15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ilk olarak televizyonla buluşturan isim Hande Fırat oldu.
Fırat, o gecenin detayını anlattı.
Hande Fırat ise o geceyi Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman'a anlattı:
Cumhurbaşkanlığı’nı da arıyorsun…
– Tabii ki… Sonunda ulaştım Hasan’a. Cumhurbaşkanı’nın özel kalem müdürü Hasan Doğan’a. “İyi misiniz? Ne oluyor, ne bitiyor?” dedim. “Marmaris’teyiz, biz de anlamaya çalışıyoruz” dedi. İlk konuşma bu. “Karşılıklı haberleşelim” diye kapattık. Cumhurbaşkanı iyi, Marmaris’te ve dönmüyor. Bunlar da ekrana girdi. Fakat biz o sırada, Cumhurbaşkanı’na yönelik harekât için iki helikopterin havalandığını filan bilmiyoruz. Bir daha aradım. “Hasan ne yapacaksınız?” dedim. Henüz bombalar atılmıyordu ama taramalar vardı. “Hande açıklama yapacağız!” dedi. “Peki. Canlı yayın organize ediyorum o zaman!” dedim. Biz zannediyoruz ki, açıklama için oraya Doğan Haber Ajansı’ndan birilerini yollayabileceğiz. Marmaris’e saldırı olacağından haberimiz yok tabii…
Gecenin ilk saatleri bunlar…
– Evet. Hatta “Son dakika” yazdırdım, “Cumhurbaşkanı açıklama yapacak” diye. Elçin’e de “İstanbul’la konuşun, Doğan Haber Ajansı, Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu yere, Marmaris’e geçsin!” dedim. Fakat bu arada hareketlenme artıyor. Yayındayız, birden fark ettim ki, bir saat geçmiş ama Cumhurbaşkanlığı’ndan ne bir açıklama var ne de başka bir şey. Abdulkadir’le yan yana oturuyoruz. İstanbul da kendi arasında konuşuyor. “Ya” dedim, “Cumhurbaşkanı açıklama yapacaktı, ne oldu acaba?” Ama biz o sırada hâlâ Cumhurbaşkanı’na saldırı olduğunu, onların Marmaris’teki otelden ayrılıp Dalaman’a geçtiklerini bilmiyoruz. Kimse bilmiyor…
Peki ne yaptınız?
– Hasan’ı tekrar aradım, “Açıklama yapacaktınız ne oldu?” dedim. Sesi bir tuhaftı. “Pek öyle gelişmedi olaylar Hande” dedi. “Ne oldu?” dedim. “Açıklama yapacak durum yok, biz Periscope’tan yayın yaptık!” dedi. “Periscope’tan ne yayını ya? Hiçbirimizin haberi yok! Nereden alacağız biz o yayını?” dedim, “Cumhurbaşkanı konuştuysa mutlaka vermeniz lazım” dedim. “Periscope’un varsa Periscope’tan yayın yap!” dedi. Benim o beyaz telefonda da Periscope yok ama FaceTime var. Çünkü 11 yaşındaki kızım Nehir bir Facetime canavarı. Onunla öyle haberleşiyoruz. “Ya” dedim, “Bize konuşsun o zaman Cumhurbaşkanı!” O kadar ısrar ettim, o kadar ısrar ettim ki, “Dur” dedi Hasan, “Beyefendiye bir sorayım.”
Sonra?
– Sonra valla telefonum çaldı. Hasan, “Hande tamam, FaceTime yapalım” dedi.
Yani aklına o anda FaceTime, kızından dolayı mı geldi?
– Aynen öyle! 11 yaşında herkese, her şeye yetişen, çok akıllı bir kızım var. Haberci olduğum için de çalışma saatlerim anormal. Ben eşimle de ayrıyım. Hayatımızı Facetime kurtarıyor. O babasıyla bir yere gittiğinde de Facetime’dan haberleşiyoruz. Hayatımızın bir parçası. Bir de, biliyorsun, yeni nesil bu akıllı telefon kullanımına çok hâkim. İster istemez sen de öğreniyorsun. Hemen açtım FaceTime’ı önce ve işte karşımda…. Önde Hasan Doğan, arkada Cumhurbaşkanı. Ben bu arada da kimseye bir şey söylememiştim…