Georgiya’daki Hyundai elektrikli araç üretim tesisinde geçen yıl gerçekleştirilen göçmenlik baskınında etkilenen 300’den fazla Güney Koreli işçi, ABD hükümetine karşı hukuki mücadele başlattı. Bu, Başkan Donald Trump döneminin en büyük göçmenlik uygulama operasyonlarından biri olan baskınla ilgili ilk büyük yasal adım olarak kaydedildi. İşçilerin avukatı, federal dava açmadan önce zorunlu bir aşama olan idari taleplerin, İç Güvenlik Bakanlığı ve Göçmenlik ve Gümrük Uygulamaları da dahil olmak üzere dokuz federal ajansa sunulmaya başlandığını aktardı.
RAİDİN DETAYLARI
Ellabell, Georgia’daki 4 Eylül baskını, İç Güvenlik Soruşturmaları tarihindeki en büyük tek lokasyonlu operasyon olarak kaydedildi. Yaklaşık 500 federal, eyalet ve yerel yetkili, tesisin içine girerek çoğunluğu Güney Koreli 475 işçiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan işçiler, yaşlarının 20’li yaşlardan 60’lı yaşlara kadar değiştiğini belirtti. Bazı işçiler, haksız yere gözaltına alındıklarını ve bir açıklama ya da tercüman olmaksızın tutulduklarını, kelepçelendiğini ve anlamadıkları belgeleri imzalamaya zorlandıklarını ifade etti.
YASAL PROSES
Gözaltında kalan işçilerden biri, yasal olarak gözaltına alındığını ve ICE tesisinde yedi gün boyunca “aşağılayıcı yaşam koşullarına” maruz kaldığını iddia etti. İlgili talepler, el konulan eşyalar, kaybedilen iş ve psikolojik zararlar için tazminat talep ediyor. Avukat, her bir işçinin benzer iddialarda bulunduğunu belirtirken, talep edilen tazminat miktarını açıklamaktan kaçındı. Amaçlarının ABD hükümetinin büyük, haksız bir hatayı kabul etmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
HÜKÜMETİN TEPKİSİ
ABD İç Güvenlik Bakanlığı, ICE’ın “süregelen bir ceza soruşturması kapsamında yargı kararıyla arama emri uyguladığını” belirtti. Gözaltına alınanların, vize şartlarını ihlal ederek yasadışı çalıştıkları ifade edildi. Bazı işçilerin yasa dışı olarak ülkeye girdiği, bazılarının vize sürelerini aştığı ve bazılarının çalışma yasağı olan vize muafiyetleri bulunduğu kaydedildi.
İŞÇİLERİN DENeyimleri
Gözaltında kalan işçiler, gözaltı sürecinde yaşadıkları travmaları ve koşulları aktardı. Yetersiz yiyecek ve suyun yanı sıra aşırı kalabalık odalarda tutulduklarını bildirdiler. Göçmenlik memurlarının kendilerine sunmuş olduğu gönüllü ayrılma belgeleri hakkında yeterli açıklama yapılmadığı ve tercüman olmadan işlem yapıldığı iddiaları da öne çıktı.
YENİ DÖNEM
Baskının ardından birçok işçi, aynı vizelerle ABD’deki batarya tesislerinde çalışmaya geri döndü. Ancak, yeniden göçmenlik memurlarının baskınlarına maruz kalma korkusunu taşıdıklarını belirtiyorlar. Bazı işçiler, daha önce benzer işlerde sorun yaşamadan çalıştıkları B-1 iş ziyaretçi vizelerini kullanarak, eğitim ve kurulum yapmış olduklarını ifade etti.
YASAL SÜRECİN ETKİLERİ
Federal Tort Claims Act kapsamında yapılan başvurular, sadece federal davanın yolunu açmakla kalmayacak, aynı zamanda hükümeti, işçilerin neden gözaltına alındığı ve bu işlemlerin ne kadar doğru yapıldığı konusunda bilgi vermeye zorlayacak. Eğer İç Güvenlik Bakanlığı, taleplere altı ay içinde yanıt vermezse, işçiler davayı federal mahkemeye taşıyabilecek.
Güney Koreli işçilerin, yaşadıkları süreç ve hukuki adımlarla ilgili hissettikleri, adalet arayışları ve geleceğe dair kaygıları, ABD’deki göçmenlik uygulamalarının karmaşıklığını ve zorluğunu gözler önüne seriyor.