Erdoğan ve Davutoğlu arasında kriz mi var?

Yayman zamanında "Abdullah Gül’e yedi yılda yedi parti kurdurdular. Son dönemde iyice inanmaya başlamışlardı. Hatta partinin içinde Gülcüler, Tayyipçiler listeleri yayınladılar. Aynı haberleri temcit pilavı ısıtıp ısıtıp servis ettiler.Sonuçta ne oldu? Abdullah Gül’ün görev süresi bitti ve tüm iddialar boşa çıktı" diyerek Gül döneminde söylenenleri anlattıktan sonra bakın Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki kriz iddialarına ne dedi? GÜL BİTTİ DAVUTOĞLU BAŞLADI Aynı çevreler tezviratlarına devam ediyorlar. Şimdi aynı tezleri Erdoğan-Davutoğlu için dile getiriyorlar. Daha önce de yazdım. Bu iddiaları dillendirenlerin en büyük problemi kendilerini AK Parti üzerinden tanımlıyor olmaları. Bu tezin geri planında ‘Biz kendimize güvenmiyoruz. Rakibimizin yanlış yapmasını bekliyoruz’ alt metni var. Ancak bundan kurucu bir siyaset çıkmaz. Toplum bunu görüyor ve yapılan mühendisliğe prim vermiyor. Yeri geldi bir kez daha belirtelim. Gül ile Erdoğan arasında bir siyaset farkı olmadığı gibi Erdoğan ile Davutoğlu arasında da bir siyaset farkı bulunmuyor. Bu yorum farkı olmadığı anlamına gelmiyor. Doğal olarak iki insandan bahsediyoruz. Tabii ki insani farklılıklar olacak. Ancak son tahlilde bu isimler dünyaya aynı pencereden bakıyorlar. AB, demokratikleşme, Kıbrıs, çözüm süreci, ekonomi yönetimi ve daha birçok konuda aynı savları paylaşıyorlar. Bunların da ötesinde bu insanlar aynı davanın müntesipleri. Aynı rüyaları görüyorlar, aynı hayalleri paylaşıyorlar. Hal böyle olunca cumhurbaşkanı ile başbakan arasında çatlak oluşturma çabaları beyhude uğraşılar. MUHALEFETİN AÇMAZI NE? Bu tavır aslında muhalefetin kendi güçsüzlüğünün ilanı anlamına geliyor. Muhalefetin özgüven eksikliğini gözler önüne seriyor. İşte dün bir kez daha gördük. Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulu’na başkanlık etti. Hükümet ve parti Tayyip Erdoğan’ın bu hareketin lideri olduğunu biliyor. Ona sebep muhalefet kendini Erdoğan-Davutoğlu üzerinden tanımlamaya çalışana kadar seçime yoğunlaşmalı. Üç yerel, üç genel, iki referandum ve bir cumhurbaşkanlığı seçimini kaybeden muhalefetin bir an durup düşünmesi lazım. Ben nerede hata yapıyorum. Halk bana neden oy vermiyor? Benim bu kadar iddialarıma rağmen toplum Erdoğan’a hala neden oy veriyor? Sorularını sorup halkın desteğini alması gerekiyor. Aksi takdirde tüm enerjisini Erdoğan-Davutoğlu ilişkisine harcayıp kendi yapacaklarına zaman kalmayacak. Yeni Türkiye’yi ve AK Partiyi eski Türkiye’nin eskimiş siyasi kavramlarıyla anlaşılamaz. Muhalefet on üç yıldır bunda ısrar ediyor ve aynı sonuçları alıyor. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık kulislerini yakından takip eden biri olarak yeniden ifade edeyim. Erdoğan ile Davutoğlu arasında strateji farkı olmaz, olsa olsa taktik farkı olur. Hele hele seçim öncesi kırılma bekleyenler ancak hayal kırıklığına uğrarlar.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

27 İlde Bahis Operasyonu: 72 Şüpheli Gözaltına Alındı

Antalya'nın Serik ilçesi merkezli yasa dışı bahis soruşturmasında, www.odeonbet.com üzerinden ilgili kanuna muhalefet edildiği tespit edildi. MASAK hesap hareketleri incelemeleri yapılarak 84 banka hesabı incelendi.

Artemis III Görevi İçin Astronotlar Açıklandı

NASA'nın Artemis III görevi kapsamında belirlenen dört astronot Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nde tanıtıldı. Görev komutanı Randy Bresnik ve pilot Luca Parmitano'nun yanı sıra iki görev uzmanı yer alıyor.

Ferdi Zeyrek İçin Mevlit Okutuldu

Manisa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Ferdi Zeyrek, vefatının birinci yıl dönümünde düzenlenen törenlerle anıldı. Anma programı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Ek Hizmet Binası önünde başladı.

Aynur Kanbur Cinayetini İstanbulkart Çözdü

90'lı yılların en ünlü oryantal dans grubu Mezdeke'nin üyesi Aynur Kanbur, 26 Mart 2016'da İstanbul Şişli'deki evinde tabancayla vurularak öldürülmüştü. Cinayet 10 yıl sonra çözüldü.

Bıçaklanan Öğrenci Can Havliyle Kafeye Sığındı

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde 15 yaşındaki ortaokul öğrencisi Erdem Demir, bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.