Etiyopyalı Göçmenler Suudi Arabistan’da İdam Sırasını Bekliyor

Amanuel, her sabah o günün son günü olup olmadığını bilmeden uyanıyor. Hücresinin kapısına gelen bir vuruş, zamanının dolduğu anlamına gelebilir; ne bir veda konuşması ne de son bir yemek vardır. Suudi Arabistan’da infazlar çoğunlukla hiçbir uyarı olmadan gerçekleşiyor. “Ben ölü bir adam olarak yürüyorum” diyor Amanuel. “Arkadaşlarım idam edildikten sonra ne yemek yiyorum ne de su içiyorum.” Bu isim, yıllardır hapiste tutulan genç bir mahkum için kullanılan bir takma ad. Suudi Arabistan’ın güneybatısındaki Hamis Muşayt Cezaevi’nden aktardığı bu ifadelerle, uyuşturucu suçlamaları nedeniyle idama mahkum edilen yaklaşık 60 Etiyopyalıdan biri olduğu belirtiliyor. İnsan hakları gruplarına göre, sadece bir koğuşta bu kadar mahkum bulunurken, diğer koğuşlarda da benzer durumda olanlar var. “Bunlar izole vakalar değil” diyor insan hakları örgütü Reprieve’in CEO’su Maya Foa. “Suudi yetkililerin savunmasız göçmenleri hedef alan net bir örüntüsü var. Çoğu zaman asıl ‘suçları’, daha iyi bir yaşam arayışıyla sınırı geçmek oluyor.”

İNFORMALARIN ÖNCEDEN HABERİ OLMUYOR

İdam cezasına çarptırılan diğer üç mahkumun yakınları da benzer ifadeler verdi. Tümü, tutuklanmayı ancak haftalar sonra, yetkililerden değil, kulaktan dolma bilgilerle öğrendiklerini söyledi. Mahkumlardan birinin kardeşi Selam, “Dünyadan dileğim, Suudi hükümetine bu kararı yeniden gözden geçirmesi için olumlu baskı yapılması. Suudi hükümeti, lütfen kardeşime ve benzer durumdakilere merhamet edin” dedi. Geçen yıl Suudi Arabistan’da 356 kişi idam edildi. Bu, son yılların en yüksek rakamı. Bunların 240’ı uyuşturucu suçundan hüküm giymişti ve çoğu yabancıydı. 2023’te ise aynı suçtan yalnızca iki idam kaydedilmişti. Bu yıl ise ölümcül olmayan uyuşturucu suçlarından idam edilenlerin sayısı 71’e ulaştı ve bu grupta en büyük yabancı uyruklu kitlesini Etiyopyalılar oluşturuyor.

YARGILAMA SÜRECİNDE AĞIR İHLALLER

Yurtdışında yaşayan Suudi avukat Taha el-Hacce, ülkedeki yargı sürecine dair ciddi endişelerini dile getirdi. “Suudi Arabistan’daki idam davaları, çoğu zaman asgari adillik güvencelerini bile karşılamıyor. Sanıklar yasal temsil ve yeterli tercüme hizmetinden yoksun bırakılıyor. Göçmenler, çoğu zaman işkence altında alınan ‘itiraflara’ dayanarak, yargılandıkları süreci anlamadan mahkum edilip idama gönderiliyor. Bu adalet değil, savunmasız insanlara yönelik devlet şiddetidir” dedi. Amanuel, Tigray bölgesinden pandemi ve iç savaş sırasında kaçtığını, iki yıl Yemen’de mahsur kaldıktan sonra Suudi Arabistan’a geçtiğini anlatıyor. Üç ay çobanlık yaptıktan sonra işvereni ona eşya taşıma işi teklif etti. Kamyonetle bir teslimat yaparken aracında esrar bulunması üzerine tutuklandı. “Sadece normal şeyler taşıdığımızı sanıyorduk” diyor. Ardından elektrik kablosuyla dövüldüğünü ve tekme yediğini, anlamadığı bir dildeki belgeleri imzalamaya zorlandığını söylüyor. Ne bir avukat ne de Etiyopya Büyükelçiliği’nden kimse geldi. Üç duruşmasından yalnızca sonuncusunda tercüman vardı. Yargıç cezayı okudu, itiraz hakkı olmadığı söylendi. Amanuel idama mahkum edildi.

HÜCRE ARKADAŞLARINDAN DÖRTÜ İNTİHARA KALKISTI

Hristiyan olan Amanuel, zulüm korkusuyla artık haç takmıyor; bir keresinde bu yüzden dövüldü. “Ellerimi arkadan bağladı, dövdü ve beni üç saat güneşte bıraktı” diyor. Artık hiçbir şekilde inancını yaşayamıyor. Hücre arkadaşlarından dördünün intihara kalkıştığını, diğer mahkumların müdahalesiyle kurtarıldıklarını anlatıyor. İki hafta önce hücre arkadaşlarından beşi idam edildi. “Önce iki isim çağırdılar, sonra beş kişi daha. İlk ikisi geri döndü, diğer beşi dönmedi” diyor. Yetkililer, yapılan açıklamada “Kişilerin krallığa esrar kaçakçılığı yapmak üzere anlaştıkları… soruşturma sonucunda suçlandıkları, yetkili mahkemeye sevk edildikleri, kararın temyiz ve Yüksek Mahkeme onayıyla kesinleştiğini” belirtti. Amanuel, idamdan sonra bir gardiyanın bir mahkuma işaretle boğazını kesme hareketi yaptığını, ailelere kendilerinin haber vermek zorunda kaldıklarını söylüyor. Ancak idam cezasını annesi ve babasına söylemedi. “Haberin onları öldürmesini istemiyorum” diyor ve uzak akrabalarından yalnızca bir şey istiyor: “Benim için dua edin.”

