PEKİ, GÖRMEK NE DEMEK?
Pazartesi sabahı, kızımı okul için uyandırmaya çalışırken bir yandan kahvemi hazırlamakla meşguldüm. Dışarıdaki olan biteni görmek için pencereden bakmaya karar verdim. Aslında camı açmam yeterli oldu. Dışarıda yoğun bir trafik var; herkes işine gitmenin telaşında. Mahallemizde trafik genellikle 8.30 civarında yavaşlıyor ve 9.00 gibi sessizlik hakim oluyor. O sessizlik geldiğinde içimden “Oh be” diyorum. Bu sırada, ne kadar uyarsak da komşumuz kaldırıma park ettiği arabayı çıkardı. Arabadan Barış Manço’nun “Unutamadım” şarkısı duyuluyor. Bu an, aklımda bazı unutamadıklarımı canlandırıyor.
UNUTULMAZ GÜZELLİKLER
Son birkaç hafta içinde “Görmemek iyi de olabilir” diyenleri hatırlıyorum. Bu sözlere nedenini soruyorum. “Çirkin olan yerleri görmüyorsun çünkü” yanıtını alıyorum. Fakat bu durumda güzellik ve çirkinlik kime göre neye göre belirleniyor? “Bu bakış açısıyla koku, doku, tat ve en önemlisi ses gibi algıları hiç düşünmediniz mi?” diye soruyorum. Bununla birlikte bir sessizlik oluyor. Belirli bir sesini bilmediğiniz bir şarkıyı beğenmekte sıkıntı yaşar mısınız? Ya da tadını sevmediğiniz bir içeceğin size yaşattığı duyumdan mahrum kalır mısınız? Kesinlikle yaşamaya devam edersiniz.