Gen Z Siyasi Fenomenlerin Dünyasında Para Karışık, İş Sürekli

Maria Comstock, 18 yaşına kadar cep telefonu sahibi olmamıştı. Ancak bir sonraki yaş gününe geldiğinde milyonlarca takipçisi vardı. Flört, siyaset ve iş hayatı üzerine çektiği “Point of View” tarzı videolar, sosyal medya kullanıcılarının ve zamanla siyasi kampanyaların dikkatini çekti ve bu videolar oldukça samimi bulundu. Covid döneminde başlayan bir hobi, kısa sürede bir işe dönüştü. Ancak işin iç yüzü, Z Kuşağı siyasi fenomenliğinin oldukça karmaşık ve kuralsız bir iş olduğunu gösteriyor. Film çekmek, prodüksiyon yapmak ve yayınlamak, bir medya yöneticisinin tüm sorumluluklarını beraberinde getiriyor. Müşteriler talepkar olabiliyor, ortam rekabetçi, kazanç ise istikrarsız. Üstelik desteklediğiniz parti seçimi kaybedebiliyor. Şu anda 24 yaşında olan ve dijital becerilerini Demokratlar için kullanan Comstock, “Herkes artık bir içerik üreticisi” diyor ve ekliyor: “Siyasi işleri yasal olarak, kampanyalarda, ödeme sistemlerinde tanımlamak çok zor ve bu sürekli evrilen yeni bir dünya. İşler çok karışabiliyor.”

Z KUŞAĞI SİYASİ FENOMENLERİNİN YÜKSELİŞİ

Tufts Üniversitesi Sivil Öğrenim ve Bilgi Araştırma Merkezi’ne göre, yaklaşık 50 milyon Z Kuşağı üyesi bu yılki seçimlerde oy kullanma hakkına sahip. Bu da onları her iki parti için de kritik bir taban haline getiriyor. 1997-2012 yılları arasında doğanları kapsayan Z Kuşağı, geleneksel olmayan medyadaki üstünlükleri sayesinde Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçilerin 2024’te genç seçmenler arasında önemli bir ilerleme kaydetmesinin ardından, Demokratların fenomenlerle çalışmalarını genişlettiği ve giderek büyüyen bir sosyal medya kişilikleri evrenini kendine çektiği belirtiliyor. Cumhuriyetçiler ise başarılı oyun planlarını sürdürüyor. Seton Hall Üniversitesi’nde dijital kültür üzerine çalışan Profesör Jess Rauchberg, “Beğenelim ya da beğenmeyelim, fenomenler gitmiyor ve siyaseti anlamlandırmamızda çok büyük bir rol oynuyorlar” diyerek, “Artık fenomenlerin bize siyaseti sattığını da söyleyebiliriz” ifadelerini kullanıyor. Ancak profesyonel siyasi fenomenliğe adım atmak, az sayıda düzenlemenin olduğu, kafa karıştırıcı ödeme yapılarının ve sürekli değişen siyasi ilişkilerin bulunduğu yeni bir medya sektöründe yol almayı gerektiriyor. “Otantiklik” en önemli unsur olarak öne çıkarken, bu otantikliği zedeleyebilecek ödemelerin açıklanması tartışma konusu olmaya devam ediyor. Popüler siyasi fenomenlerin hepsi içerik üretimini bir geçim kaynağına dönüştürmüyor; bazıları için bu, geleneksel mesleklerine ek bir gelir kaynağı ya da sadece bir boş zaman aktivitesi olarak kalıyor.

ÖDEME VE ŞEFFAFLIK SORUNLARI

Ödeme, fenomenlik sektörünün en sorunlu konularından biri. Tipik bir ücretli işte, bir kampanya, fenomenlerle veya temsilcileriyle iletişime geçerek etkinliklere katılım ya da TikTok veya Instagram’a video yüklemek gibi “teslimatları” teklif ediyor. Anlaşma, hizmet karşılığında belirlenmiş bir ücret gibi basit olabileceği gibi oldukça karmaşık da hale gelebiliyor. Siyasi kampanyalar için en yaygın ödeme düzenlemelerinden biri, danışmanlık veya medya yönetim şirketine ödeme yapmak ve bu şirketin de fenomenlerle sözleşme imzalaması şeklinde. Demokrat bağışçılar tarafından desteklenen bir şirket, “demokrasi yanlısı” olarak tanımladığı fenomenlere, daha fazla içerik üreterek kitlelerini büyütmeleri karşılığında maaş ödüyor. İzleme kuruluşu Kampanya Hukuk Merkezi’nden Saurav Ghosh, siyasi finansmanın içerik üreticileri için “hızla büyüdüğünü” ancak çok az kural ve şeffaflık olduğunu belirtiyor. Tüm siyasi içerikler ücretli değil ancak posterlerin, bir kampanyadan veya dış kaynaktan siyasi bir içerik için para alıp almadıklarını federal olarak açıklama zorunluluğu bulunmuyor. Adayları destekleyen birçok içerik üreticisi bunu belirli sektörler veya amaçlar için yaparken, lobici olarak kaydolma zorunlulukları da olmuyor. Kendilerine ödenen paranın kaynağını ve miktarını takip etmek ise oldukça zor. Ghosh, “Net bir yasal zorunluluğun olmaması, fenomenlerin bazen ödeme aldıklarına dair bir uyarı vereceği, bazen de vermeyeceği anlamına geliyor” diyerek, “Bu tür içerikleri gören seçmenler, şeffaflık konusunda kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