ETİYOPYALI GÖÇMENLERİN TEHLİKELİ YOLCULUĞU

Amanuel’in hikayesi, her yıl yüz binlerce göçmenin izlediği rotayı takip ediyor. Çoğu, kuraklık ve çatışmaların vurduğu Afrika Boynuzu’ndan Suudi Arabistan’da iş bulmak için yola çıkıyor. Karma Göç Merkezi verilerine göre her yıl 100 binden fazla Etiyopyalı Suudi Arabistan’a geçiyor ancak bu sayının eksik olduğu düşünülüyor. Birleşmiş Milletler Göç Örgütü, Cibuti üzerinden Yemen’e uzanan bu koridorun dünyanın en yoğun ve riskli göç yollarından biri olduğunu belirtiyor. Yolculuk tehlikelerle dolu; kimileri geceleri kaçakçılarla araçla geçerken, kimileri aşırı sıcakta kilometrelerce yürümek zorunda kalıyor. Hayatta kalanlar için ise asıl zorluk daha yeni başlıyor. Aileler, yakınlarının Yemen’de fidye için kaçırıldığını ve borç para bulunarak kurtarıldığını anlatıyor. Bu borç, birçok göçmenin asla ödeyemediği bir yük haline geliyor. Uzmanlara göre borcunu ödemek için kaçakçılar tarafından baskı gören göçmenler, farkında olmadan Suudi Arabistan’da yasak olan khat ya da esrar taşımaya zorlanıyor. Yakalandıklarında ise ağır cezalarla karşı karşıya kalıyorlar.

HAYATLA ÖLÜM ARASINDA DİPLOMATİK UMUT

Bu tablo karşısında uzmanlar, ölümcül olmayan uyuşturucu suçları için idam cezası verilmesini sorguluyor. Dil engeli, adli yardım eksikliği ve insan tacirlerinin baskısı nedeniyle Etiyopyalı göçmenlerin adil yargılanma hakkının ihlal edildiği vurgulanıyor. İki ülke arasında daha önce de işbirliği yapıldı. 2017-2022 arasında yaklaşık 500 bin Etiyopyalı sınır dışı edilirken, 2022’de 100 binden fazla belgesiz Etiyopyalının geri gönderilmesi için anlaşma imzalanmıştı. Amanuel, Etiyopyalı diplomatların geçen ay cezaevini ziyaret ettiğini ve davasının yeniden değerlendirileceğine dair söz verdiğini söylüyor. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı ise bireysel vakalar hakkında yorum yapmazken, Suudi makamlarıyla düzenli iletişim halinde olduklarını ve yaklaşık 2 bin Etiyopyalının kraliyet affından yararlandığını belirtti. Amanuel için geriye sadece beklemek kalıyor. “Tam olarak ne zaman olacağını bilmiyorum. Yarın da olabilir. Ne zaman bir kapı vuruşu duysam, sıranın bana geldiğini hissediyorum” diyor.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Trump, Hamas’ın Silah Bıraktığı Anlaşmayı Duyurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'de Hamas ve diğer silahlı grupların tamamen silahsızlanacağını ve İsrail ordusunun bölgeden çekileceğini duyurdu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Eylül 2025'te duyurduğu plan kapsamında alınan kararı paylaştı.

Eyüpsultan’da Oto Galeriye Silahlı Saldırı

Güzeltepe Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi'nde saat 21.55'te plakasız motosikletle gelen U.M.T., bir oto galeriye silahla ateş açarak dört kişiyi yaraladı. Yaralılardan Ensar Sever doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

En Düşük Emekli Aylığı 23 Bin 552 Lira Oldu

En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini de içeren ve birçok farklı alanda düzenleme getiren kapsamlı kanun teklifi Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kök aylığı bu tutarın altında kalan emekliler düzenlemeden yararlanacak.

12. Yargı Paketi Resmi Gazete’de Yayımlandı

İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan yeni düzenlemeyle mirasçılar arasındaki taşınmaz satışlarına özel bir artırma usulü getirildi. Tüm maliklerin miras yoluyla edindiği taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilebilecek.

Acun Ilıcalı’dan Eren Kaşıkçı’nın Kızına Destek

MasterChef 2021 şampiyonu ve Kızıl Sakal lakaplı şef Eren Kaşıkçı dün İstanbul'daki evinde ölü bulundu. 37 yaşındaki şefin ani vefatı ailesi ve yakınlarını derin üzüntüye boğdu.