İSTANBUL – Siber güvenlik alanında uzman ve Başdenetçi Ezgi Yalçın, Türkiye’nin siber güvenlik sektörünün yerli ve yenilikçi teknolojilerin gelişmesiyle her geçen gün güçlendiğini ve küresel arenada önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Yalçın, “Uluslararası araştırma şirketlerinin yayımladığı veriler, Türkiye’nin güvenlik teknolojileri pazarının yıl sonunda yaklaşık 377,75 milyon dolar gelire ulaşacağını gösteriyor. Ayrıca, ulusal düzeyde yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, tüm kurumların güvenliğini güçlendirerek bu gelişimi sürdürülebilir kılıyor,” diye ifade etti. Yurt dışında 1-4 Kasım tarihlerinde Paris’te gerçekleşen Young Leaders Union zirvesine katılan Yalçın, burada ‘Responsible AI in Everyday Decisions’ başlıklı bir sunum yaptı. Bu sunumda, yapay zekanın kurumlarda karar alma süreçlerine entegrasyonu sürecinde karşılaşılan yönetişim, etik ve güvenlik boyutlarının önemine dikkat çekti.
YAPAY ZEKANIN GÜÇLENEN ROLÜ
Yalçın, “Yapay zeka artık sadece teknik ekiplerin konusu olmanın ötesine geçti ve karar verme süreçlerinin merkezine yerleşti. Bu durum, yönetişim modellerinin etik ilkelerle güçlendirilmesini gerektiriyor,” dedi. Yalçın, ayrıca kurumların yapay zeka sistemlerini etkin bir şekilde kullanmakla kalmayıp, bu sistemlerin adil, şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde yönetimine de sorumlu olduğunu vurguladı. Teknolojinin toplumsal etkisini artırmayı hedefleyen İngiltere merkezli Hackathon Raptors organizasyonunun eylül ayındaki maratonunda jüri üyeliği yaptığını hatırlatan Yalçın, bu süreçte kurumsal yapay zeka uygulamalarının yönetişim ve güvenlik yönlerine vurgu yaptığını ifade etti. Yalçın, yalnızca kodların işlevselliğine odaklanmayarak, tasarımın nasıl ve ne sebeple yapıldığını ele alarak ‘sorumlu mühendislik’ perspektifini kazandırdığını söyledi.
GENÇ LİDERLERE GURUR VEREN KATKI
2025 yılında Eczacıbaşı Topluluğu tarafından Güvenlik Yönetişimi Ödülü’ne layık görülen Ezgi Yalçın, bu konuda “Yönetişim ve denetim yalnızca güvenliği değil, aynı zamanda sürdürülebilirliği ve uluslararası rekabet gücünü artırıyor. Bir Türk uzman olarak, bu alanda katkı sağlamaktan ve uluslararası ortamda genç liderler arasında bulunmaktan büyük gurur duyuyorum,” dedi. Yalçın, “Türkiye’deki siber güvenlik sektörü, yerli ve yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ile daha da güçleniyor. Uluslararası araştırma kuruluşları, Türkiye’nin güvenlik teknolojileri pazarının yıl sonunda 377,75 milyon dolar gelir elde edeceğini öngörüyor. Yeni düzenlemeler de kurumların güvenliğini sağlamlaştırarak bu gelişimi sürdürülebilir kılıyor,” dedi. “Günümüzde kurumsal başarı, yalnızca kısa vadeli karlılık ile değil, aynı zamanda şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkelerine bağlılıkla değerlendiriliyor. Güçlü bir yönetişim ve etkin bir denetim sistemi, kurumların güvenliğini artırmakla kalmıyor; uzun vadede sürdürülebilirliğini de garanti altına alıyor,” şeklinde konuştu.
DİNAMİK TEKNOLOJİ DÜNYASI VE DİNAMİK ÇÖZÜMLER
Yalçın, teknoloji dünyasının sürekli yenilik ve dönüşüm ile şekillendiğini belirterek, bu dönüşümün kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir olması için çeşitliliğin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Kadın liderlerin desteklenmesi ve gençlerin mentorluk programlarıyla yönlendirilmesinin ekosistemin geleceği için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Yalçın, “Farklı bakış açılarını bir araya getiren ekipler, daha yaratıcı, çözüm odaklı ve sürdürülebilir sonuçlar üretiyor. Yönetim sistemleri, denetim ve güvenlik konusundaki yıllara dayanan uzmanlığımı uluslararası standartlarla birleştirerek ülkemizi küresel platformlarda temsil etmekten büyük onur duyuyorum,” diyerek sözlerini tamamladı.