Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, nüfus dengelerindeki dönüşümün geçici olmadığını vurguladı. Göktaş, bu gelişmelerin sosyal güvenlik sistemini, savunmayı ve üretimi doğrudan etkilediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce bu risklere dikkat çektiğini hatırlattı. Bakan, aileyi güçlendirmeyi stratejik bir alan olarak gördüklerini ifade etti.
NÜFUS POLİTİKALARINDA YENİ DÖNEM BAŞLADI
Göktaş, 2024 yılında Vizyon Belgesi ve Eylem Planı’nı yürürlüğe koyduklarını açıkladı. Nüfus Politikaları Kurulu ile çalışmaları eş güdümlü hale getirdiklerini söyledi. Aile Enstitüsü’nü kurarak sahayı doğrudan dikkate alan bir yaklaşım benimsediklerini belirtti. 2025 Aile Yılı kapsamında 20 bine yakın etkinlik düzenlediklerini ifade etti.
GENÇLERE VE AİLELERE SOMUT DESTEKLER SAĞLANDI
Bakan, Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kuran gençlere destek verdiklerini söyledi. Doğum desteklerinin yeniden yapılandırıldığını ve büyüyen ailelere yardım edildiğini belirtti. TOKİ konutlarında üç ve üzeri çocuklu ailelere özel kontenjan ayrıldığını açıkladı. Memurlara çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkı tanındığını ifade etti.
KREŞ VE DİJİTAL GÜVENLİKTE ADIM ATILDI
Göktaş, kamu kurumlarında kreş yaygınlaştırılması için adımlar attıklarını söyledi. Doğum sonrası annelik ve babalık izni sürelerinin uzatılmasına öncülük ettiklerini belirtti. Çocukları dijital mecraların zararlarından korumak için kapsamlı bir düzenleme yapıldığını ifade etti. Aile diplomasisi modeli ile bu tecrübenin uluslararası alanda görünür hale getirildiğini açıkladı.
UZUN SOLUKLU DÖNÜŞÜM İÇİN İLK ATILIMLAR YAPILDI
Bakan, 2026-2035 döneminin Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak ilan edildiğini hatırlattı. Bu dönemdeki idealin aileyle köklenen, nüfusla güçlenen bir Türkiye olduğunu söyledi. Milli Aile Haftası ile aile bağlarını milli bir sahiplenmeye dönüştürdüklerini belirtti. Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile stratejik politikaların ortaya konulduğunu ifade etti.
ARAŞTIRMA 12 İLDE 10 BİN KİŞİYLE YAPILDI
Göktaş, araştırmanın farklı özelliklere sahip 12 ilde yürütüldüğünü söyledi. 6 bin 530 haneye ulaşıldığını ve 10 bin 408 vatandaşla yüz yüze görüşme yapıldığını belirtti. Çalışmada dört bölgesel tipolojinin ve üç kuşağın birlikte ele alındığını ifade etti. Kadınların ve erkeklerin beklentilerinin birlikte değerlendirildiğini açıkladı.
EVLİLİK KURUMU ANA OMURGA OLMAYA DEVAM EDİYOR
Bakan, araştırmanın evlilik ve doğurganlığı üç boyutta incelediğini söyledi. Bu boyutların deneyimler, algılar ve planlar olduğunu ifade etti. Araştırma sonuçlarına göre evli bireylerin yüzde 96,28’inin hayatında tek evlilik yaptığı belirlendi. Evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olması kalıcı bir yapıya işaret ediyor.
DOĞURGANLIKTA KUŞAKLAR ARASI BELİRGİN DÜŞÜŞ VAR
Göktaş, doğurganlık konusunda kuşaklar arasında belirgin bir değişim olduğunu belirtti. Birinci kuşaktan ikinci kuşağa canlı doğum sayısının yarı yarıya gerilediğini söyledi. Bu düşüşün ülke genelinde aynı seyri izlemediğini ifade etti. Araştırma sonuçlarının bölgeler arasında belirgin farklılıklar gösterdiğini açıkladı.
TÜRKİYE AİLE VE NÜFUS VİZYONUNA ÖNCÜLÜK EDİYOR
Bakan, Türkiye’nin bu alanda öncü bir ülke olduğunu söyledi. Aynı hassasiyeti taşıyan ülkelerle iş birliği geliştirdiklerini ifade etti. Uluslararası mecralarda aile ve nüfus meselesine dikkat çektiklerini belirtti. Göktaş, araştırmanın dünya için güçlü bir referans olacağını sözlerine ekledi.