Jannik Sinner’ın Fransa Açık ikinci turunda Juan Manuel Cerundolo’ya yenilmesi, tenis dünyasında adeta bir deprem etkisi yarattı ve turnuvanın kaderini tamamen değiştirdi. Dünya 1 numarası Sinner, Rafael Nadal’ın 2009 Fransa Açık’ındaki favoriliğinden bu yana bir Grand Slam’de en büyük favori olarak gösteriliyordu. İlginç bir tesadüf eseri Nadal da o yıl Roland Garros’u kazanamamıştı. Sinner’ın elenmesinin ardından 25. Grand Slam şampiyonluğunu hedefleyen Novak Djokovic de Brezilyalı genç Joao Fonseca’ya sürpriz bir şekilde mağlup oldu. Bu iki ismin turnuva dışı kalmasıyla birlikte ana tabloda başka bir Grand Slam şampiyonu kalmadı. Peki önümüzdeki pazar korta şampiyonluk için kim çıkacak?
ALEXANDER ZVEREV ARTIK EN BÜYÜK FAVORİ
3 numaralı seribaşı ve 29 yaşındaki Alexander Zverev, son altı yıldır Grand Slam’lerde “az kaldı” hikâyesinin kahramanı oldu. Kariyerinde üç büyük final gören Alman tenisçi, ilk şampiyonluğunu 2020 ABD Açık’ta iki set önde ve servis atarken kaybetmiş, Dominic Thiem’e yenilmişti. Zverev, 2022 Fransa Açık yarı finalinde sağ ayak bileğini burkup üç yan bağını yırtmasına rağmen sakatlığı atlatmayı başardı. Ancak son üç yılda form grafiği, Sinner ve Carlos Alcaraz’ın yükselişiyle gölgelenmişti. Alcaraz sakat, Sinner ise turnuva dışı kalınca Zverev, güçlü servisi ve tutarlı sert yer vuruşlarıyla kariyeri boyunca toprak zeminde başarılı olan bir oyuncu olarak en büyük favori konumuna yükseldi. Yedi Masters 1000 zaferinden dördünü toprak kortta kazanan Zverev’in asıl sınavı, yeni favori statüsünün yarattığı baskıyı kaldırıp kaldıramayacağı olacak. Çeyrek finalde Rafael Jodar ile eşleşen Zverev, yoluna emin adımlarla devam ediyor.
FELIX AUGER-ALİASSİME’İN BÜYÜK FIRSATI
6 numaralı seribaşı ve 25 yaşındaki Felix Auger-Aliassime, kariyerindeki büyük potansiyeli tam anlamıyla gerçekleştirebilmiş değil. Üst yarıda dikkat çeken birkaç isimden biri olan Kanadalı tenisçi, ilk Grand Slam finaline ulaşabilecek mi? Sert zemini tercih eden Auger-Aliassime, ilk turları genellikle zorlu geçiyor ve bu da sonraki aşamalara enerji bırakamamasına yol açıyor. Bunu bir kez daha ilk turda Daniel Altmaier’i beş setlik tie-break ile geçerek, ikinci turda da bir set kaybederek kanıtladı. Yine de Sinner’ın yokluğunda kendi tarafındaki kura büyük ölçüde açıldığı için önemli bir fırsat yakaladığı kesin. Çeyrek final yolunda Flavio Cobolli ile karşılaşacak.
FLAVİO COBOLLİ FORMU ZİRVEDE
14 numaralı seribaşı ve 24 yaşındaki Flavio Cobolli, Auger-Aliassime’in bulunduğu bölümde bir diğer iddialı isim. İtalyan tenisçi, geçtiğimiz yıl Wimbledon’da çeyrek final görmüştü. Güçlü top çıkarma yeteneği ve doğal bir şekilde oynadığı baseline oyunu, toprak kortta işini oldukça kolaylaştırıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında İtalya’yı Davis Kupası’nda zafere taşıyan ve oynadığı tüm maçları kazanan Cobolli, baskı altında da başarılı olduğunu kanıtladı. Üçüncü turda genç Amerikan yıldızı Learner Tien’i 6-2, 6-2, 6-3 gibi etkileyici bir skorla geçen Cobolli, Paris’in sıcak havasında oldukça rahat görünüyor.
RAFAEL JODAR’IN YÜKSELİŞİ SÜRÜYOR
29 numaralı seribaşı ve 19 yaşındaki Rafael Jodar, İspanyol tenisseverlerin yeni gözdesi haline geldi. Alcaraz’ın yokluğunda turnuvaya damga vuran Jodar, bu yıl sıralamada hızla tırmanarak dikkat çekiyor. Mart ayında ilk 100’ün dışında olan genç oyuncu, bugün dünya 29 numarasına yükseldi ve Fransa Açık’ta çok ileri gidebileceğini gösteriyor. Nisan ayında toprakta bir Challenger turnuvası kazanan Jodar, asıl çıkışını Barcelona Açık’ta yarı final görerek yaptı; ardından Madrid ve Roma’da çeyrek final başarıları elde etti. Güçlü yer vuruşları ve toprakta doğal hareket kabiliyetiyle fark yaratsa da, şimdi zorlu alt yarıda mücadele ediyor.
JOÃO FONSECA’NIN SÜRPRİZ YÜKSELİŞİ
30 numaralı seribaşı ve iki ATP Tur şampiyonluğu bulunan 19 yaşındaki Joao Fonseca, Djokovic karşısındaki sansasyonel galibiyetinin ardından dördüncü turda Casper Ruud’u da eleyerek adından söz ettirmeye devam ediyor. 2026 yılına etkileyici bir başlangıç yapan Brezilyalı tenisçi, Monte-Carlo Masters’ta eski dünya 10 numarası Matteo Berrettini’yi yenmişti. Djokovic’i saf dışı bırakmanın verdiği özgüvenle kortta oldukça rahat gözüken Fonseca, Sinner ve Djokovic’in yokluğunda bir başka oyuncunun tenis hayalini gerçekleştirmesi için dev bir fırsat sunduğunu kanıtlıyor.