadeleyi verirken, ki bizim  içeride de kısmen DEAŞ'la mücadelemiz de var. Fakat öbür tarafta tabii Suriye’de  ve Irak’ta yine DEAŞ örgütlenmeleri var. Tabii DEAŞ şu anda çok ciddi manada kan  kaybetti, örneğin Suriye’de Cerablus, Rai, El Bab, o bölgede, 2 bin  kilometrekarelik o alandan DEAŞ’ı temizledik ve öbür tarafta koalisyon güçleri  yine DEAŞ'ı ciddi manada güneye doğru onlar da çıkartıyorlar ve böylece şu anda  Suriye'nin yüzde 5'i DEAŞ’ın kontrolünde, yüzde 95'i artık rejimin ve koalisyon  güçlerinin kontrolüne geçmiş vaziyette. Yani DEAŞ artık oradan tamamen  arındırıldı. Aynı durum Irak'ta da böyle, orada da artık pek DEAŞ kalmış değil.

Şimdi bütün bunlar tabii bu ülkelerin geleceği ne olacak; bunu  getiriyor. Fakat sizin tabii ifade ettiğiniz şey bir kenara konulamaz. Bugün  Çad'da tabii 600 bin kadar mülteci var. Bu mültecilerin durumu ne olacak? Şimdi  Sudan ciddi sıkıntılar yaşadı biliyoruz. Sonunda Sudan ikiye bölündü, Güney  Sudan, Kuzey Sudan. Şu anda Tunus sakin görünüyor ama Tunus'u da karıştırmak  istiyorlar. Temennimiz odur ki; Tunus birliğini, beraberliğini kaybetmesin ve bu  konularda bizler siyasi, askeri, ekonomik ticari, kültürel, her türlü alanlarda,  iş adamlarımı onun için yanımda götürüyorum, biz iş birliği yapmaya varız. Bu iş  birliğini yaparken bizim için bir numaralı hedef dayanışmamızdır. Bu dayanışmayı  bütün bu alanlarda yapmamız gerekir."

Erdoğan, İİT Dönem Başkanı olarak bölgede Türkiye'nin üzerine düşen  görevler olduğunu kaydederek, "Mesela bizim bu ülkelerin hepsinde TİKA adlı bir  kuruluşumuz var ki bu kuruluşumuz oralarda birçok sosyal hizmetlerde hep görev  almaktadır. Sosyal içerikli bu hizmetleriyle de oradaki vatandaşlarla aslında  ülkemizin halkının kaynaşmasına fırsat vermektedir." ifadesini kullandı.

Bu ülkelerden Türkiye'ye gelen öğrencilerin, Türkiye'deki  üniversitelerde okuma imkanı bulduğunu ve birer köprü vazifesi gördüklerini  söyleyen Erdoğan, "Bundan sonraki süreçte de biz bunları aynı şekilde devam  ettireceğiz, terörle mücadelede de yine güvenlik konularında dayanışma içerisinde olacağız." diye konuştu.

TRT

ÖNE ÇIKAN HABERLER

S&P 500 ve Nasdaq, Son Bir Ayın Dibinde

Geçen hafta cuma günü sert düşen çip hisselerindeki toparlanmayla güne pozitif seyirle başlayan Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri, satış baskısının yeniden başlamasıyla kazançlarını geri verdi. Piyasaların açılışından kısa süre sonra endeksler gün içi zirvelerine çıktı.

27 İlde Bahis Operasyonu: 72 Şüpheli Gözaltına Alındı

Antalya'nın Serik ilçesi merkezli yasa dışı bahis soruşturmasında, www.odeonbet.com üzerinden ilgili kanuna muhalefet edildiği tespit edildi. MASAK hesap hareketleri incelemeleri yapılarak 84 banka hesabı incelendi.

Artemis III Görevi İçin Astronotlar Açıklandı

NASA'nın Artemis III görevi kapsamında belirlenen dört astronot Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nde tanıtıldı. Görev komutanı Randy Bresnik ve pilot Luca Parmitano'nun yanı sıra iki görev uzmanı yer alıyor.

Ferdi Zeyrek İçin Mevlit Okutuldu

Manisa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Ferdi Zeyrek, vefatının birinci yıl dönümünde düzenlenen törenlerle anıldı. Anma programı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Ek Hizmet Binası önünde başladı.

Aynur Kanbur Cinayetini İstanbulkart Çözdü

90'lı yılların en ünlü oryantal dans grubu Mezdeke'nin üyesi Aynur Kanbur, 26 Mart 2016'da İstanbul Şişli'deki evinde tabancayla vurularak öldürülmüştü. Cinayet 10 yıl sonra çözüldü.