Yıllardır fast food’un tuzaklarından kaçınan Collins, genç görünümünü dengeli beslenmeye bağlıyor. Efsanevi oyuncu, avokado yemenin faydalarına inanıyor ve beslenmesini C Vitamini, E Vitamini ve Omega ile destekliyor. Kendisini yemekten mahrum etmediğini ve genellikle tabağındakilerin sadece yarısını bitirdiğini belirterek ılımlılığın önemini vurguluyor.
Kendisi de hevesli bir sosyal medya kullanıcısı olan Joan Collins, daha önce “Önemli olan yaşınız değil, nasıl göründüğünüz, hissettiğiniz ve davrandığınızdır” demişti. Disiplinli yaşam tarzıyla tanınan oyuncu, 20 yaşından beri doğrudan güneş ışığından kaçındığını ortaya koyuyor. Güneş kremi sürmeden asla dışarı çıkmaz, genellikle cildini güneşten korumak için büyük şapkalar tercih eder. Güneşten korunmaya yönelik bu dikkatli yaklaşım, rutiniyle birleştiğinde, gururla tanımladığı gibi “çarşaf kadar beyaz bir yüzle” uyanmasına neden oldu.
Cilt bakımı konusunda Joan Collins titizdir. Makyajını çıkarmadan ve gece kremi sürmeden asla yatağa gitmez, üstelik aşırı pahalı ürünler kullanmadan. Dün geceki tören ve kırmızı halı toplantıları gibi özel etkinlikler için efsanevi aktris, şişkinliği azaltmak ve gözlerini tazelemek için bir kase buz, pamuk ve beş dakikalık hızlı bir uygulama içeren gizli bir tekniğe sahip.
Joan Collins, sağlıklı bir yaşam tarzı ve cilt bakımı rejimine olan bağlılığıyla, Hollywood’da yaşlanmayan güzelliğin bir simgesi olarak duruyor. Hayranlar onun gençlik ışıltısına hayran kalmaya devam ederken, efsanevi aktris güzelliğin ve zarafetin zamana direnebileceğini kanıtlıyor.