George Zoley, 2020 yılında ABD Kongresi’nde ifade verirken kendi göçmenlik hikâyesinin hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatmıştı. Özel hapishane şirketi The GEO Group’un CEO’su ve yönetim kurulu başkanı olan Zoley, 1950 yılında Yunanistan’ın kuzeybatısındaki Florina kasabasında elektriği ve sıhhi tesisatı olmayan bir evde dünyaya gelmişti. “Neyse ki 1953’te ailem Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etme izni aldı, New York’a gemiyle geldik ve Ellis Adası’nda işlemlerimiz yapıldı” diyen Zoley, kârı asla insan değerinin üstünde tutmamak gibi ilkelerinin bu göçmenlik deneyiminden kaynaklandığını söylemişti. Ancak altı yıl sonra, şirketin New Jersey’deki Delaney Hall tesisi insanlık dışı koşullar ve kötü muamele iddialarıyla gündemde.
Zoley’İN GÖÇMENLİK HİKÂYESİ VE ÇELİŞKİ
Zoley, 3 yaşındayken annesi ve ağabeyiyle birlikte New York’a ayak basmıştı. Ailesi 1953’te Atina yakınlarındaki bir limandan kalkan Nea Hellas gemisiyle 16 gün süren bir yolculuğun ardından ABD’ye ulaşmış, Ohio’nun Akron kentine yerleşmişti. “İngilizce konuşmayı orada öğrendim, eğitimime başladım” diyen Zoley, 1984’te kurduğu GEO Group’un en büyük federal göçmenlik gözaltı sözleşmelerini yürüttüğü bir imparatorluğa dönüştü. Şirket, ABD’deki özel gözaltı firmaları arasında en yüksek gelire sahip ve bu yıl yaklaşık 24 bin ICE gözaltısını barındırıyor. Gözaltı merkezinden yeni çıkan Güney Amerikalı bir göçmen, Zoley’in kendi ailesinin yaşadığı koşulları hiçbir gözaltındaki kişiye yaşatmak istemeyeceğini, ancak tesiste kendisine verilen yemeğin Zoley’in oğluna asla yedirilmeyeceğini söyledi. Göçmenlik tarihçisi Nancy Foner ise Zoley’in kendi deneyimini yüceltirken göçmenlere kötü koşullar sunmasını “büyük para kazanma gücü” ile açıkladı ve bunu ikiyüzlülük olarak nitelendirdi.
DELANEY HALL’DAKİ KOŞULLAR VE ŞİKÂYETLER
Delaney Hall tesisinde kalanların avukatları, bozuk yemek, yerlerde uyumaya zorlayan aşırı kalabalık, kanser ve diyabet hastalarına yetersiz tıbbi bakım gibi sorunlar olduğunu belirtiyor. New Jersey’li göçmenlik avukatı Selenia Destefani, Delaney Hall’un tek kötü örnek olmadığını, ABD genelinde birçok benzer tesis bulunduğunu söyledi. Tesiste 23 yaşındaki Maria Hurtado’nun eşi Marlon Torres, üç aydır burada tutuluyor. Eşi bir göçmenlik randevusunda ICE tarafından gözaltına alınan Torres’in ailesi, tesisin yemeklerini “kedi mamasına” benzetiyor ve gözaltındakilere “hayvan gibi” davranıldığını anlatıyor. Torres’in eşi, kocasının solucanlı fasulye yediğini ve doktora ulaşmanın bir haftayı bulduğunu aktardı. Geçen ay serbest bırakılan Güney Amerikalı bir göçmen ise yedi kişiyle dar bir odada kaldığını, tuvaletlerin yarısının tıkalı olduğunu, bir kişinin duşta bayılıp yardımın 40 dakika sonra geldiğini anlattı. Yemeklerin taze kokmadığını, mide ağrıları çektiğini ve içerdeki doktorun durumunu normal bulduğunu, ancak serbest kaldıktan sonra ameliyat olmak zorunda kaldığını söyledi.
EYALET DAVASI VE FİRAR OLAYI
New Jersey eyaleti, GEO Group’a dava açarak Delaney Hall’a sağlık denetimi için erişim talep etti. Dava, tesisin halk sağlığını tehdit eden koşullara sahip olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini savunuyor. İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ise davayı “asılsız” olarak nitelendirdi ve Delaney Hall’un tüm yasal gerekliliklere uyduğunu açıkladı. DHS, New Jersey sağlık yetkililerinin tesisin yemek alanını denetlediğini ancak tam erişim verilmediğini belirtti. Haziran 2025’te ise dört gözaltı mahkûmu, iç duvarı tekmeleyerek Delaney Hall’dan kaçmış, yakalanmıştı. Kaçış, tesisteki protestoların ardından gerçekleşmişti.
ŞİRKETİN BÜYÜME STRATEJİSİ VE TARTIŞMALAR
GEO Group, Şubat 2025’te ICE ile Delaney Hall için 15 yıllık bir sözleşme imzaladı. Şirket, 2025 yılında toplam 2,63 milyar dolar gelir elde ederken, Zoley yatırımcılara bu yılın şirket tarihindeki en başarılı yıl olduğunu söyledi. GEO Group, ABD’deki en büyük ICE yüklenicisi ve ajansın güvenli yataklarının yüzde 40’ından fazlasını sağlıyor. Şirket, aynı zamanda siyasi kampanyalara en çok bağış yapan özel gözaltı firması. Washington Post’un haberine göre GEO Group, DHS ile yakın bağlarını sürdürüyor ve eski bir yöneticisi, Kongre’nin ayırdığı 45 milyar dolarlık bütçeyle ICE gözaltı tesislerinin genişletilmesini denetlemek üzere Trump yönetimi tarafından işe alındı. Tarihçi Vincent Cannato, Zoley’in hayatını bir Amerikan başarı hikâyesi olarak tanımlarken, şirketin belgesiz göçmenlerden kâr elde etmesinin etik olup olmadığının kişisel bir yargı meselesi olduğunu söyledi. Zoley, 2002 yılında Ellis Island Onur Madalyası’na layık görülmüştü.