Nigel Farage ve Marine Le Pen, aynı gün içinde yaptıkları açıklamalarla ülkelerinin siyasi normlarına meydan okuyarak “halkın karar vermesi” gerektiği mesajını verdiler. Fransa’da aşırı sağcı lider Marine Le Pen, akşam haberlerinde cumhurbaşkanlığı için dördüncü kez aday olduğunu duyururken, saatler önce bir mahkeme hakkındaki temyiz başvurusunu karara bağladı. Paris’teki bir mahkeme, Le Pen’in 2025 yılında Avrupa fonlarını parti çalışanlarına ödeme yapmak için kullanmaktan aldığı mahkumiyet kararını onarken, siyasi yasak süresini kısalttı ancak cezanın varlığını sürdürdü.
LE PEN’DEN YENİDEN CUMHURBAŞKANLIĞI YARIŞI
Mahkeme kararına göre Le Pen, bir yıl süreyle elektronik kelepçe ile ev hapsinde kalacak olsa da, lider akşam saatlerinde mücadeleye devam edeceğini açıkladı. Fransa’nın en yüksek mahkemesine yapacağı yeni bir temyiz başvurusuyla aklanacağını savunan Le Pen, halkın tek yargıç olması gerektiğini söyledi. Le Pen’in bu hamlesi, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik planlarının önünü açarken, partisi Ulusal Birlik’in 2024 Avrupa seçimlerindeki zaferi ve ardından gelen erken genel seçimlerde birinci parti olması, onu seçimin favorisi haline getirmişti.
FARAGE’DAN İSTİFA VE YENİ REFERANDUM ÇAĞRISI
Manş Denizi’nin diğer yakasında Nigel Farage da benzer bir hamle yaptı. Popülist sağ parti Reform UK’nin lideri Farage, kendisine yönelik “düzen saldırısı” olarak nitelediği soruşturmalara tepki olarak parlamentodan istifa ettiğini duyurdu. Brexit’in mimarı olarak bilinen Farage, istifasının Clacton’da bir ara seçime yol açacağını ve bu seçimi, kendi mali işlerini araştıran yetkililere karşı bir referanduma dönüştürmeyi hedeflediğini belirtti. Farage, kendisine Tayland merkezli bir kripto para milyarderinden sağlanan 5 milyon sterlinlik bir hediyeyi bildirmediği gerekçesiyle başlatılan parlamento soruşturması ve bir dolandırıcılık hükümlüsünden menfaat sağladığı iddialarını reddederek “Kanunu hiçbir şekilde çiğnemedim” dedi.
TRUMP’TAN POPÜLİST LİDERLERE DESTEK
Her iki liderin de stratejisi, kendilerini mağdur olarak konumlandırıp yasaları korkmuş bir düzenin silahı olarak göstermek. Bu anlatıya göre seçim, bir aklanma aracı haline geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, Le Pen’in cezasını “hukuk savaşı” olarak nitelendirirken, Farage’a yönelik incelemeleri de “Trump karşıtı senaryonun tekrarı” olarak yorumladı. Kremlin, Elon Musk ve Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban da aynı mesajı verdi: Halkı seçmeli, mahkemeler değil. Farage’ın ara seçimde rakipsiz kalması beklenirken, Le Pen’in yeni temyiz başvurusunun gelecek yıla kadar sonuçlanmaması ve bu sürecin onu iktidara taşıması öngörülüyor.