Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın dosta güven verdiğini söyledi. Fidan, bu ittifakın kimseyi hedef almadığını ve saldırı olmadığı sürece hiçbir ülkenin hedefte olmadığını ifade etti. Bakan, Ortadoğu’nun katma değer üreten bir yer olmasının bu tür ittifaklardan geçtiğini belirtti.
MEKKE ANLAŞMASI İÇİN KURUMSAL YAPI KURULUYOR
Fidan, bölgedeki sistemsizliğin uzun süredir takip edilen bir konu olduğunu aktardı. Bölge ülkeleriyle iyi ilişkilerin kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, savunma ittifakına duyulan ihtiyaca dikkat çekti. Anlaşmanın fikir aşamasından kavram ve anlaşma noktasına geçtiğini belirtti.
Fidan, anlaşmanın teknik olarak NATO Antlaşması’nın 5. maddesiyle aynı olduğunu ifade etti. Saldırı durumunda hemen yükümlülük doğup doğmayacağı sorusuna yanıt verdi. Genel taahhütlerin hayata geçirilmesinin ilgili kurulların kararına bağlı olduğunu açıkladı.
Bir ülkenin çağrıda bulunması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yardımın keyfiyetini ülkenin kendisinin tanımlayacağını söyledi. Yapısal olarak bakanlar komitesi kurulacağını, siyasi ve askeri komitenin çalışacağını belirtti.
ANLAŞMA İRAN'I HEDEF ALMIYOR
Fidan, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye’nin yayılmacı politika izlemediğini söyledi. Savunmaya yönelik bir örgüt kurulduğunu vurguladı. Saldırıya uğramadığı sürece ittifakın eylemi olmayacağını belirtti. İran’ın bu ittifakın hedefi olmadığını açıkça ifade etti.
Fidan, Türkiye’nin arabuluculuk rolüne de değindi. Taraflar uygun arabulucunun Türkiye olduğuna inandığında başarılı olunacağını söyledi. Bölgede savaşların ülkeleri zarar görmekten alıkoymayacağını belirtti.
KIZILDENİZ'DE TÜRKİYE'NİN VARLIĞI SÖZ SAHİBİ OLMAK İÇİN
Suudi Arabistan’ın davetiyle 40 ülkenin genelkurmay başkanının katıldığı toplantıya değinen Fidan, konunun ticari güvenlik açısından gündeme geldiğini aktardı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının enerji tedarikini doğrudan etkilemeyeceğini söyledi. Çünkü Türkiye’nin boru hatlarıyla bu durumu garanti altına aldığını ifade etti.
Kızıldeniz ticaret havzasının kapanmasının Türkiye’nin menfaatiyle doğrudan ilgili olduğunu vurguladı. Akdeniz’e açılan bu bölgede Türkiye’nin söz sahibi olması gerektiğini belirtti. Sekretaryanın Suudi Arabistan’da kurulacağını, tatbikat ve eğitimler yapılacağını aktardı.
HÜRMÜZ'DE 60 GÜNLÜK UZLAŞMA BEKLENTİSİ
Fidan, Hürmüz Boğazı’nda önceliğin geçici bir uzlaşma sağlanması olduğunu söyledi. Bu sürenin 60 gün olarak nitelendirildiğini belirtti. Bölge ülkeleri, Amerika, Batı, Avrupa ve Asya’nın boğazın açılmasını talep ettiğini ifade etti.
İSRAİL'E KARŞI İZOLASYON SÜRMELİ
Fidan, Hamas’ın Filistin halkını önceleyen yaklaşımını takdire şayan bulduğunu söyledi. İsrail’in kimse tarafından desteklenmediğini ifade etti. İsrail’in en çok uluslararası izolasyondan korktuğunu belirtti. İzolasyonun kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINA MÜDAHALE ÇAĞRISI
Fidan, kimsenin taviz vermediği bir yerde savaşın şiddetini artırdığını söyledi. Bu savaşı durdurmak için araya girilmesi gerektiğini belirtti. Cephedeki yıpratmanın millet olarak var olmaya dönüşebileceğini ifade etti. Tarafların kaybetme endişesi taşıdığını aktardı.
KARADENİZ'DE TÜRK GEMİLERİ ENDİŞESİ
Fidan, hedef alınan gemiler arasında Türk gemilerinin sayısının az olduğunu söyledi. Buna rağmen bu durumun ciddi endişe kaynağı olduğunu belirtti.
MECLİS'TEKİ SÜREÇ YASASINDA ŞARTLAR NET
Fidan, çerçeve yasanın iyi yazılmış hükümleri olduğunu ifade etti. Örgütün silah bırakmadan yasadan yararlanamayacağını vurguladı. Konjonktürün örgütün lehine olmadığını gördüklerini söyledi. Uzatılan elin bu sefer tutulması temennisinde bulundu.
KIBRIS'TA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ESAS
Fidan, Kıbrıs’ta ideal çözümün iki devletli çözüm olduğunu belirtti. Gelen çözüm tekliflerinin kimden geldiğine bakıldığını söyledi. Kıbrıs Türklerini içine alan diyalogları desteklediklerini ifade etti. Kalıcı çözüm beklenmeden su ve enerji işbirliği yapılabileceğini aktardı.
Rum kesiminin devlet olarak tanınmadığını vurgulayan Fidan, Kıbrıs Türkü’nün hakları tanınmadan kendi devlet varlıklarının da tanınmayacağını söyledi. 50 yıldır süren statükonun tek sebebinin Türk askerinin adada bulunması olduğunu belirtti. Kalıcı anlaşma olmadan Türk askerinin çekilmesinin beklenemeyeceğini ifade etti.