HIPERSONİK FÜZE YARIŞI DEVAM EDİYOR
Dünyada hipersonik füze yarışı hız kesmeden sürüyor. Sektörde özellikle Çin ve Rusya’nın yüksek manevra kabiliyetine sahip füzeleri dikkat çekiyor. Birçok ülke, hipersonik füze üretmek için gayret gösterirken, bu alandaki gelişmeler askeri dengeleri etkiliyor ve geleceğin savunma stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Avustralya ve ABD’nin iki yılda bir düzenlediği “Talisman Sabre” tatbikatının 11’incisi gerçekleştirildi. Tatbikat dahilinde ABD yapımı “Dark Eagle” (LRHW) hipersonik füzesinin Avustralya’ya konuşlandırılması, Çin’den tepki aldı.
SES HIZINDAN BEŞ KAT DAHA HIZLI SİLAHLAR
Hipersonik silahlar, ses hızının beş katından daha hızlı hareket edebilen ve saatte 6 bin 200 kilometreden fazla hızla uçabilen ileri düzey füze sistemleri olarak öne çıkıyor. Bu sistemler, balistik füzelerden farklı olarak atmosfer içinde manevra yapabiliyor, yön değiştirebiliyor ve hedefe yönelik farklı rotalar izleyebiliyor. Yüksek manevra kabiliyeti nedeniyle hipersonik füzeler, mevcut hava ve füze savunma sistemleri için zor bir hedef haline geliyor. Uzmanlar, hipersonik silahların gelişiminin küresel güvenlik dinamiklerini değiştireceğini düşünüyor. Ülkeler arasındaki hipersonik silah yarışı, stratejik caydırıcılık ve askeri üstünlük açısından kritik öneme sahip.
ÇİN DÜNYA LİDERİ OLDU
Hipersonik silahlar dünya için yeni değil fakat birçok ülkede geliştirilme süreci devam ediyor. Çin ve Rusya, yüksek manevra kabiliyetine sahip hipersonik füzeleriyle liderliği ele geçirirken, bu durum ABD ve diğer Batılı ülkeleri füze teknolojilerini geliştirmeye zorluyor. Çin, nükleer başlık sayısını artırarak dünyanın en hızlı büyüyen nükleer cephanesine sahip konumuna geldi. 2019’da, Pekin’de düzenlenen askeri geçit töreninde, Çin’in nükleer ve hipersonik füzeleri sergilendi. Füzeler arasında DF-17 modeli ön plana çıkıyor; 11 metre uzunluğundaki bu orta menzilli balistik füze, DF-ZF adlı hipersonik kayar aracı taşıyor ve mevcut füze savunma sistemlerini aşma becerisine sahip.
RUSYA YATIRIMLARINI ARTIRIYOR
Rusya, Avangard ve Kinjal sistemleriyle hipersonik silah kabiliyetiyle öne çıkıyor. Özellikle Avangard kıtalararası füzesinin düşman savunma sistemlerine yakalanmadığı ve hava savunma sistemlerini geçebileceği savunuluyor. Bu füze, hem nükleer hem de konvansiyonel başlık taşıyabiliyor. Kinjal hipersonik başlığına sahip füze, yüksek manevra kabiliyeti ile savunma sistemlerini aşma potansiyeline sahipken, hipersonik ekipmanlarla donatılmış Oreşnik isimli balistik füze de dikkat çekiyor.
ABD GERİDE KALMA ELEŞTİRİLERİYLE KARŞILAŞIYOR
Hipersonik silahlar konusunda Rusya ve Çin’in gerisinde kalan ABD, bu durumu aşmak için son yıllarda üç farklı programla kapasitelerini geliştirmeye çalışıyor. Bu programlar arasında “Dark Eagle” (LRHW), “ARRW” (AGM-183A) ve “HACM” (Hypersonic Attack Cruise Missile) hipersonik füzeleri yer alıyor. Dark Eagle’ın 2025 sonunda envantere girmesi planlanıyor. HACM, F-15E gibi avcı uçaklarına entegre edilecek.
KUZEY KORE VE HİNDİSTAN DA YARIŞTA
Kuzey Kore de hipersonik füze çalışmalarında yer almakta. 2021’de ilk testleri yapılan Hwasong-8, atmosfer içinde manevra yapma yeteneği sayesinde tespit edilmesi zor bir hedef haline geliyor. Hindistan ise hipersonik füze teknolojilerinde önemli bir aktör olarak öne çıkıyor. ET-LDHCM, LRAShM ve BrahMos-II gibi projelerle bu alanda gelişim sağlamakta.
AVRUPA HİPERSONİK TEKNOLOJİLERİN GERİSİNDE
Avrupa, hipersonik silah teknolojileri konusunda önemli adımlar atmayı hedefliyor. Ancak mevcut projelerin çoğu hâlâ geliştirme aşamasında, bu da hipersonik silahların kullanıma geçişinin yıllar alabileceğini gösteriyor.
TÜRKİYE YARIŞTA YERİNİ ALDI
Türkiye’nin ilk hipersonik füzesi TAYFUN BLOK-4, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda tanıtıldı. Roketsan tarafından üretilen bu füze, gelişmiş özellikleri ile Türkiye’nin hipersonik silah yarışındaki iddiasını ortaya koyuyor.