104 GÜN SONRA HAKİM KARŞISINDA
Gazeteci Fatih Altaylı, 104 gün sonra hakim karşısına çıkarıldı ve tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım’da yapılacak. Altaylı, YouTube kanalındaki programında kullandığı bazı ifadeler nedeniyle “Cumhurbaşkanına tehdit” suçlaması ile 22 Haziran’da tutuklanıp Silivri’de bulunan Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürülmüştü. Bu süreçte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Altaylı’nın YouTube kanalının erişime engellendiğini ve 22. Dönem Milletvekili Emin Şirin’in konuk olduğu bölümün yayından kaldırıldığını açıkladı. Tutuklama kararının gerekçesinde, ‘milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması’ ile ‘suç işlenmesinin önlenmesi’ ifadeleri yer alıyordu. Altaylı’nın tutukluluğunun 26. gününde hazırlanan iddianamede “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlaması ile 5 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası istendi.
YARGILAMA SÜRECİ VE DESTEK
Altaylı’nın yargılandığı davanın ilk duruşması, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Silivri 2 no’lu duruşma salonunda gerçekleşti. Duruşmaya ailesi ve çok sayıda destekçisi katıldı. Jandarma eşliğinde salona getirilen Altaylı, alkışlarla karşılandı. Taraf avukatlarıyla birlikte duruşma, 10:57’de kimlik tespiti ile başladı ve Altaylı, iddianameye karşı savunmasını yaptı. “Silivrimize hoş geldiniz” diyerek savunmaya başlayan Altaylı, tehdit suçlaması nedeniyle yargılanmaktan duyduğu üzüntüyü dile getirerek “Sayın Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiğim iddiasıyla yargılanmak beni şaşırtıyor ve üzüyor.” dedi.
“40 KÜSUR YILLIK MESLEK HAYATIMDA KİMSEYİ TEHDİT ETMEDİM”
Savunmasında, “40 küsur yıllık meslek hayatım boyunca ne benden güçlü ne de benden zayıf birini tehdit etmedim.” diyen Altaylı, terör örgütlerinin hedefi olması nedeniyle 30 yıl boyunca devletin korumasını üstlendiğini belirtti. Ailesinin korku içinde yaşadığını ifade eden Altaylı, “Kızım, çocuk aklıyla benim sokağa çıkmamı engellemeye çalıştı.” şeklinde konuştu.
Geleceğe yönelik kaygılarını dile getiren Altaylı, “Burası, gelecekteki çocuklar için düşünülen bir yaşam alanı olmalı.” diye vurguladı. “Haydi Kızlar Okula” kampanyasına katkı sağladığını, gençlerin ilerlemesinin önemine dikkat çekti. Ayrıca, Türkiye’nin bilim toplumu olabilmesi için çeşitli programlar düzenlediğini belirterek, gençlerin bilimle tanıştırılmasını sağladığını ifade etti.
“DEMOCRATİK BAĞLILIK”
Son olarak, “Ben muhalif değilim, hayal etme özgürlüğünü savunuyorum.” diyen Altaylı, devletin demokrasi mücadelesi hakkındaki düşüncelerini paylaştı. “Halkın en sevdiği lidere karşı dahi demokratik hakkını elinde tutmayı sevdiği” konusunu dile getirirken, geçmişte yaşanan sorunları da dile getirerek demokrasinin değerini vurguladı. Duruşma sonrası beraat talebinde bulundu.