TARTIŞMALI İŞ BİRLİKLERİ VE KOMPLO TEORİLERİ

Kuralların ve netliğin olmaması komplo teorilerini de beraberinde getirebiliyor. Siyasi fenomenlik dünyası, sık sık perde arkasındaki kukla ustalarıyla ilgili söylentiler veya tartışmalarla çalkalanıyor. Bunların bazıları doğru çıkarken, bazıları utanç kaynağı olabiliyor. 2024 yılında ABD Adalet Bakanlığı, Tenet Media’nın arkasındaki iki Rus ajanını, şirketin Cumhuriyetçi fenomenlerle çalışarak farklı sosyal medya platformlarında hesapları üzerinden videolar üretmesinin Rus parasıyla finanse edildiği ve Kremlin yanlısı propagandayı teşvik ettiği iddiasıyla suçladı. Geçen yıl ise sol eğilimli fenomenleri işe almayı ve eğitmeyi amaçlayan kar amacı gütmeyen kuruluş Chorus, bağışçılarını açıklaması gerekmeyen liberal gruplar için sözde “kara” paranın önde gelen bir merkezi olan Sixteen Thirty Fund’tan fon aldığı iddialarıyla yoğun bir tartışmanın odağı haline geldi. Grup, Cumhuriyetçi liderliğindeki bir Meclis komitesi tarafından soruşturuluyor. Eski bir MAGA sosyal medya yıldızı olan Ashley St. Clair, sektörde yırtıcı bir nitelik gördüğünü söylüyor. “Bu sadece izleyiciyi aşağılamakla kalmıyor, aynı zamanda para ödediğiniz insanları da yozlaştırıyor” diyen St. Clair, zorlu bir ekonomide insanların paraya hayır demesinin zor olduğunu ve bu durumun ailelerini geçindirmek için teklif edilen fırsatları kabul etmek zorunda bırakıldıkları bir konuma soktuğunu ifade ediyor.

SİYASİ ETKİLEŞİMDE YENİ DÖNEM

Ücretli konuşma ile gönüllü savunuculuk, satış ile siyaset yapma arasındaki çizgiler giderek bulanıklaşıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, içerik üreticilerine göre en etkili siyasi etkileşimin çoğu zaman siyaset hakkında konuşmamaktan geçmesi. Pearson, Başkan Trump’ın Theo Von ve Andrew Schultz gibi isimlerin podcast’lerine çıktığında siyasetten bahsetmeyip Manhattan’ın kralı olmakla ilgili havalı hikayeler anlattığını ve bunu Trump’ın geleneksel olmayan medyayı tamamen benimsemesi olarak değerlendiriyor. 2026 seçimlerine hazırlanan Demokratların ise, etkili mesajlaşma için daha geniş bir dünyaya uyandığı belirtiliyor. Harris kampanyasının eski isimlerinden Lauren Kapp, özellikle sol görüşte sadece siyaset üzerine içerik üretenlere odaklanma eğilimi olduğunu, ancak kültür ve yaşam tarzı hakkında konuşan kişilerin de masada bir yere sahip olması gerektiğini söylüyor. Comstock, örneğin bekar bir annenin çocuk bakımı, sağlık hizmetleri maliyetleri gibi konularda eşsiz bir sözcü olabileceğini belirterek, bu tür seslerin her iki tarafın da yakalamaya çalıştığı günlük yaşam deneyimini yansıttığını ifade ediyor. Muhafazakar fenomen Brilyn Hollyhand ise, “Bence Demokratlar ve Cumhuriyetçiler artık biliyor ki, çevrimiçi kültürü kaybederseniz seçimi kaybedersiniz” diyerek, kültürden kastının odak gruplar veya siyasi gönüllüler değil, sınıfta yanında oturduğu için kendisini takip eden ve siyaset hakkında hiçbir şey bilmeyen kişiler olduğunu sözlerine ekliyor.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Şişli’de Bina Duvarı Çöktü, Mahalleli Deprem Oldu Zannetti

Halaskargazi Mahallesi Kuyumcu İrfan Sokak'ta daha önce yıkılan bir binanın bitişiğindeki dairenin duvarı henüz belirlenemeyen bir nedenle çöktü. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.

Bursa’da Otomobil Duvara Çarptı, Üç Kişi Öldü

Antalya'da meydana gelen kazada Begüm Şevval Usta yönetimindeki otomobil, sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesiyle Bayramdere köprülü kavşağın beton duvarına çarptı. Çarpmanın etkisiyle araç hurdaya dönerken 5 kişi araç içinde sıkıştı.

Ümraniye’de Kaçan Boğa Dükkana Girdi: Panik Kamerada

İstanbul Ümraniye'de bir boğa sahibinin elinden kaçarak sanayi sitesine girdi. Kaçan boğa nedeniyle sanayi esnafı kısa süreli panik yaşadı.

Euro Banknotları İçin 10 Tasarım Oylamaya Sunuldu

Gelecekte kullanılacak euro banknotları için Avrupa Merkez Bankası halk oylaması başlattı ve 10 finalist tasarım Başkan Christine Lagarde tarafından tanıtıldı. 1200'den fazla öneri incelendi.

Otomobil Markete Daldı, Yaralanma Olmadı

Ören Mahallesi'nde meydana gelen trafik kazasında bir otomobil sürücüsü, henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç, yol kenarındaki bir zincir markete daldı.