104 GÜN SONRA İLK DURUŞMA YAPILDI
Gazeteci Fatih Altaylı’nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım’da gerçekleşecek. Altaylı, YouTube kanalındaki programında bazı sözleri nedeniyle “Cumhurbaşkanına tehdit” suçlamasıyla 22 Haziran’da tutuklandı ve Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Altaylı’nın YouTube kanalının erişime engellendiğini ve 22. Dönem Milletvekili Emin Şirin’in yer aldığı 5 Ağustos tarihli bölümünün yayından kaldırıldığını açıkladı. İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararının gerekçesinde ‘milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması’ ile ‘suç işlenmesinin önlenmesi’ vurgusu yer aldı. Altaylı’nın tutuklu bulunduğu 26. günde hazırlanan iddianamede, Altaylı hakkında ‘Cumhurbaşkanını tehdit’ suçlamasından 5 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası talep ediliyor.
MÜCADELE ARKADAŞLARINDAN DESTEK
Altaylı’nın yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Silivri 2 no’lu duruşma salonunda yapılıyor. Duruşma için eşi Hande Altaylı, kızı Zeynep Altaylı, Prof. Dr. Celal Şengör, gazeteci Murat Bardakçı, Galatasaray Spor Kulübü Eski Başkanı Faruk Süren ve birçok siyasetçi Silivri’de bulunuyor. Jandarma eşliğinde salona getirilen Altaylı, alkışlarla karşılandı. Taraf avukatlarının bulunduğu duruşma 10:57’de kimlik tespiti ile başladı. Altaylı, iddianameye karşı savunmasını yaptı. “Silivrimize hoş geldiniz” diyerek başladığı savunmasında, tehdit suçundan yargılanmaktan üzüntü duyduğunu ifade etti. “Sayın Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiğim iddiasıyla yargılanmak beni hem şaşırtıyor hem de üzüyor. 40 küsur yıllık meslek hayatımda ne benden güçlü ne de zayıf bir kişiyi tehdit etmedim. Her zaman ben tehdit edilen oldum” dedi.
KİMSEYİ TEHDİT ETMEDİĞİNİ VURGULADI
Altaylı, “Silivri’ye hoş geldiniz” ifadesi ile devam ederek, burada geçirdiği zamanın kendisi için nasıl bir deneyim olduğunu anlattı. “Uzunca bir süredir burada geçirdiğim yazın, ailemden uzak çok değerli olduğunu hissediyorum. Kısa bir süre içinde barışın ve eşitliğin sağlanmasını istemek için buradayım. Her çocuğun eşit şartlarda hayata başlamasını savunmak istiyorum. Bunu yapabilmek için platformlar kullanıyorum ve gençlerin umutlarını taze tutmaya çalışıyorum” dedi. “Haydi Kızlar Okula” kampanyasına da atıfta bulunarak, dünya genelinde bilimin yayılmasını teşvik etme çabalarına değindi.
BURS FONUNDAN SÖZ ETTİ
Kendi kazanımları ile “Teke Tek Bilim Burs Fonu” oluşturduklarını belirtti. “Dünyanın en iyi 100 üniversitesinde doktoraya devam eden gençlerimize burs vermeye başladık. Her yıl 4 gencimize destek veriyoruz” diye ekledi. Altaylı, insanları mutlu eden şeyin paylaşmak olduğunu ve paylaşımın önemine dikkat çekti. “Başka insanların, özellikle şansa sahip olamayanların geleceğini düşünerek burada bulunuyorum” ifadesini kullandı.
HAYAL ETME ÖZGÜRLÜĞÜNE VURGU YAPTI
Altaylı, “Muhalif değilim, hayal etme özgürlüğünü savunuyorum” diyerek, demokratik bir toplumda herkesin kendi hayallerini kurabilmesi gerektiğini vurguladı. “Hayal kuramayanlar ilerleyemez” diyen Altaylı, tarih boyunca hayalperestlerin en büyük değişimleri yarattığını hatırlattı. “Belirli ideolojilere bağlı biri değilim, toplumun duygularını seslendiren biriyim” dedi.
DİĞER ÖNEMLİ DOLAYLARINI ANLATTI
Son olarak, Altaylı, bugüne kadar hiçbir kişiyi tehdit etmediğini, Türk halkının da demokrasisini korumak istediğini anlattı. “2.5 dakikalık bir konuşmamdan bazı kesitlerin alınarak sosyal medyada yanlış bir algı oluşturulmasından büyük üzüntü duyuyorum” dedi. İddiaların tamamen yanlış olduğunu ve kendisinin insanları tehdit etmek gibi bir niyetinin olmadığını ifade etti. Hayal kurma özgürlüğünün korunması için mücadele etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.