Fransa’da 2018 yılının Kasım ayında, sarı yelekli yüz binlerce insan sokaklara döküldüğünde Lucas Petit henüz 11 yaşındaydı. O günlerde yaşadığı anılar bulanık olsa da, polisle yaşanan çatışmalar onun üzerinde derin bir etki bıraktı. Eğer bir gösteriye katıldıysa, ne beklemesi gerektiğini biliyordu. Şu anda 19 yaşında olan Petit, gözyaşı gazı, su tabancaları, kauçuk mermiler ve ses bombalarının, protesto ederken normalleştiği bir nesli temsil ediyor.
PARİS'TE OKUL BLOKADASI
Petit, son bir aydır doğudaki Paris’teki okulunu abluka altına almış durumda. Başlangıçta Fransa’daki okullarda daha iyi koşullar talep eden bir hareketin parçasıydı, ancak zamanla farklı talepleri olan grupların birleştiği bir öfke çığlığına dönüştü. 17 Ekim’de, büyük ölçüde barışçıl geçen ulusal protestolar, yağma ve yıkım sahnelerine dönüştü. Limoges’teki tarihi belediye binası alev aldı, dükkanlar yağmalandı ve protestocular kalıcı yaralar aldı.
YAĞMALAR VE GÖZALTILAR
Yağmacıların yanı sıra, çeşitli geçmişlere sahip genç protestocular da eylemlere katıldı. İçişleri Bakanlığı’nın bir belgesine göre, 18-21 Ekim tarihleri arasında gözaltına alınan 186 kişinin %68’i 25 yaş veya daha gençti ve %52’sinin daha önce sabıka kaydı yoktu. Neredeyse yarısı yağmacı olarak sınıflandırıldı. Polis müdahalesindeki eksiklikler, durumun neden bu kadar kontrolden çıktığını açıklıyor.
PROTESTO TAKTİKLERİNDE DEĞİŞİM
Ancak gözyaşı gazı ve dumanların arkasında, bazı Fransız protestocuların nasıl hareket ettiğine dair bir değişim yatıyor. Son on yılda, bazıları çatışma konusunda daha yetkin hale geldi. İsyan polisinin taktikleri ve silahları evrim geçirirken, göstericiler de polis hamlelerini tahmin etme ve güvenlik boşluklarını kullanma konusunda ustalaştılar.
Siyah Blok Taktikleri
“Black Bloc” taktikleri, 1980’lerde Almanya’da ortaya çıktı. Anarşist ve anti-kapitalist hareketlerle ilişkilendirilen bu taktikler, organizasyonel bir liderliği olmayan, protesto yöntemlerini içeren bir yapıdır. Bu yöntemler, 2016’daki işçi protestolarında öne çıktı ve sarı yelekli hareket sırasında daha da yaygınlaştı. Katılımcılar genellikle maskeli ve kapüşonlu olarak gösterilerin önünde toplanıyor ve lüks mağazalar gibi kapitalizmin sembollerine saldırıyorlar.
POLİS TAKTİKLERİ VE GÜVENLİK AÇIĞI
Fransa’da kalabalık kontrol doktrini, tarihsel olarak protestocuları uzakta tutmak üzerine kuruluydu. Ancak, şiddetli çatışmalar nedeniyle bunu sürdürmek daha zor hale geldi. Eski isyan polisi memuru Olivier Cappe, şimdi Molotof kokteyli, havai fişek ve diğer projelerle karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Bu durum, polislerin müdahale etme zorunluluğunu artırıyor.
ŞİDDETE KARŞI TEPKİLER
Genç göstericiler, şiddet içeren gruplara karşı duydukları empati nedeniyle, daha fazla çatışmaya girmeye istekli hale geldiler. 2006’daki öğrenci isyanlarından bu yana bu kadar çok insanın karşı karşıya geldiğini görmediğini belirten tarihçi Hugo Melchior, gösterilerde üniversite veya lise öğrencilerinin de yer aldığını ifade etti.
MACRON'UN AÇIKLAMALARI
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, şiddetin artışını kolektif bir başarısızlık olarak nitelendirdi. Gençlerin talepleri için böyle korkunç sonuçlarla karşılaşmayı beklemediğini belirten Macron, polislerin de bu tür şiddetli çatışmalarla yüzleşmek için eğitim almadığını vurguladı. Şu anda, sokağa dönüşü sağlamak oldukça zor görünüyor; zira birçok kişi hükümetin şiddeti kontrol altına alma çabalarının, protesto haklarına bir saldırı olarak algılandığını düşünüyor.