UZAYA GÖNDERİLECEK AYNALARIN TARİHİ
Bugün bile yeni bir kavram olarak görülen uzaya aynalar göndererek Güneş ışığını Dünya’ya yansıtma fikri çok uzun zamandır zihinlerde yer alıyor. 1923 yılında Alman bilim insanı Hermann Oberth, “Gezegen Boşluğuna Gönderilecek Roket” adlı eserinde bu fikri ileri sürmüştü. Oberth, kendi imkânlarıyla yayımladığı bu kitabı, Heidelberg Üniversitesi’ne sunduğu ve mantıksız bulularak geri çevrilen doktora tezine dayandırıyordu. Kitapta, bir roketin Dünya’nın yörüngesini nasıl terk edebileceği ana hatlarıyla matematiksel hesaplamalarla gösteriliyor.
AYNALI SİSTEMLERİN EŞSİZ FAYDALARI
Eserde, uzay yolculuklarının insan sağlığı üzerindeki olası etkileri, yörüngeye uydu göndermenin yöntemleri ve Güneş ışığını belirli noktalara yönlendirmek için yaratılabilecek içbükey aynalar sisteminin kurulumu ve işleyiş prensipleri detaylandırılıyor. Oberth, aynaları bir aydınlatma aracı olarak kullanmanın, 1912’deki Titanic kazası gibi trajedilerin önüne geçebileceğini veya bu tür felaketlerde hayatta kalanların kurtarılmasına yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Bunun yanı sıra, uzay aynalarıyla buzdağlarını eritmek, gemilerin rotalarını değiştirmek ve Dünya üzerindeki hava durumu örüntülerini etkilemek mümkün olabiliyor.